Dolayısıyla mahkeme, oluşturduğu bilirkişi kurulu ile, icra müdürünün kıymet takdiri yaptırdığı tarih itibariyle taşınmazın değerini belirleyerek memur işlemini denetler. Bu itibarla; mahkemece görevlendirilen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda veya mahkeme kararında değerlemenin yapıldığı tarih açıkça belirtilmediği sürece, kıymet takdirine itiraz davasındaki keşif tarihinin, İİK’nun 128/a-2 maddesinde düzenlenen 2 yıllık sürenin başlangıç tarihi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi, bu yöntem şikayet işleminin ruhuna da uygun düşmeyecektir. Somut olayda, ihaleye konu taşınmazın kıymet takdiri işleminin, icra müdürlüğünce 17.12.2018 tarihinde yaptırıldığı, borçlunun taşınmaza takdir olunan değerin gerçek değerinin altında olduğunu ileri sürerek kıymet takdirine itiraz etmesi üzerine, ... ... 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 03.12.2019 tarih ve 2019/312 E. - 2019/1378 K. sayılı dosyasında şikayetin kabulüne karar verildiği görülmüştür....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şikayetçi borçlu tarafından tüm taşınmaz ihalelerine yönelik olarak aynı nedenlere dayalı olarak ihalelerin feshinin istenildiğini, ortak bir değerlendirme yapılmasının gerektiğini, şikayetçinin ilk olarak yapılan tebligatların usulsüz olduğunu ileri sürdüğünü,şikayetçinin ancak kendisi açsından bunu ileri sürme hakkına sahip olup her ilgilinin bu durumu kendisinin şikayet konusu yapabileceğini, bu bağlamda kıymet takdiri ve satış ilanı tebligatlarının borçlu şirkete 21/1 maddesi uyarınca ticaret sicilinde kayıtlı adreslerine usulüne uygun olarak yapıldığını, borçlu şirket tarafından 3350 ada 2 parsel 4 ve 29 no.lu dairelere ilişkin olarak kıymet takdirine itiraz davası açıldığını ve davanın kabulüne karar verilerek taşınmazlara yeniden kıymet takdir edildiğini, bu halde kıymet takdirine itiraz davalarında verilen hükmün incelenebileceğini ancak ihalenin feshi sebebi olarak ileri sürülen...
"İçtihat Metni"Asliye Hukuk Mahkemesi Dosya içeriğine, temyizin kapsamına, uyuşmazlığın kıymet taktirine itiraza ilişkin bulunmasına göre, temyiz inceleme görevi Yargıtay Kanunu'nun 14. maddesi ve Başkanlar Kurulu kararı uyarınca Yargıtay Hukuk Dairesine aittir. Ne var ki anılan Dairece de görevsizlik kararı verildiğinden dosyanın Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesi gerekir. SONUÇ: Açıklanan nedenlerle dosyanın Yargıtay Hukuk Daireleri Başkanlar Kuruluna gönderilmesine 10/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; kıymet taktir raporu tebligatının yapıldığı kişinin aynı konutta birlikte oturup oturmadığı belirtilmeden, borçlunun konutta oturup oturmadığı tespit edilmeden yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, usulsüz tebliğ nedeniyle kesinleşmeyen kıymet takdir raporuna istinaden alınan satış kararının iptali gerektiğini ileri sürerek usulsüz tebliğ şikayetinin kabulüne, ıttıla tarihinin 24.01.2021 tarihi olarak belirlenmesine, satış kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II....
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, süresinde satışa esas olmak üzere kıymet takdiri talebinde bulunan şikayet olunanın haczinin düşmemiş olduğu gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiş; temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay Yüksek 19. Hukuk Dairesi' nin 29.09.2010 tarihli ilamı ile mahkemece itibar edilmiş olan talebin satışa ilişkin olmayıp, kıymet takdirine ilişkin olduğu ve satış masraf avansının alındığına dair icra takip dosyası içerisinde bir belge de bulunmadığından, mahkemenin red kararı bozulmuş; mahkemece bozma ilamına uyularak bozma ilamında belirtilen gerekçelerle şikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline ve yeniden düzenlenmesine karar verilmiştir. Kararı, şikayet olunan vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, şikayet olunan vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Somut olayda, temyizen incelenmesi istenen karar, kıymet takdire ilişkin şikayet olup, anılan kararın temyiz kabiliyeti bulunmamaktadır. Buna göre, Dairemizce incelenmesi istenen Bölge Adliye Mahkemesi kararı, İİK’nun 365/1-son maddesinde belirtildiği üzere KESİN nitelikte olduğundan, 5311 sayılı Kanunla değişik İİK'nun 364. maddesi ve 6100 sayılı HMK'nın 366.maddesinin göndermesi ile uygulanması gereken aynı Kanunun 352. maddesi uyarınca temyiz başvuru talebinin REDDİNE, 25/11/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi....
İcra Hukuk Mahkemesince ise, şikayetin kıymet takdirine yönelik olmayıp kıymet takdiri tebliğ işlemine yönelik olduğu, kıymet takdiri Denizli 1. İcra müdürlüğünün 2019/27 talimat sayılı dosyasından yapılmış ise de kıymet takdiri tebliğ işleminin Bakırköy 6.İcra Müdürlüğünün 2016/18242 esas sayılı dosyasından yapıldığı, İİK'nun 4. maddesine göre usulsüz tebliğ şikayetine ilişkin yargılamanın usulsüz tebliğ işlemini yapan Bakırköy 6. İcra dairesinin bağlı bulunduğu Bakırköy 10. İcra Hukuk Mahkemesinin yetki alanına girdiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiştir. İİK'nın 4. maddesi gereğince, takip hangi icra dairesinden başlamış ise bu takiple ilgili itiraz ve şikayetler, takibin yapıldığı yer icra müdürlüğünün bağlı olduğu icra mahkemesinde çözümlenir. Bu husus, kamu düzenine ilişkin kesin yetki niteliğindedir....
Ancak, talimat yazısı, borçluya ait menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacakların haczi yönünde ve genel nitelikli olmayıp da, belli bir malın haczini isteyen "nokta haczi" biçiminde yazılmış ise, bu halde anılan hacizle ilgili şikayet, talimatı yazan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesince incelenir. Bir başka deyişle böyle hallerde İİK'nın 79. maddesi hükmü uygulanamaz. Somut olayda, ... 9. İcra Müdürlüğünce... 7....
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, kıymet takdiri istemenin İİK’nun 106 ve 111. maddelerindeki süreleri kesmeyeceği, şikayetçinin iki yıllık süre geçtikten sonra 11.02.2010 tarihinde satış istediği, haciz düştükten sonra istenen satışa itiraz edilmediği gerekçesiyle, şikayetin reddine karar verilmiştir. Kararı, şikayetçi vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, şikayetçi vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, şikayetçi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan İcra Mahkemesi kararının İİK’nun 366.maddesi uyarınca ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 23.01.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 22/09/2016 tarih, 2016/17278 Esas - 2016/19538 Karar sayılı Daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkikinin davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Şikayet konusunun kıymet takdirine itiraz olduğunun anlaşılmasına, düzeltilmesi istenen Yargıtay ilamıyla bunda atıf yapılan mahkeme kararında yazılı gerekçeler ve dosyada mevcut belgeler karşısında karar düzeltme isteği yerinde görülmediği gibi HUMK'nun 440. maddesinde yazılı dört halden hiç birine de uymadığından İİK'nun 366. ve HUMK'nun 442. maddeleri uyarınca (REDDİNE), takdiren 275,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınmasına, harç alınmasına yer olmadığına, 18/09...


