Asliye Hukuk Mahkemesinin 1983/543 Esas sayılı kararı ile idare lehine tescil kararı verildiğini, kesinleşen tescil kararı üzerine dava konusu taşınmazın mülkiyetinin 28.09.1992 tarihli ve 8240 yevmiye numarası ile mülga Arsa Ofisi Genel Müdürlüğü adına tescil edildiğini, 30 günlük hak düşürücü süre içinde açılmaması sebebi ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, aynı bölgede bulunan aynı kamulaştırma kararına göre işlem tesis edilen idare aleyhine açılmış bulunan davada ilanen tebligatın geçerli olduğundan bahisle davanın reddine dair verilen kararın Yargıtay tarafından onandığını, süresi içinde bedel artırma davası açmak yerine kamulaştırma tarihinden yaklaşık 35 yıl geçtikten sonra açılan iş bu kamulaştırmasız el atma davasının reddine karar verilmesi gerektiğini beyan etmiş olmakla, dava konusu taşınmazın usulüne uygun olarak kamulaştırılmış olması nedeniyle kamulaştırmasız el atma davası açılamayacağından davanın reddine ve davanın bedel artırma davası olarak kabul edilmesi...
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan kamulaştırmasız el atma davalarından farklı olarak; 3194 sayılı Kanun kapsamında açılan davalar olduğundan hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibarıyla talep edilen miktar için dava tarihinden, miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir....
Asliye Hukuk Mahkemesi Asıl dava taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili istemi, karşı dava ise kamulaştırmasız el atılan taşınmazların bedelinin tahsili ve ecrimisil istemine ilişkin olup yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat talebine ilişkin karşı dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin ise kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur....
CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazlara idare tarafından el atılmadığını, el atma kabul edilirse idare adına tescil kararı verilmesi gerektiğini, tazminat ve ecrimisil isteminin reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl ve birleştirilen davaların kabulüne ve el atma tazminatı ve ecrimisil bedelinin tespiti ile davalı idareden tahsil edilerek davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan kamulaştırmasız el atma davalarından farklı olarak; 3194 sayılı Kanun kapsamında açılan davalar olduğundan hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibarıyla talep edilen miktar için dava tarihinden, miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir....
Asliye Hukuk Hakimliği’nin 1970/755 Esas-1972-675 Karar sayılı tezyidi bedel dosyası getirtilip, taşınmazın kamulaştırma planı ve istimlak haritası zemine uygulanıp bu dosyaya konu yer ile dava konusu 30 parsel sayılı taşınmazın aynı yere ilişkin olup olmadığı kesin olarak tespit edildikten sonra; aynı yere ilişkin değil ise dava konusu taşınmazın tamamı yönünden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat bedelinin hesaplanması, aynı yere ilişkin ise hakkında tezyidi bedel davası bulunan 2780m²’lik kısmın davacılar murisi ...’nin payı oranında usulüne uygun olarak kamulaştırıldığının kabulü ile bu kısım yönünden davanın reddine ve bakiye 1220 m²’lik kısım yönünden ise el atıldığının kabulü ile işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi; Taşınmaz bedelinin ödenmesi gerektiğinin tespiti durumunda uzlaşma başvurusunun 614315 sayı ile davalı idarede kayıtlı olduğuna dair temyiz itirazı da dikkate alınarak davacının...
Sonuç olarak, hukuki el atma nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklanan davalar, öncelikle imar kanununun uygulanmasından doğan idari işlemlerin iptali istemiyle idari yargıda açılan iptal davaları, akabinde bedele ilişkin Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan bedel tespiti ve tescil davalarından oluşmaktadır. Açılan bütün davaların ortak özelliği, mülkiyetin bedele dönüştürülmesi suretiyle, kısıtlılığın giderilmesi ve taşınmaz bedelinden oluşan zararın ödenmesi istemlerine ilişkin olmasıdır....
Sonuç olarak, hukuki el atma nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklanan davalar, öncelikle imar kanununun uygulanmasından doğan idari işlemlerin iptali istemiyle idari yargıda açılan iptal davaları, akabinde bedele ilişkin Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan bedel tespiti ve tescil davalarından oluşmaktadır. Açılan bütün davaların ortak özelliği, mülkiyetin bedele dönüştürülmesi suretiyle, kısıtlılığın giderilmesi ve taşınmaz bedelinden oluşan zararın ödenmesi istemlerine ilişkin olmasıdır....
Sonuç olarak, hukuki el atma nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklanan davalar, öncelikle imar kanununun uygulanmasından doğan idari işlemlerin iptali istemiyle idari yargıda açılan iptal davaları, akabinde bedele ilişkin Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan bedel tespiti ve tescil davalarından oluşmaktadır. Açılan bütün davaların ortak özelliği, mülkiyetin bedele dönüştürülmesi suretiyle, kısıtlılığın giderilmesi ve taşınmaz bedelinden oluşan zararın ödenmesi istemlerine ilişkin olmasıdır....
Sonuç olarak, hukuki el atma nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklanan davalar, öncelikle imar kanununun uygulanmasından doğan idari işlemlerin iptali istemiyle idari yargıda açılan iptal davaları, akabinde bedele ilişkin Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan bedel tespiti ve tescil davalarından oluşmaktadır. Açılan bütün davaların ortak özelliği, mülkiyetin bedele dönüştürülmesi suretiyle, kısıtlılığın giderilmesi ve taşınmaz bedelinden oluşan zararın ödenmesi istemlerine ilişkin olmasıdır....


