, tazminat ve dava hakkının kullanılacağına ilişkin bildirimin dava dışı sigortalı tarafından 04/05/2018 tarihinde diğer davalı ....
, tazminat ve dava hakkının kullanılacağına ilişkin bildirimin dava dışı sigortalı tarafından 04/05/2018 tarihinde diğer davalı ....
Bu durumda terör olaylarında, sosyal riske dayalı olarak incelenen dosyalarda, tazminat hesabının hizmet kusuru hukuki gerekçesinin hesaplama yöntemiyle karşılanması hali ortaya çıkmaktadır. Sosyal risk ilkesinin idarenin herhangi bir kusuru bulunmayan, davacınında toplumun bir ferdi olarak zararlarının karşılandığı dosyalarda uygulanmasına rağmen tazminatın hizmet kusuru hesaplama yöntemiyle karşılanmasının hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu açıktır. Bu dosyalarda maddi tazminat hesaplamasında; sosyal risk ilkesine uygun olarak tazminat ve sorumluluk dengesi sağlanması açısından hesabın % 50'sinin kabul edilmesinin hem davacı ve davalı yönünden adil, hem de hukuki gerekçeye uygun bir çözüm olduğu, Bölge İdare Mahkemesi kararı ile davacının maddi tazminat talebine ilişkin İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak maddi tazminatın reddine ilişkin verilen karar, her ne kadar netice olarak doğru olsa da, hesaplama yöntemi açısından hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğu düşünülmektedir....
nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır....
ın dairesindeki su tesisatından kaynaklandığına ilişkin bilirkişi raporu ve Mahkememizin bu doğrultudaki önceki kararı Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşmiştir. Davacının sigortalısının zararının tespiti için Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda Mahkememizce ek rapor alınmış ve davacının dava konusu eylemden kaynaklı olarak davalı ...'a rücu edebileceği miktarın 16.985,62 USD asıl alacak ve 669,65 USD işlemiş faiz olduğu tespit edilmiş ve rapor usul ve yasaya uygun ve hükme esas alınabilecek nitelikte olduğundan hükme esas alınarak davacının bu miktar üzerinden alacaklı olduğuna ve bu miktarlar üzerinden icra takibinin devamına, dava konusu alacak likit olmadığından davacı vekilinin icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafından davalılar ..., ..., ... ve ... aleyhine açılan davada Mahkememizin 21/12/2017 tarih, .. esas ve ......
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, taraf vekillerinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." --- tarihinde davacı işyerinden çalınan kumaşların rayiç değerinin tespiti konusunda heyetimizin uzmanlığı bulunmadığı, dosyada beyan edilen şekliyle rayiç değerinin ---- olduğu, bu husustaki ispat yükümlülüğüne ilişkin takdirin Yüce Mahkeme'ye ait olduğu, -Davacının manevi tazminat talebine ilişkin taktirinin ----- taktirinde olduğunu bildirir görüş sunmuşlardır. DELİLLER ---- ----- -- İNCELEME VE GEREKÇE : Dava Türk Borçlar Kanunu Hizmet sözleşmesinden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat tahsili istemine ilişkindir....
Böyle bir bildirim yapılması ve 6(altı ) ay süreye riayet edilmesi halinde Kiralayan Kiracıdan kira sözleşmesinin kalan süresine ilişkin kira bedelleri için herhangi bir bedel talep etmeyecektir. Bildirimsiz fesih halinde kira süresi bitmeden kiracı kiralananı erken tahliye eder ise kira bedellerinden ve kiraya verenin diğer tazminat taleplerinden bağımsız olarak kiracı kiralayana 150.000 (Yüzellibin) USD cezai şart ödemeyi ve iş bu cezai şart miktarının da makul bir miktar olduğunu kabul beyan ve taahhüt etmiştir.” hükmüne yer verilmiştir....
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; trafik kazasından kaynaklı cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. HMK'nun 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekili; dava dışı ... Ltd Şti'nin işleteni ve dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı otobüsün 03/07/2013 tarihinde çarpması neticesinde davacılardan ...'in yaralandığı ve malul kaldığı iddiasıyla fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla davacı ... için 23.092,55 TL maddi tazminat, 150.000,00 TL manevi tazminat yine davacılardan anne ... için 40.000,00 TL, baba ... için 30.000,00 TL ve kardeş ... için 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; dava dışı şirketin vergi borcunu ödeyen davacının şirketin ödeme kabiliyeti bulunmamasından kaynaklı olarak şirket ortağı davalıya rücu etme isteminde bulunduğu, davacının şirket ortaklarına rücu edebilmesi için şirketin ödeme kabiliyetinden mahrum olması gerektiği, gelen vergi kayıtları ile şirketin faal olmadığı, yapılan araştırmada şirketin başkaca malvarlığının bulunmdağı, davacının ödediği vergi borcundan davalının şirket hissesi oranında sorumlu olduğu, buna ilişkin vergi dairesi kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde davacının ana dosya ve birleşen dosyadaki talep miktarı kadar davalıya rücu hakkının bulunduğu anlaşılmakla ana dosya ve birleşen dosyadaki davaların kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: A-Mahkememiz ... Esas sayılı dosyası ile açılan davanın KABULÜNE, 1)İzmir ....İcra müdürlüğü ......
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Asıl ve birleşen dosyada istinaf başvurusuna konu uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. İhbar olunanların istinaf başvuruları açısından; Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 61-64. maddelerine göre dava ihbar olunan gerçek ve tüzel kişi, davada taraf sıfatını kazanamaz. Bir davada hüküm, davanın tarafları arasında kurulur. Bu nedenle hükmü istinaf etme hakkı davada taraf olan kişilere aittir. Kural olarak kendisine dava ihbar olunan davaya katılmadıkça (müdahil olmadıkça) mahkemece verilen kararı istinaf etme hakkı yoktur....


