ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 14/11/2013 NUMARASI : 2012/491-2013/713 Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı Gıyasettin tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi nin raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü; -KARAR- Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Davacı, 608 ada 14 parsel sayılı taşınmazda ... Evleri Sitesinin yapımı için davalıların ortağı olduğu ... Yapı Ltd....
tüm müşterek maliklerin hak sahibi oldukları gözetildiğinde, sözleşme borcunun yerine getirmeyen projeye uygun inşaat yapmayan ve iskan raporunu almayan yüklenicinin kusurlu ve temerrüte düştüğünün kabul edildiği, taraflar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin halen ayakta olduğu, sözleşme ayakta olduğu müddetçe yüklenicinin taşınmazı imar ve projesine uygun hale getirme imkanı bulunduğu, sözleşme fesih edilmedikçe tapu payının iptali istenemeyeceği ve yükleniciye avans olarak verilen tapu payının iptalinin bu aşamada değerlendirilmeyeceği, yine İlk Derece Mahkemesinin gerekçesindeki gibi davalı ...'...
Davacı, maliki olduğu 1376 parsel sayılı taşınmazın satışı konusunda yurt dışına gitmeden önce 24.07.2013 tarihli vekaletname ile davalı kızı ...’i yetkili kıldığını, taşınmazın adı geçen davalı tarafından 17.09.2013 tarihli satış işlemiyle hileli ve muvazaalı olarak, vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle davalı ...’a devredildiğini, satış işleminin bilgisi dışında ve onayı alınmaksızın gerçekleştirilip satış bedeli de ödenmediğini, ailece görüşüp aynı mahallede ikamet eden davalıların el ve işbirliği içinde hareket ettiklerini ileri sürerek 1376 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, olmadığı taktirde bedelin ticari faiziyle birlikte davalı ...’den tahsilini istemiştir....
sürenin iş günü olarak hesaplanması gerektiği, buna göre inşaat ruhsat tarihi olan 22.12.1999 ile 28.12.1999 tarihlerine 30 ay işgünü eklendiğinde teslimin en geç 30.12.2002 tarihinde yapılması gerekirken, teslimin bağlı olduğu iskan izninin bu teslim tarihinden önce 22.10.2002 ve 18.12.2002 tarihlerinde alındığı, bu nedenle bu tarihlerin teslim tarihi olarak kabulü gerektiği ve davacı tarafından dairelerin daha geç teslim edildiği ispatlanamadığından gecikme tazminatına ilişkin davanın reddine, birleşen davada ise, kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yapılan inşaatın tamamlandığı ve bağımsız bölümlerin teslim edildiği, davacı şirkete inşaat sözleşmesinin başında teminat olarak verdiği 27.000 USD’nin iadesinin gerektiği belirtilerek itirazın iptali ile alacak likit olmadığından % 40 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir....
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptal-tescil ve tazminat isteğine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı ... Borçlar Kanunu'nun 504/1 inci ve 506 ncı maddeleri, 4721 sayılı ... Medeni Kanunu'nun 2, 3 ve 6 ıncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 190 ıncı maddesi 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Somut olayda, dava konusu ... ili ... ilçesi ... mahallesi 3654 parsel üzerinde bulunan 2/640 arsa paylı 2.kat 84 no'lu taşınmazın tamamı davacı adına kayıtlı iken davacıya vekâleten davalı ... tarafından 48.000,00 TL bedelle 09.10.2012 tarihinde kardeşi olan diğer davalı ...'e satılarak devredildiği anlaşılmıştır. 3....
Noterliğinin 03.05.2002 tarih 6874 yevmiye numaralı kat karşılığı arsa satım ve inşaat yapım sözleşmesi ile mülkiyeti davalı kooperatife ait bulunan, 43233 ada 6 parsel sayılı taşınmaz üzerine 2 blok ve 76 daireden oluşan site inşaatının yapımı işinin davalı müteahhitçe üstlenildiğini, davalı müteahhit firmanın kendisine ait olacak taşınmazlardan B Blok 35 numaralı bağımsız bölümü müvekkiline sattığını, bedelinin tamamen ödendiğini belirterek taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkilleri adına kayıt ve tescilini olmazsa rayiç bedelinin davalı şirketten tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı kooperatif vekili, sözleşme uyarınca borcun kooperatif tarafından ifa edilebilmesi için öncelikle davalı firmanın eser yapma borcunu tam olarak ifa etmesi gerektiğini, satım sözleşmesinin davacı ile diğer davalı ... İnş. arasında akdedildiğini, satım sözleşmesinin müvekkili açısından bağlayıcılığı bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... İnşaat Tur. San. Tic. Ltd....
Bu durumda mahkemece, davalı ... lehine, davanın reddine karar verilen tutar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. 3) Davalı kooperatif vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Yukarıda özetlendiği üzere, davacının davalı arsa sahibinin sözleşmeden kaynaklanan tüm hak ve alacaklarına halef olduğunun kabulü gerekmektedir. Bu doğrultuda arsa malikinin yükleniciden kat ve cephe farkı talep etme hakkı bulunması halinde, davacının da bu hakka sahip olduğu tartışmasızdır. 03.07.2001 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 2. maddesinde " Arsa sahibi arsada yapılacak olan dairelerin 8 tanesine istediği blok ve istediği katta şerefiye farkı (kat farkı) vermemek kaydıyla sahiptir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut olayda, davacının dairesini satın aldığı 2005 yılının 7. ayında yapılan kur'aya katılarak dava konusu daireyi çektiği anlaşılmaktadır....
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshi ile tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Yapı kayıt belgesi imara aykırı yapının kullanılmasına ilişkin olup, yapıyı imara uygun hale getirmemektedir. İmar Kanunu‘nun geçici 16. maddenin 10.bendinde belirtildiği üzere, yapı kayıt belgesi, yapının yeniden yapılmasına veya kentsel dönüşümüne kadar geçerlidir. Düzenlemenin amacı da, yapının yeniden yapılmasına kadar kullanımına idare tarafından imkân sağlanmasından ibarettir. Aksi takdirde, imara aykırı bir yapı yapmış olan yüklenicinin, yapı kayıt belgesi alındığını ileri sürerek, ediminin ifasını yapının tekrar yapılmasına kadar ertelemiş olur ki, bu durum başlı başına edimin ifa edilmediğini gösterir. Edimin ifasının, yapının tekrar yapılmasına kadar beklenmesini talep etmek de kabul edilemez bir durum olup, hakkın kötüye kullanılması niteliğindedir....
a mülkiyetini geçirecek olan temeldeki kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmelerinin İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı ile iptal edildiği, davalı ... ve ...'ın mülkiyet iddiasında bulunamayacaklarını, taşınmaz hakkında satış vaadi sözleşmesi de yapamayacaklarını, bu nedenle hem birbirleri arasında yaptıkları hem de davacı ile yaptıkları satış vaadi sözleşmesinin mülkiyeti geçirme borcuna yönelik işlem temelinin çöktüğü belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İstanbul 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/12 Esas sayılı dosyasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde açılmış olduğunu ve eldeki davada dinlenemeyeceğini belirterek, usul ve yasaya aykırı verilen kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1....
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması sebebiyle alacak istemine ilişkindir. Vekalet sözleşmesinin en önemli unsurları arasında; vekilin talimata uygun hareket etme borcu, özen borcu ve hesap verme borcu gelmektedir. Vekalet sözleşmesinde vekilin hesap verme borcu vekalet sözleşmesinin kurulmasıyla birlikte doğup; işin vekil tarafından yürütülmesi sırasında ve sona ermesinde de devam etmektedir. BK.nun 392.maddesi hükmü gereğince vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği herşeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur....


