ne ait olduğu gerekçesiyle satışa esas olmak üzere kıymet takdiri yapıldığını, 12.10.2001 tarihli dilekçeyle dava konusu taşınmaz üzerindeki fabrika binası ve müştemilatının müvekkili şirkete ait olduğu gerekçesiyle yapılan kıymet takdiri işlemlerin iptalini istediklerini İzmir 10....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Kıymet takdirine itiraz istemine ilişkin olarak açılan davada İstanbul Anadolu 14. İcra Hukuk ile Kızılcahamam İcra Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile dosyada son karar bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçmesinden sonra verilmiş ise de iki farklı bölge adliye mahkemesinin yargı çevresinde kalan mahkemelerce karşılıklı olarak yetkisizlik kararı verilmiş olması ve 5235 sayılı Kanunun 36/3. maddesi gereğince bölge adliye mahkemeleri hukuk dairelerinin görevinin yargı çevresi içerisinde bulunan adlî yargı ilk derece hukuk mahkemeleri arasındaki yetki ve görev uyuşmazlıklarını çözmek olduğundan yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: -KARAR- Dava, kıymet takdirine itiraza ilişkindir. İstanbul Anadolu 14....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibinde, borçlunun İİK'nun 150/e maddesi gereğince icra emrinin tebliğinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde ipotekli taşınmazın satışının istenilmemesi sebebiyle takibin düştüğünü belirterek icra mahkemesine şikayet yoluna başvurduğu, mahkemece, kıymet takdirine itiraz ve Aile Mahkemesi'ne açılan ipoteğin kaldırılması davasında verilen tedbir kararı uyarınca bir yıllık satış isteme süresinin durduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.İcra emrinin tebliğ tarihi itibariyle yürürlükte...
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2007/43-42 sayılı dosyası üzerinden aynı taşınmaz ile ... nolu parsele dair daha önce yapılan 01.11.2007 tarihli ihalenin feshini talep ettiği ve anılan mahkemenin 30.11.2007 tarihli kararının satış dosyası arasında bulunduğu, yine alacaklı tarafından ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2011/11 E. sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz edildiği ve borçlu .... vekili olarak Av. ...'nın gösterildiği, bu karar örneğinin de satış dosyası arasında bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının, daha önce de ihalenin feshini talep eden ve kıymet takdirine itiraz davasında borçlu şirket vekili olarak gösterilen vekile tebliği gerekir. İhalenin feshi hakkındaki karar ile kıymet takdirine itiraz karar örneğinin dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, borçlunun takipte vekille temsil edildiğinin kabulü gerekir....
Taraflar arasında görülen davada; Davacı vekili, Belediye adına kayıtlı 3067 parsel sayılı taşınmazın, 12.02.2004 tarihli imar planı ve imar durumu esas alınarak tespit olunan kıymet taktirine göre davalıya cebri icra yoluyla satıldığını, taşınmazın kıymet taktiri yapıldıktan sonra, ancak satıştan önce imar planında yapılan değişiklikle taşınmaza yapılacak binanın m² alanının 2 katına çıkarıldığını, mevcut ihalede taşınmazın esaslı vasıflarında hata yapıldığını ileri sürerek, iptal tescil olmadığı taktirde 4.675.000.-TL tazminat isteminde bulunmuştur. Davalı vekili, çekişmeli taşınmazı usulüne uygun yapılan satış sonucu icra marifetiyle aldıklarını, süresinde ihalenin feshi davası açılmadığından ihalenin kesinleştiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, satışın eski imar durumuna göre belirlenen kıymet taktiri ile yapıldığı, taşınmazın esaslı vasıflarında hata olmadığı ve bu hata neticesi davacının zarara uğramadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir....
Borçlu ...’in vekili aracılığıyla Bolu İcra Hukuk Mahkemesinin 18/04/2019 tarih, 2018/491E. - 2019/205 K. sayılı dosyası üzerinden kıymet takdiri raporuna itiraz ettiği ve buna ilişkin kararın takip dosyası arasında bulunduğu görülmektedir. Bu durumda, yukarıda açıklanan maddeler gereğince, satış ilanının kıymet takdirine itiraz eden borçlunun vekiline tebliği gerekir. Takip dosyasına ayrıca vekaletname sunulmamış olması, kıymet takdirine itiraz hakkındaki kararın dosyaya ibraz edilmiş olması karşısında, borçlunun takipte vekille temsil edildiği gerçeğini ortadan kaldırmaz. Satış ilanının vekil yerine asile tebliği usulsüz olup, İİK’nun 127. maddesi gereğince bu husus başlı başına ihalenin feshi sebebidir. Somut olayda; satış ilanına ilişkin tebligatın 25/10/2019 tarihinde borçlu asile, 09/12/2019 tarihinde ise borçlu vekiline elektronik tebligat yolu ile tebliğ edildiği görülmektedir....
İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2018/1146 Esas sayılı dosyasında görülen kıymet takdirine itiraz davasında 01.03.2019 tarihli keşif sonucu hazırlanan bilirkişi raporunda ve 24/04/2019 tarihli ek bilirkişi raporunda dairenin toplam alanının “145.00” m² olduğunun tespit edildiği,ihaleye esas alınan satış ilanında ve açık artırma şartnamesinde taşınmazın toplam alanının “143.00” m² olarak gösterildiği, adresinin de daire numarası “16” iken “6” olarak yazıldığı,satış ilanın borçluya 10/10/2019 tarihinde tebliğ edildiği ve borçlunun, satış ilanının tebliğinden itibaren yasal yedi günlük sürede ihaleye konu taşınmazın adresinin ve metrekaresinin satış ilanı ve açık artırma şartnamesinde yanlış ve eksik gösterildiğini ileri sürerek 15/10/2019 tarihinde icra mahkemesinde şikayet hakkını kullandığı,... 18....
-Şikayet, sıra cetvelinde sıraya ilişkindir. Şikayet olunanın alacaklı olduğu ... .... ... Müdürlüğü'nün 2009/10362 E. sayılı dosyasında, ....03.2009 tarihinde alınan ihtiyati haciz kararına dayalı olarak ....03.2009 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus takip yoluyla ... takibi yapıldığı ve bedeli paylaşıma konu araç üzerine aynı gün ihtiyati haciz konulduğu, ödeme emrinin borçluya ....03.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve itiraz edilmemesi üzerine takibin ve ihtiyati haczin 04.04.2009 tarihinde kesinleştiği, alacaklı tarafından 03...2009 tarihinde satış avansı yatırılarak satış talep edildiği anlaşılmıştır. İİK'da, süresinde satış istendikten sonra haczi ve satışı düşüren sebepler öngörülmemiş, sadece aynı kanunun 129/son maddesinde, ikinci ihalede alıcı çıkmazsa ''satış talebinin'' düşeceği düzenlenmiştir....
B.İstinaf Sebepleri Borçlu, kıymet takdirine itiraz üzerine alınan bilirkişi raporunda hatalar bulunduğu belirtilerek ek rapor aldırılmasına ilişkin itiraz dilekçesi sunulmasına rağmen mevcut rapora göre kesin olarak karar verildiğini, taşınmazın değerinin emsallerine göre yarı oranında tespit edildiğini, taşınmazın iskanı olmasına rağmen ilan, şartname ve satış kararında bu hususun belirtilmediğini, belediyeye bu hususta yazı yazılmış ise de sonucunun beklenmediğini, taşınmazın natamam durumda olmadığını, eksiksiz olduğunu, bu hususun tespiti için keşif yapılması talebinin kabul edilmediğini, ayrıca 3, 4, 5 nolu şikayet nedenlerini tekrarlayarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C....
Somut olayda, ihaleye konu 4657 ada 31 parsel sayılı taşınmazın kıymet takdiri işleminin 12/12/2012 tarihinde yapıldığı, alacaklının ... İcra Hukuk Mahkemesi'nin 15/04/2014 tarih ve 2013/526 E.-2014/184 K.sayılı dosyasındaki kıymet takdirine itirazının şikayete konu 4657 ada 31 parsel sayılı taşınmaz yönünden reddine karar verildiği, ihalenin ise 15/05/2015 tarihinde yapıldığı görülmüştür. Buna göre kıymet taktirine itirazın reddedildiği 4657 ada 31 parsel sayılı taşınmaz yönünden, iki yıllık süre kıymet taktirinin yapıldığı 12/12/2012 tarihinden başlayacağından, satış tarihi itibari ile anılan taşınmaz için İİK'nun 128/a maddesinde öngörülen 2 yıllık süre geçmiştir. Bu durumda ihale bedelinin, muhammen bedelin üzerinde olması İİK'nun 134/8. maddesi uyarınca menfaatlerin muhtel olmadığı sonucunu da doğurmayacağından mahkemenin zarar unsurunun oluşmadığına ilişkin gerekçesi yerinde değildir....


