Sonuç olarak, hukuki el atma nedeniyle mülkiyet hakkından kaynaklanan davalar, öncelikle imar kanununun uygulanmasından doğan idari işlemlerin iptali istemiyle idari yargıda açılan iptal davaları, akabinde bedele ilişkin Asliye Hukuk Mahkemelerinde açılan bedel tespiti ve tescil davalarından oluşmaktadır. Açılan bütün davaların ortak özelliği, mülkiyetin bedele dönüştürülmesi suretiyle, kısıtlılığın giderilmesi ve taşınmaz bedelinden oluşan zararın ödenmesi istemlerine ilişkin olmasıdır....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İncesu Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 01/08/2013 NUMARASI : 2011/113-2013/153 Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atma nedenine dayalı olarak taşınmaz bedelinin faiz ve masraflarla birlikte davalı taraftan tahsili, birleşen dosya dava dilekçesinde ise Kamulaştırma Yasasının 4650 sayılı Yasayla değişik hükümlerine dayalı olarak, kamulaştırma bedelinin tespiti ve taşınmaz malın idare adına tescili istenilmiştir. Mahkemece davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince ve davacı-birleşen dosya davalısı M.. D.. tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz istemlerinin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasal gerektirici nedenlere ve özellikle kanıtların takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre sair temyiz itirazları yerinde değildir....
adına ise müvekkile isabet eden pay mevcut olduğunu, taşınmazın kamulaştırma yapıldığına dair tarafına herhangi bir tebligat yapılmadığı gibi bedel de ödenmediğini, tazminat bedelinden hâli hazırda kullanan idarenin sorumlu olduğunu, kamulaştırmasız el atma bedelinin tespiti ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 472.329,40 TL el atma bedelinin el atan davalıdan tahsili ile davalar arasında hukukî ve fiili bağlantı olduğunu, bu nedenle davanın Büyükçekmece 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde derdest olan 2017/532 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ......
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2018/34 Esas sayılı dosyası ile kamulaştırma davası açıldığını ve yine bedelin depo edilememesi üzerine davanın reddedildiğinden bahisle işbu kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminat davasını ikame ettiklerini, davanın kabulü ile taşınmaz bedelinin kamu yararı kararı verildiği tarihten itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ettiği görüldü. II. CEVAP Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; idaremiz tarafından dava konusu taşınmazın bedelinin tespiti ve idaremiz adına tescili için 2018/34 Esas numarasıyla dava açıldığını, kamulaştırma bedeli yatırılamadığından davanın reddedildiğini; ancak söz konusu karar henüz kesinleşmemiş olup kamulaştırma davası kesinleşinceye kadar bekletici mesele yapılması gerektiğini, idarece dava konusu taşınmaza el atılmadığını, kabul kararı verilmesi durumunda dava konusu taşınmazın idare adına tescil edilmesini talep etmiştir. III....
Temyiz Sebepleri Birleştirilen davada davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; el atma davası açıldıktan sonra kamulaştırmaya ilişkin sürecin işletilerek bedel tespit ve tescil davası açılmasının idarenin kötüniyetini ortaya koyduğunu, dava konusu taşınmazın baraj gölünün 1.dereceden mutlak koruma alanında kaldığını, bu nedenle taşınmazın hiçbir yerinden hiçbir şekilde istifade edemediklerini, tamamının kamulaştırılması gerektiğini, değer azalışı hesaplanması halinde ise en az %50 oranında uygulanması gerektiğini, dava konusu taşınmaz için belirlenen bedelin düşük olduğunu, taşınmazın konumu itibarıyla kıymetli bir bölgede yer aldığını, el atma davası yerine daha sonradan açılan bedel tespit ve tescil davasının öncelikli olarak değerlendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu, dava tarihinden sonra Anayasa Mahkemesinin 01.08.2023 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 2022/83 Esas, 2223/69 Karar sayılı kararı ile yasal faiz işletilmesi nedeniyle enflasyon karşısında oluşan değer kaybının giderilmesi...
Kamulaştırmasız el atma kavramı ilk olarak 16/05/1956 tarih ve 1/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ile fiili el atma olarak ele alınmış, başka deyişle fiili el atmadan ibaret görülmüş, hukuki el atma bu kapsamda değerlendirilmemiştir. Anılan kararda kamulaştırma işlemi olmaksızın taşınmazına el konulan malikin idareye karşı el atmanın önlenmesi ya da taşınmaz bedelinin tahsili istemiyle dava açabileceği karara bağlanmış, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 11/02/1959 tarih ve E:1958/17, K:1959/15 sayılı kararında ise, Kamulaştırma Kanununa aykırı olarak kişinin malının elinden alınmış olması halinde açılacak davanın, Medeni Kanun hükümlerine giren mülkiyete tecavüzün önlenmesi veya haksız fiil neticesinde meydana gelen zararın tazmini davası olduğu ve söz konusu davaların adli yargının görev alanı içinde olduğuna karar verilmiştir....
Asıl dosyada davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu edilen taşınmaz ile ilgili olarak davalı idare tarafından kamulaştırma kararı alındığını, buna yönelik olarak bedel tespiti ve tescil davası açıldığını, davanın bedel tespiti ve tescil davası ile birleştirilmesi gerektiğini savunmuştur. 2.Birleştirilen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz bedelinin düşük belirlendiğini, gerçek değerinin tespit edilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada kamulaştırmasız el atma nedeni ile tazminat talebi konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kabulüne, birleştirilen davanın ise yeniden hüküm tesisine yer olmadığına karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
Kamulaştırmasız el atma nedeniyle açılan tam yargı davaları, adli yargıdaki fiili el atma nedeniyle açılan kamulaştırmasız el atma davalarından farklı olarak; 3194 sayılı Kanun kapsamında açılan davalar olduğundan hükmedilecek faizin; dava açma tarihi itibarıyla talep edilen miktar için dava tarihinden, miktar artırım (ıslah) dilekçesiyle artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren hesaplanması gerekmektedir....
Nitekim hukuki el atma nedeniyle idari yargıda açılan davanın reddi durumunda, taşınmaz mülkiyetinde herhangi bir kısıtlılığın bulunmadığı yargı kararı ile tespit edildiğinden adli yargı yerinde görülen bedel tespiti davasında tazminata hükmedilmesi yolunda verilecek kararın dayanaksız kalacağı ortadadır. İdari yargıda kamulaştırma(ma) kararına karşı açılacak davanın, öncelikle görülmesi ve bedel tespiti ve tescili davası yönünden de bekletici mesele yapılmasının sebebi de budur....
El Koyma kararından sonra taşınmaz mal 20 nci madde uyarınca boşaltılır." hükmü gereğince acele el koyma kararı üzerine taşınmazın başkasına devir, ferağ ve temlikinin yapılamayacağına ya da acele el koyma kararı bulunduğuna dair tapu kütüğüne şerh verilmesi halinde fiili el atma olmasa da dahi tapu malikinin veya muhdesat sahibinin tasarruf yetkisinin kısıtlanması ve idarece 20 nci madde uyarınca taşınmaz mal boşaltılabileceğinden kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminata hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 4. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI....


