WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 06 Haziran 2026

Bilindiği üzere, İİK'nun 128/a-2. maddesine göre; kesinleşen kıymet takdirinin yapıldığı tarihten itibaren iki yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri istenemez. Nitekim, HGK'nun 26.02.1992 tarih ve 1992/4-70 E.-130 K. sayılı kararında, satışın, kıymet takdirinin esas alındığı tarihten iki sene sonra yapılmasının, başlı başına ihalenin feshi sebebi sayılacağı benimsenmiştir. Ayrıca anılan kararda, iki yıllık sürenin başlangıcının, bilahare kesinleşmesi kaydı ile kıymet takdirinin yapıldığı tarih olduğu açıkça vurgulanmıştır. Öte yandan, bu husus kamu düzeni ile ilgili olup, mahkemece re'sen gözetilmelidir. Somut olayda, satışa konu ... İli Merkez İlçesi ... Mah. 160 Ada 113 parselde kayıtlı taşınmaza ilişkin 02.08.2018 tarihinde kıymet takdiri yapıldığı,satışın ise 13.08.2020 tarihinde yapıldığı anlaşılmaktadır....

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile icra dairesi keşif tarihi itibari ile taşınmazın değerinin tespiti hususunda keşif yapıldığı, İcra Müdürlüğü keşif tarihindeki değerinin uygun olduğu, fesat iddiası yönünden kime ne şekilde baskı yapıldığı hususunda beyanda bulunulmadığı, ihaleye yeterli katılımın olduğu, fesat iddiasının soyut olduğu, rızaen satış yetkisi verilebilmesinin İİK'nın 111/a-1. maddesinin açık hükmü gereği, ancak 30.11.2021 tarihinden sonra ilk defa veya yeniden kıymet takdiri yapılan mahcuzlar yönünden yada 30.11.2021 tarihinden önce kıymet takdiri yapılmış olmakla birlikte, kıymet takdiri raporu tebliğinden itibaren Kanun'un yürürlüğü tarihi itibariyle henüz yedi günlük talep süresinin dolmadığı durumlarda mümkün olduğu, somut olayda ise Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihden önce davacı/borçluya kıymet takdiri raporu tebliğ edildiği, yine davacının kıymet takdirine itirazı üzerine icra mahkemesince belirlenen kıymet...

Hukuk Dairesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki davacılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Somut olayda, şikayetçilerin kıymet takdirinin iptali ile yeniden kıymet takdiri yapılarak satışa esas alınması ve satış işlemlerinin durdurulmasına ilişkin olarak icra hukuk mahkemesine başvurduğu, Ankara 15. İcra Hukuk Mahkemesinin 12.10.2023 tarih ve 2023/1139 E. 2023/1816 K. sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği, davacılar tarafından, talebin reddine dair İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 32....

nun 103. maddesi uyarınca çıkartılması gereken davet kağıdının borçluya gönderilmediği, kıymet takdiri keşif tutanağına göre borçlunun kıymet takdirinde hazır olmadığı, borçlu adına çıkartılan kıymet takdir raporunun ise dava tarihinden sonra 31.10.2014 tarihinde tebliğ edildiği ve haczin öğrenildiğine dair icra dosyasında herhangi bir bilgi ve belgenin bulunmadığı görülmüştür. Bu durumda borçlunun 19.06.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvurunun İİK'nun 16/1. maddesinde öngörülen 7 günlük yasal sürede olduğunun kabulü gerekmektedir....

Kıymet takdirine itiraz üzerine mahkemece verilecek kararlar kesin olmakla beraber, süresinde şikayet hakkının kullanıldığı hallerde, icra mahkemesinin kıymet takdirine itiraza ilişkin kararının, ihalenin feshinin istenmesi sırasında incelenmesi mümkündür. Somut olayda; Tapu kaydında taşınmazın 50 adet eklentisi olduğu, borçlunun itirazı üzerine mahkemece aldırılan bilirkişi raporunda eklentilerin hesaplamaya dahil edilmediği görülmektedir. Bölge Adliye Mahkemesinin bu eksikliği tespit ederek satışa esas alınan değerle ihale yapılamayacağı yolundaki değerlendirmesi doğru olmakla beraber bu husus doğrudan ihalenin feshini gerektirmeyip mahkemece yeniden usulüne uygun icra müdürlüğünce yapılan kıymet takdiri tarihi itibarıyle kıymet takdiri yaptırılarak bulunan değerin ihale bedelinin üzerinde olması halinde ihalenin feshine, muhammen bedel kadar ya da altında olması halinde ise şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir....

hükümlerine aykırı olması nedeniyle davanın kabulü ile değer tespiti işleminin iptaline karar verildiğini, iş bu karar doğrultusunda.......sorularak, otomobilin rayiç bedelinin 27.000,00 TL olabileceğinin belirlendiğini, ancak her iki kıymet takdir bedeli arasında fahiş fiyat farkı bulunduğunu, aracın değerinin tespitinde 2. el araç değerinin gözetildiğini, kıymet takdiri işleminin hatalı, hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu beyan ederek yeniden kıymet takdiri yaptırılmasına karar verilmesini talep etmiştir....

İcra dosyasında icra emri ve kıymet takdiri raporunun da şikayetçinin aynı adresinde soyadı “İnali” olan şahıslara yapılması ve bu tebligatlarla ilgili şikayetçinin herhangi bir usulsüzlük iddiasında bulunmaması borçlunun satış ilanı tebligatının usulsüzlüğünü de ileri süremeyeceği anlamında yorumlanamaz. Kaldı ki, borçlu kıymet takdiri raporunun da kendine tebliğ edilmediğini öne sürdüğü gibi evvelce mahkemece yapıldığı kabul edilen tebligatların hiçbirisi satış ilanı tebligatı yapılan “Ersin İnali” ye yapılmamıştır. İİK'nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının tebliğ edilmemiş olması veya usulsüz tebliğ edilmesi Dairemizin süreklilik arzeden içtihatlarına göre başlı başına ihalenin feshi sebebidir....

Borçlu 5.6.2015 tarihli kıymet takdiri tebliğinin usulsüz olduğunu, mesken haczinden 15.6.2015 tarihinde dosya fotokopisini aldığı zaman haberdar olup 7 günlük şikayet süresi içerisinde 22.6.2015 tarihinde şikayette bulunduğunu iddia ettiğine göre mahkemece kıymet takdiri raporu tebliğini inceleyerek önce haczi öğrenip öğrenmediğini tespit etmesi, şikayet süresinde ise işin esasını inceleyerek sonucuna göre bir karar vermesi gerekir iken eksik inceleme ve maddi hataya dayalı olarak şikayetin süre yönünden reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 03/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen davada; Davacı, maliki olduğu 37 ada 77 parseldeki 8 nolu bağımsız bölümün ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takip sonucunda davalı bankaya alacağına mahsuben devredildiğini, satış ve kıymet takdiri işlemlerinden haberdar edilmediğini ve tescilin yolsuz olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı, davacının kıymet takdiri ve satış işlemlerinden haberdar olmadığı iddiasının kötüniyetli olduğunu; ... ve dava dışı borçlu ...’un evli oldukları için adreslerinin aynı olduğunu, hasım olan tarafların tebligatlarının birbirlerine tebliğ edilmemesi gerektiğinin tebligat zarflarına şerh edildiğini, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi halinde ise ipoteğin tekrar davalı lehine tesciline karar verilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur....

DAVA Davacı borçlu vekili dava dilekçesinde; diğer borçlu Hale Kesici'ye ait taşınmaz hissesine bir sene önce yapılan kıymet takdirinin günümüz şartlarında düşük kaldığını, ihalesi yapılan taşınmazın değerinin arttığını ileri sürerek ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı alacaklı tarafça verilen cevap dilekçesinde; kıymet takdiri üzerinden 2 yıl geçmediğinden yeniden kıymet takdiri yapılamayacağını, ilk yapılan ihalenin feshine karar verilmesi üzerine yeniden ihale yapıldığını, davacının kötü niyetli olduğunu savunarak şikayetin reddine ve para cezasına karar verilmesini talep etmiştir. III....

UYAP Entegrasyonu