WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL - TAZMİNAT Taraflar arasında görülen davada; Davacı, paydaşı olduğu kök 550 parsel sayılı taşınmazda kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapılması için dava dışı kardeşi ...’i vekil tayin ettiğini, ancak vekilin rızası hilafına taksim yapmak istediğini fark edince azlettiğini, bilahare taşınmazın ifrazı için yeniden adı geçeni vekil tayin ettiğini, vekaletnamede rızai taksim yapma yetkisi bulunmadığı halde vekalet görevinin kötüye kullanılması suretiyle mülkiyet hakkını ortadan kaldıracak şekilde rızai taksim yapıldığını, taksim sonucu oluşan 1159 ve 1160 parsellerde mülkiyet hakkının yok edildiğini, 1161 parsel sayılı taşınmazda ise 1/3 pay maliki haline getirildiğini ileri sürerek ifrazen oluşan ve davalı adına kayıtlı olan dava konusu 1159 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının tashihi ile payı oranında adına tescilini, olmadığı taktirde TMK 1007. maddesi uyarınca yolsuz tescil nedeniyle sorumluluğu...

Davacı, davalı tarafça vekalet görevi kötüye kullanılarak sözleşmede kararlaştırılan bağımsız bölümlerden daha değersiz olan bağımsız bölümün davacı adına tescil edildiğini iddia etmiş olup mahkemece, davacıya sözleşme gereği verilmesi gereken payların değeri ile adına tescil edilen bağımsız bölüm değeri karşılaştırılıp davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası yönünde uyuşmazlığın esası incelenerek sonucuna göre tazminat ve kira tazminatı istemleri yönünden bir karar verilmesi gerekirken, sadece yüzölçümlerinin karşılaştırılması suretiyle eksik inceleme ve yanılgılı gerekçeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır. 2-Bozma nedenine göre, davacı vekilinin esasa ilişkin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir....

- K A R A R - Asıl ve birleşen davalar kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, asıl davada davacı vekili, müvekkilinin maliki olduğu arsa için davalı kooperatif ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, davalı kooperatifin arsanın işlemlerinin yapılması için verilen takas yetkisi içeren vekaletname ile 100 m² bir kooperatif yönetim binasından 1/100 hisse davacıya vererek trampa edilmiş gibi göstererek arsasının devredildiğini, akabinde yine trampa edilen şahıstan arsanın kooperatif adına geçirildiğini ve burdan da kooperatifin 28/03/2012 tarihinde trampa yolu ile ...'a satış yapılarak müvekkilinin dolandırıldığını, davacıya ait arsanın hiçbir inşaat yapılmadan alınan vekaletin kötüye kullanılması yolu ile gerek kooperatife gerekse yönetimindeki şahıslara menfaat sağlandığını belirterek arsanın tapu iptali ile kendisi adına tescilini talep ve dava etmiştir. Birleşen Kayseri 7....

Hukuk Dairesinin 12/04/2022 tarihli ve 2021/1604 Esas, 2022/655 Karar sayılı kararıyla, davacının, üyesi olduğu kooperatif tarafından yapılan inşaat sözleşmesi nedeniyle yüklenici olan davalı şirkete isabet eden dava konusu taşınmazın devri için vekaletname verdiği, taşınmazın devrinde vekalet görevinin kötüye kullanılmasından söz edilemeyeceği ancak dava tarihi itibarıyla lehine ipotek kaydı bulunmayan davalı banka yönünden davanın husumet nedeniyle reddine karar verilerek, lehine maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi uyarınca davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına, davalılardan Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. aleyhine açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı Banka lehine 4.080,00 TL maktu vekalet ücretine hükmedilmesine, diğer davalılar ... ve ... Yapı Ltd. Şti. aleyhine açılan davanın esastan reddine, davalılar ... ve ......

Davacı-karşı davalılar, mirasbırakan babaları ...’nun davalı oğlu ...’a verdiği vekaletname ile paydaşı olduğu ... parsel sayılı taşınmazı için kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptığını, bu sözleşme ile mirasbırakana isabet eden 2 ve 5 nolu bağımsız bölümlerin vekil ... tarafından davalı kızı Yasemin’e satış suretiyle devredildiğini, işlemlerin muvazaalı olarak ve vekalet görevi kötüye kullanılarak yapıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkise karar verilmesini istemişler, karşı davanın reddini savunmuşlardır....

Mahkemece, davalı arsa maliki ile dava dışı yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin; davacı ile davalı arasındaki temlik sözleşmesinin geçerli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, arsa sahibi ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alan davacının tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davacı, dava dışı yüklenici ... ile davalı arsa maliki arasında 17.09.2004 günü düzenlenen adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılan çekişme konusu taşınmazı 20.02.2010 günlü adi yazılı temlik sözleşmesiyle temlik aldığından adına tescilini istemiştir. Arsa maliki ile yüklenici arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereği taşınmaz dava dışı yükleniciye bırakılmıştır....

nın davaya olur vermediğini, bu hususun usule aykırı olduğunu, Mahkemece vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ifade edilmiş ise de gerekçe oluşturulamadığını, diğer yandan hükmedilen 65.000,00TL'nin mirasçılar arasında eşit olarak paylaştırılması gerekirken "davacılara ödenmesine" şeklinde hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, vekâlet görevinin kötüye kullanılması hukuki nedenine dayalı tapu iptali-tescil ve tazminat isteklerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 504, 505 ve 506 ncı maddeleri. 6100 sayılı HMK’nın 297/2 nci maddesi. 3. Değerlendirme Hemen belirtilmelidir ki, davacı ...'ın yargılama sırasında öldüğü, dava dışı mirasçısı ...'nın davaya karşı çıkması üzerine mirasbırakanın terekesine ...'...

Katılanın yurt dışında yaşadığı, maliki olduğu Karşıyaka Şemikler Mahallesinde bulunan arsa vasfındaki taşınmazıyla ilgili kat karşılığı inşaat sözleşmesinin tanzim edilmesi ve hukuki işlemlerle ilgilenmesi için akrabası olan sanığa vekaletname verdiği, sanığın bu vekaletname uyarınca diğer arsa malikleri ve yüklenici şirket temsilcisi ile birlikte Karşıyaka 4....

Şti. ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereği işlerin takibi için şirket yetkilisi ... ve ...’ü vekil tayin ettiğini, bağış yetkisi olmadığı halde vekil ...’ün 60412 ada 1 parsel sayılı taşınmazlardaki paylarını diğer davalı ... Mahalle Belediye Başkanlığı’na bağış suretiyle temlik ettiğini, vekalet görevinin kötüye kullanıldığını, yetki aşılarak yapılan temlik sonucu oluşan tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek öncelikle taşınmazın toplam bedelinden, şimdilik 20.000,00 TL’nin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, olmadığı takdirde tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı ......

Hukuk Dairesi 10.10.2017 tarihli kararı ile davalı tarafın istinaf başvurusunu kabul ederek hükmü vekalet ücreti yönünden düzeltmiş, 18.10.2017 tarihli ek kararı ile de, davacıların istinaf başvurusunu 6100 sayılı HMK’nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan redddine ilişkin kararın davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece; “Dava dilekçesi içeriğinden, iddianın ileriye sürülüş biçiminden ve özellikle davacılar vekilinin öninceleme duruşmasındaki beyanları ile mahkemenin saptadığı uyuşmazlık noktalarından; eldeki davanın vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı olduğu anlaşılmaktadır...Hal böyle olunca, eldeki davada vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayanıldığı gözetilerek bu neden üzerinde durulması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken hukuki nitelemede hataya düşülerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda vekalet...

UYAP Entegrasyonu