İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Şikayet olunanın haczinin 01.07.2016 tarihli olduğu, şikayet olunanın yasal bir yıllık süre içinde 20.04.2017 günü satışa esas olmak üzere kıymet takdiri istemekle haczini koruduğu, şikayetçinin ihtiyati haczinin on günlük ödeme süresinin geçmesiyle kesin hacze dönüştüğü ancak İcra ve İflas Kanunu'nun 100’üncü madde koşulları bulunmadığı gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde şikayetçi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
İlk derece mahkemesince, şikayet olunan banka tarafından yapılan 20.09.2011 tarihli satış talebinin, icra müdürlüğünce kıymet takdirinin yapılmadığı gerekçe gösterilerek red edildiği, bu kararın kaldırılmasına yönelik bir başvuruda bulunulmadığı, kıymet takdirinin yapılmasına yönelik istemin tek başına satış istemi olarak nitelendirilemeyeceği, zira kıymet takdirinin satışa hazırlık işlemi olduğu, dolayısıyla şikayet olunan bankanın 03.11.2009 tarihli haczinin düştüğü gerekçesiyle, sikayetin kabulü ile sıra cetvelinin iptaline karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi kararına karşı, şikayet olunan vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17....
İcra Hukuk Mahkemesi'nce verilen 22.10.2015 tarih ve 2015/13-113 Esas ve Karar sayılı kararın temyiz yolu açık olmak üzere verildiği ve henüz kesinleşmemesi nedeniyle İİK'nun 364. maddesi gereğince icra müdürlüğünün vermiş olduğu satışın düşürülmesi kararının şikayet konusu yapıldığı, mahkemece temyiz isteminin Yargıtayca reddedilmesi gerekeceğinden bahisle icra müdürlüğü işleminin yerinde olduğu gerekçesi ile şikayetin reddine karar verildiği görülmüştür....
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen ihaleye konu olan taşınmazın satış bedeli muhammen bedelinin yüzde yüzünün üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğinin de usulsüz olduğu ve şikayetçinin kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir....
İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır. Yerleşik Yargıtay uygulamasına göre satış bedelinin muhammen bedelin yüzde yüzünün üstünde olması halinde zarar unsuru oluşmayacağından, ihalede zarar unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekir. Her ne kadar somut olayda, feshi istenilen (4 parsel 15 nolu bağımsız bölüm sayılı) taşınmazın satış bedeli muhammen bedelinin yüzde yüzünün üzerinde satıldığı, dolayısıyla satış bedelinin taşınmazın muhammen bedelinin üzerinde olduğu anlaşılmış olsa da satış ilanı ve kıymet takdiri tebliğlerinin usulsüz olduğu ve borçluların kıymet takdirine itiraz ettiği görülmektedir....
İcra Dairesi'nin 2018/22561 Esas sayılı dosyasında müvekkili aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla ilamlı icra takibi başlatıldığını, ödeme emri tebliğ evrakı muhatabın adreste bulunmaması sebebiyle iade edilmesi üzerine ikinci bir ödeme emri tebliğ evrakının çıkartılmadığını, usulüne uygun takip kesinleştirilmeden kıymet takdirinin yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, ödeme emrinin usulsüz tebliğ edilmesi sebebiyle kıymet takdirine ve kıymet takdirinin tebliğine itiraz ettiğini ileri sürerek ödeme emrinin usulsüzlüğü sebebiyle kıymet takdirine itiraz ettiklerini aksi halde değerin düşük tespit edilmesinden ötürü kıymet takdirinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı vekili cevap dilekçesinde;......
ŞİKAYET Borçlu şikayet dilekçesinde; İİK'nın 128. maddesi uyarınca zorunlu olmasına rağmen kıymet takdiri raporunun hak sahiplerine tebliğ edilmediği, araç malikine önce TK'nın 21. maddesi uyarınca normal tebligat çıkarılması gerekirken bu usule uyulmadığı, öte yandan satışa esas alınan kıymet takdirinin hatalı olduğu, taşınırın daha yüksek değerde olduğu, satış ilanının da tüm alacaklılara ve ilgililere usulüne uygun tebliğ edilmediği, ilanın tirajı 50.000 üzerinde olan gazetede yapılmadığı, mükellefiyetler listesinin de ilgililere tebliğ edilmediği, ilanda teminatın miktarı ve şeklinin yazılı olmadığı, ilanın askıdan süresinden önce kaldırıldığı, şartnamenin hatalı düzenlendiği, artırma tutanağının yasaya aykırı düzenlendiği, tutanakta icra müdürü mührü bulunmadığı, tellalın yasaya uygun şekilde tespit edilmediği ve kimlik bilgilerinin alınmadığı, ilan edilen saatlerde ihale yapılmadığı, geç başlatıldığı ve dışarıdan birisinin girmesinin engellendiği, elektronik teklif olup olmadığının...
CEVAP Şikayet edilen ihale alıcısı cevap dilekçesinde; şikayetçilerin yasal sürede kıymet takdirine itirazlarını sunmadığını bu nedenle kıymet takdirinin kesinleştiğini, satış ilanında ihaleye katılacak olanların yatıracakları teminata ilişkin bilginin yer aldığını, satış ilanının usulüne uygun yapıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III....
İcra Hukuk Mahkemesinin 12.12.2013 tarive 12.12.2013 tarih ve 2012/66E.- 2013/154K. sayılı kıymet takdirine itiraz davasında ise, itirazın kabulüne karar verilmiştir. Yukarıda belirtilen ilkeler göz önüne alındığında boçluların, Bursa İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları şikayet ve ... İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları kıymet takdirine itiraz İİK'nun 78/2. maddesinde belirtilen itiraz kavramına girmeyeceğinden 2 yıllık sürenin hesaplanmasında dikkate alınmaz. O halde, mahkemece, İİK’nun 150/e maddesi gereğince icra emrinin tebliğ tarihinden itibaren iki yıllık sürede satışın istenilip istenilmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
DAVA TÜRÜ : Kıymet Takdirine İtiraz DOSYANIN DAİREYE GELİŞ TARİHİ: 27.11.2015 K A R A R Şikayet, ilamsız takipte şikayete ilişkindir. Yargıtay Kanunu 14. maddesi uyarınca Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulu'nun 19.01.2015 tarih 2015/8 sayılı Kararı ile hazırlanıp, 22.01.2015 tarihli ve 29244 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren hukuk dairelerine ilişkin iş bölümü uyarınca, hükme yöneltilen temyiz itirazlarının incelenmesi Yargıtay (12.) Hukuk Dairesi'nin görevine girmektedir. 11 Nisan 2015 tarihi itibariyle Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6644 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 2797 sayılı Kanun'un 60. maddesinin 1. ve 3. fıkraları uyarınca dosyanın görevli daireyi belirlemek üzere HUKUK İŞBÖLÜMÜ İNCELEME KURULU'NA GÖNDERİLMESİNE, 17.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


