WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

İİK'nun 68/1. maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Somut olayda; takip dayanağı belge ciro silsilesi düzgün kambiyo vasfına sahip çek olup, kayıtsız şartsız para borcu ikrarını içermekle İİK'nun 68/1. maddesi anlamında itirazın kaldırılmasını sağlayan bir belge niteliğindedir. O halde, mahkemece, itirazın kaldırılması isteminin kabulü gerekirken, yazılı gerekçe ile reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir....

Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde itiraz eden borçlu vekilince temyiz isteminde bulunulmuştur. B. Temyiz Sebepleri Borçlu vekilince, senetteki imzaların ...'a ait olmamasının imzaların...'a ait olduğu anlamına da gelmeyeceğini, ... imzaları üzerinde inceleme yapılmadığını belirterek istinaf dilekçesindeki iddialarını tekrarla kararın bozulması talep edilmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takipte imzaya ve borca itiraz ile kambiyo vasfı şikayetine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İİK'nın 169, 170 ve devamı maddesi 3....

İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla icra takibi başlattığını ve tebligatın davacının kayıtlı bulunduğu muhtara tebliğ edilerek kesinleştiğini, davacı borçlunun süresinde tebligattan haberi olmadığından borca itiraz edemediğini, bu nedenle iş bu davayı açtıklarını, davalı alacaklının 70.000,00 TL bedelli senedi 20.000,00 TL üzerinden icra takibi başlattığını, davacı borçlunun böyle bir borcu olmadığından ödeme yapmadığını, davalı alacaklıya böyle bir senet vermediğini, davalı alacaklının icra takibine koyduğu senedin üzerindeki imzanın davacı ...'ya ait olmadığını bu sebeplerle davalının kötü niyetli olması ve davacının gayrimekullerine haksız yere haciz konulması nedeniyle davalının %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı alacaklıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 19.01.2016 tarih ve 2015/26392 Esas, 2016/1315 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile başlatılan icra takibinde, borçluların örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine yasal süre içerisinde icra mahkemesine başvurularında; borca itirazı ile birlikte ... İcra Müdürlüğü'nün yetkisine de itiraz ettikleri, mahkemece yetki itirazının kabulüne karar verildiği görülmektedir. HMK'nun 19/2. maddesi uyarınca, borçlu yetki itirazında seçtiği icra dairesini bildirmelidir....

İcra Hukuk Mahkemesi'nin 16.06.2014 tarih ve 2014/635 E.- 2014/691 K. sayılı kararının, itiraz tarihinden sonra borcun ödenmiş olduğunun bildirilmesinin, borçlunun usulsüz tebligata ilişkin şikayetini ve borca itirazını konusuz bırakmayacağı gerekçesiyle bozulduğu, icra mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, ödeme emrinin, borçlu şirkete, 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 13. maddesi hükmüne uygun olarak tebliğ edildiği gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği görülmektedir. Somut olayda, alacaklı tarafından bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin borçlu şirkete 29.05.2014 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu şirketin ise, yasal süresi içerisinde 02.06.2014 tarihinde icra mahkemesine başvurduğu görülmektedir. Bu haliyle, borçlunun usulsüz tebligata ilişkin şikayetinin incelenmesinin sonuca etkisi bulunmadığı anlaşılmaktadır....

Öte yandan sahtelik iddiasının imza itirazı dışındaki bir nedene (yazıda sahtelik) dayanması halinde Dairemiz, İcra ve İflas Kanunu'nda bir düzenleme bulunmadığından HMK'nun 209. maddesinin uygulanması gerektiği görüşünde iken, daha sonra içtihat değişikliğine gidilerek, senet üzerinde bulunan yazıdaki sahtelik iddiasının borca itiraz niteliğinde olup, bu konunun da İİK'nın 169/a maddesinde düzenlenmiş olması nedeniyle, HMK'nun 209. maddesinin bu yönden de uygulama yerinin olmadığı görüşü benimsenmiştir. İcra mahkemesi, önüne gelen itiraz ve şikayetleri, İcra ve İflas Kanunu'nda düzenlenen özel usul kurallarını uygulayarak takip hukuku bakımından kesin hükme bağladığından, anılan mahkemenin kararları kural olarak maddi anlamda kesin hüküm niteliği taşımaz. Bu nedenle borca veya imzaya itirazın incelenmesi sırasında sahtelik iddiasına dayalı olarak genel mahkemelerde açılan davaları bekletici mesele yapamayacağı gibi takibin durdurulmasına da karar veremez....

Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucu davalı aleyhine iflas yoluyla icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlu şirkete usulen tebliğ edilmesine rağmen borca itiraz edilmediği gibi borcun da ödenmediği, davalı şirket yetkilisinin davalı şirketin borca batık olması nedeniyle borcunu ödeyemeyeceğini ve bu nedenle depo emrine gerek olmadığı beyanı ettiği, bu nedenle depo emri çıkarılmayarak davalının iflasına karar verilmiştir; Kararı müdahiller .... vekili ve T. ... A.Ş. vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere ilişkin temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre müdahiller .... vekili ve T. ... A.Ş. vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle müdahiller .... vekili ve T. ......

nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 2-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde; Alacaklı tarafından borçlu hakkında çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan icra takibi üzerine, borçlunun icra mahkemesine başvusunda; takip dayanağı çekte ismi ve imzası bulunmadığını, çekte imzası bulunan şirketlerden hiçbirisi adına imza atmadığın ileri sürerek borca itiraz ettiği, mahkemece, borçlunun itirazlarının kabulü ile takibin iptaline, borçlu yararına icra inkar tazminatı hükmedilmesine yer olmadığına karar verildiği görülmektedir. Borçlunun takip konusu çekte, keşideci ve ciranta sıfatı ile isim ve imzasının olmadığına ilişkin iddiası, İİK'nun 169/a maddesinde düzenlenen borca itiraz niteliğinde olup, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca borçlunun itirazının esasa ilişkin nedenlerle kabulü halinde, kötüniyeti veya ağır kusuru bulunan alacaklının, takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminatla sorumlu tutulacağı öngörülmüştür....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı tarafından kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takipte, borçlu, icra mahkemesine başvurusunda, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte takibe konu senedin kambiyo senedi vasfında olmadığını belirterek ayrıca imzaya ve borca da itiraz etmiş, mahkeme, usulsüz tebligat şikayeti yönünden inceleme yapmaksızın, imzaya itirazın esasını inceleyerek itirazın reddine karar vermiştir....

nun 168/5. maddesine dayalı borca itiraz niteliğindedir. Bu durumda, itiraz hakkında İİK.'nun 169/a maddesinin uygulanması gerekmekte olup; anılan maddenin 6. fıkrasında borçlunun itirazının icra mahkemesince esasa ilişkin nedenlerle reddi halinde takibin muvakkaten durdurulmuş olması koşuluyla alacaklının isteği üzerine borçlunun takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edileceği hükme bağlanmıştır. Bu durumda, borçlunun takibe konu 10.02.2015 keşide tarihli çeke ilişkin borca itirazı esasa ilişkin nedenlerden reddedildiğine ve icra takibi de muvakkaten durdurulduğuna göre; alacaklının isteği bulunduğu da gözetilmek suretiyle yukarıda değinilen 169/a-6. maddesindeki açık düzenleme gereğince borçlu aleyhine tazminata hükmedilmesi gerekirken; yanılgılı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....

UYAP Entegrasyonu