Genel Müdürlüğü tarafında 5680,00 metrekarelik enerji nakil hattı nedeniyle kamulaştırma yapıldığı, taşınmazın o tarihteki maliki ... 22.12.1964 tarihinde 5680,00 metrekarelik irtifak hakkı karşılığı olan 170,40 TL bedeli alması karşılığı tapuya ...- TEK lehine irtifak hakkı şerhi konulduğu, 1993 yılında davalı idarece bahse konu enerji nakil hattının varyant nedeniyle iptaline karar verildiği, hattın dava konusu taşınmazdan kaldırıldığı, 1998 yılında ......
Danıştay Onüçüncü ve Altıncı Daireleri Müşterek Kurulu'nun 03/03/2021 tarihli ara kararıyla, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 22. maddesinin 3. fıkrasının (Bu madde hükümleri, kamulaştırmanın kesinleşmesi tarihinden itibaren beş yıl geçmiş olması hâlinde uygulanmaz.) Anayasa'nın 2. ve 35. maddelerine aykırı olduğu kanısına ulaşılması nedeniyle anılan kuralın iptali için Anayasa Mahkemesi'ne başvurulmasına karar verilmiştir. İLGİLİ MEVZUAT: 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun uyuşmazlığa konu taşınmazın kamulaştırıldığı tarih itibarıyla “Tarafların anlaşmasıyla vazgeçme ve devir” başlıklı 22. maddesinde, "Kamulaştırmanın ve bedelinin kesinleşmesinden sonra taşınmaz malların kamulaştırma amacına veya kamu yararına yönelik herhangi bir ihtiyaca tahsisi lüzumu kalmaması hâlinde, keyfiyet idarece mal sahibi veya mirasçılarına 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre duyurulur....
Kamulaştırma kararı idari yönden kesinleştiği gibi, açılan bedel artırım davası da kesinleştiğinden, davalının her zaman ödenmeyen çekişmesiz bedel ile arttırılan bedelin tahsili için yasal yollara başvurma hakkı olduğu, bu nedenle de ihtiyacı kalmayan taşınmazı iade etmekte davacı idarenin hukuki yararı bulunduğu gözetilerek ve davanın davalı tarafça kabul edildiği de nazara alınarak işin esasına girilip, esastan hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi, Doğru görülmemiştir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir....
İdari Dava Dairesinin 2019/1113 Esas, 2020/391 Karar sayılı ilamı ile kesinleştiğini, Kamulaştırma kararı ve dayanağının hukuka aykırı olduğu gerekçesiyle iptal kararı verildiğinden davanın reddine karar verilmesi ve davalıya ödenen kamulaştırma bedelinin davacıya iadesi gerektiğinden taraf vekillerinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin üç numaralı alt bendi gereğince davanın reddine dair yeniden esas hakkında hüküm kurulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B....
vazgeçmesi” olarak tanımlanan "davadan feragat" niteliğindeki bir vazgeçme olmadığı, kanundan kaynaklanan ve davalının rıza ve muvafakatının da aranmadığı kendine özgü (davanın geri alınması niteliğinde) bir vazgeçme olduğu gözetilerek, "davacı Hazinenin 6292 sayılı Kanun uyarınca davasından vazgeçmiş sayılmasına" karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, Yargıtay duruşmasının yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca 3.815,00 TL avukatlık ücretinin davacı Hazineden alınarak Yargıtay duruşmasında avukat marifetiyle temsil olunan davalı ...’a verilmesine, taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine 14.12.2021 tarihinde oy birliğiyle karar...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/110 E. sayılı dosyası ile açılan bir başka dava daha bulunduğunu, derdest olup gelecek duruşmasının 17.09.2020 tarihine bırakıldığını, bu dava ile müvekkile çıplak mülkiyet sahibi sıfatı ile ödenmiş olan kamulaştırma bedelinin iadesi talep edildiğinden hukuki dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın talebinin zamanaşımına uğramış olduğunu, Yargıtay ilamı gereğince de müvekkil çıplak mülkiyet hakkı sahibi olarak yalnızca kamulaştırma bedelini almış olduğundan esasen konusuz kalmış olan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. C....
Davacı idare tarafından 21.05.2018 tarihli banka dekontu ile 51.715,62 TL bedel depo edilmesine rağmen hüküm kısmında fazla depo edilen bedelin iadesi hakkında hüküm kurulmaması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir. VI....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arazi niteliğindeki taşınmaza yöre koşullarına uygun münavebe ürünleri seçilmek suretiyle net gelir yöntemine göre değer biçilmesinin yerinde olduğunu, ancak davacı idarenin harçtan muaf olduğunun gözetilmemesi nedeniyle ve davacı idarece fazla yatırılan bedelin iadesi hakkında İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilmesi sureti ile davanın kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme Uyuşmazlık, temel olarak davacı idare ile davalı tapu maliki arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti istemine ilişkindir. 2....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece verilen ilk hükmün davacı idare tarafından istinaf edildiği, toplam kamulaştırma bedelinin 51.094,45 TL tespit edildiği, davalı tarafın ilk kararı istinaf etmediği sadece davacı istinafı bulunduğu, davalının davacının yapmış olduğu istinafa cevap dilekçesi vermesinin davalı yönünden herhangi bir usuli kazanılmış hak oluşturmadığı, iade kararından sonra toplam kamulaştırma bedeli olarak heyetten ek rapor alındığı ve 49.667,12 TL bulunmasına rağmen ilk bulunan miktardan düşük olduğundan ve davalı lehine yanlış yorum yapılarak usuli kazanılmış haktan bahsedilerek 51.094,45 TL toplam kamulaştırma bedeline karar verilmesinin uygun olmadığı, bu nedenle toplam irtifak kamulaştırması ve mülkiyet kamulaştırma bedelinin 49.667,12 TL üzerinden belirlenmesi gerektiği, ayrıca fazla yatırılan kamulaştırma bedelinin davacıya iadesi gerektiği gözetilerek tarafların istinaf başvurusunun esastan reddi ile...
Mahallesi 103 ada 124 parsel taşınmazın maliki olduğunu, davalı idare tarafından kamulaştırma kararı verildiğini, tarafların uzlaşamaması üzerine kamulaştırma bedel tespit ve tescili davasının açıldığını, dosyanın karara çıktığını ve kesinleştiğini; ancak dava tarihi ile ödeme tarihi arasında 7 yıl olduğunu, ödenen faiz miktarının çok yetersiz bulunduğunu, dava konusu taşınmazın emsali olan taşınmazların değerinin çok arttığını, müvekkilinin munzam zararının oluştuğunu ileri sürerek şimdilik 100.000,00 TL munzam zarar tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II....


