Sayılı dosyası ile) icra takibe geçilmiş ve borçlulara “7 örnek ilamsız takiplerde ödem emri “ gönderilmiştir. Yani dava konusu senede dayanılarak kambiyo sentlerine mahsus icra yoluna başvurulmamış, borçlunun basit bir itiraz ile durdurabileceği ilamsız takibe geçilmiştir. Açılan dava 16.07.2016gün ve 37.000 TL tutarlı kambiyo senedine ilişkindir. Oysa yukarıda belirtildiği gibi borçlu hakkında dava konusu senet ile kambiyo senetlerine mahsus icra yoluna başvurulmamıştır. Dolayısıyla ortada borçlu olunmadığının tespiti gereken bir kambiyo senedinden ve bir kambiyo senedine dayalı icra takibinden bahsedilemeyeceği, davanın bu nedenle de usulsüz ve mesnetsiz olduğu şüphesizdir. İlamsız takiplerde ödeme emri borçlular ... ve ...’a tebliğ olunmuş, ... borca itiraz edip icra takibini durdururken, davalı/borçlu ... borca itiraz etmeyerek alacağın varlığını açıkça kabul ve ikrar etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün -----Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, başlatılan ilamsız icra takibine borçlu vekilinin 09/07/2018 tarihli dilekçesi ile borca, ferilerine ve faize itiraz ettiğini, davalının, bono bedelinin belli bir kısmını önceden ödeyip kalan kısmına itiraz etmesi borçlunun bonodan kaynaklı borcunun bulunduğunun işareti olup ayrıca davalı borçlunun kötü niyetli olduğunun işareti olduğunu, icra takibine dayanak belgenin senet olmasından dolayı asıl alacağı yürütülen avans faizinin yasal olduğunu, bu sebeple borcun takip sonrasında işleyecek avans faizi oranına yönelik itirazın da iptalini talep ettiklerini belirterek ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına davalı borçlu tarafından yapılan tüm itirazların iptaline, takibin avans faizi yürütülerek devamına, haksız ve takibi uzatmaya yönelik itiraz nedeniyle davalı borçlunun %20 oranından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü: Alacaklı şirket tarafından borçlular aleyhine bir adet çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan icra takibi üzerine, borçluların icra mahkemesine başvurusunda; çek bedelinin tamamının takipten önce alacaklı şirketin talimatıyla Mehmet Çiçek'e ödendiğini, çek tazminatıyla ilgili kısma da itiraz ettiklerini ileri sürerek borca itiraz ettikleri, mahkemece ise davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır....
. - K A R A R - Davacı, davalının 210.000.00 USD borcunu ödememesi nedeniyle hakkında kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla icra takibi başlatıldığını, davalıya ödeme emri gönderildiğini ve davalının da borca itiraz ettiğini, davalının itirazı üzerine icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline ve %40 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, müvekkili hakkında başlatılan icra takibinin itiraz üzerine durmadığını, takip şekli itibariyle anılan takibin itiraz ile durdurulmasının da mümkün olmadığını, müvekkili tarafından imza inkarında bulunulduğunu ve İstanbul 4. İcra Hukuk Mahkemesinin 2012/203 E.-2012/843 K. sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama neticesinde takip dayanağı bono üzerindeki imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığından bahisle takibin müvekkili yönünden iptaline karar verildiğini savunarak davanın reddini istemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açmış oldukları menfi tespit davasının kabul edildiğini, bu kararın temyiz aşamasından geçerek Yargıtay'ca onandığını, kesinleşen mahkeme kararı uyarınca tahsilatın haksız olmakla beraber, haricen yapıldığından davaya istirdat davası olarak devam edilemediğini ve ayrı bir icra takibi başlatmak zorunda kaldıklarını, davalının haksız yere borca kısmen itiraz ederek takibin durmasına neden olduğunu belirterek itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, takip dosyasına mahsuben haricen tahsil edilen 33.450,00 TL'nin masraf ve faiziyle birlikte takip dosyasına yatırıldığını, davalının borca ticari faiz uygulayarak fazladan 27.823,53 TL talepte bulunduğunu, borcun bonoya bağlı bir borç olmayıp, tahsil edilen bedelin iadesi olduğundan yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir....
Bunlardan biride kambiyo senetlerine özgü icra takibi ile alacağına ulaşmak için özel nitelikli ( ...) icra takibi başlatabilmektir. Bu hakkın kullanılabilmesi için dayanak belgenin bono sayılması için TTK da aranan nitelikleri taşıması gerekir. Bononun yasal unsurlarından biri de borçlu keşidecinin imzasını taşıması olup, somut olayda davacı keşideci adına atılı imzanın yine davacının ile ürünü olmaması nedeni ile dayanak belgenin bono olarak kabulü mümkün olmadığı için davalının kambiyo senetlerine mahsus yol ile icra takibi yapma hakkı olmadığı için, icra takibi ve dayanağı olan bono nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığı, icra takibinin dayanağı kambiyo senedi niteliğinde olmadığı için davacının davalıya kambiyo senetlerine mahsus yol ile başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olduğunu kabul etmenin mümkün olmadığı kabul edilip, aşağıdaki hüküm oluşturulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davanın KABULÜNE, Davacı borçlu ...'...
Kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine dayanak yapılan senedin, teminat amacıyla verildiği iddiası, 2004 sayılı İİK'nun 169. maddesi uyarınca borca itiraz niteliğinde olup, aynı Kanun'un 168/5. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğ tarihinden itibaren yasal beş günlük süre içinde icra mahkemesine yapılması gerekir. Bununla birlikte, İİK'nun l70/b. maddesi yollaması ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takiplerde de uygulanması gereken aynı Kanun'un 63. maddesi gereğince borçlu, senet metninden anlaşılan itiraz sebeplerini yargılama sırasında ileri sürebilir. Bu bağlamda senette tahrifat iddiası senet metninden anlaşılan itiraz sebepleri arasında olmakla beş günlük itiraz süresi içinde ileri sürülmese bile, süresinde yapılan bir itirazın incelenmesi sırasında da ileri sürülmesi mümkündür....
, ancak müvekkilinin takip alacaklısına bir borcu olmadığını, icra takibine konu ve aynı zamanda davaya konu olan bu senet herhangi bir borca dayanak olmayıp asılsız şekilde borç ilişkisi doğduğunu, soruşturma dosyası ve sunulan evraklar incelendiğinde açık bir şekilde görüleceği üzere icra takibinin dayanaktan yoksun ve kambiyo niteliğinde haiz olmayan bu senedin takibe konu edilemeyeceğini beyanla, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.Usulüne uygun çağrı kağıdı tebliğine rağmen davalı taraf davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır....
Esas Nolu icra dosya nezdinde ilamsız icra takibi başlattığını, icra takibinin haksız olması ve müvekkillerinin davacı şahsa karşı hiçbir borcu olmaması nedeniyle icra takibine, asıl alacağa, borca, işlemiş ve işleyecek faize ve tüm ferilerine açıkça itiraz ettiklerini, bunun üzerine davacı tarafça borca itirazımın iptal edilmesi istemli haksız davanın tanzim edildiği, davacının davasının hem usul yönüyle hem de esas yönüyle hukuktan ve vicdandan uzak taleplerinin husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davacı ..., davalı müvekkili ... A.Ş'nin halen dahi imzaya yetkili ortağı olduğunu, mevcut davanın dayanağı olan bonoda keşideci firma olan müvekkili firmanın yetkilisi olarak müvekkili ... ile birlikte davacı ...'ın da imzasının bulunduğunu, mahkemeye sunulan vekaletnamede dahi davacının imzasının yer aldığını, davacı ..., müvekkili ... A.Ş.'...
Somut olayda murisin takipten önce 11.08.2009 tarihinde öldüğü ve mirası ret süresi geçtikten sonra 15.09.2015 tarihinde mirasçılar hakkında takip başlatıldığı görülmektedir. İcra takibi mirası ret süresi geçtikten sonra başlatılmış olmakla olayda İİK'nun 53. maddesinin ve dolayısıyla aynı Kanun’un 16.maddesinin uygulama yeri yoktur. Şu hale göre, borçlunun başvurusu, borca itiraz niteliğinde olup, borca itirazın ise takibin şekline göre uygulanması gereken İİK'nun 62/1. maddesi uyarınca ödeme emrinin tebliğinden itibaren yasal yedi günlük sürede icra dairesine yapılması zorunludur. O halde, icra takibinin şekline göre borçlunun borca itirazlarını icra müdürlüğü yerine icra mahkemesine bildirmesi gereksiz ve geçersiz bir işlem olup, sonuç doğurmayacağından, mahkemece istemin bu nedenle reddi gerekirken kabulü isabetsizdir....


