O halde; kıymet takdiri kesinleşmeden satışa gidildiğinden ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yazılı gerekçe ile şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
Davacı, yanlış taşınmaz başında kıymet takdiri yapılması dolayısıyla fahiş bedel takdiri ile ihaleye çıkarılan taşınmazı satın alması sonucu uğradığı zararın tazminini istediğine göre, davacının iddia ettiği gibi bir durum olup olmadığının tespiti amacı ile mahkemece 1063 nolu parsel ile kıymet takdir raporuna esas alındığı anlaşılan, üzerinde 200 m² ev, bekçi evi ve ağaçlar bulunan taşınmazın birlikte gezilip görülerek davacının iddiası değerlendirilmeli, kadastro-fen bilirkişisinin yanlış yer göstermesi sureti ile davacının zarara uğradığı sabit görüldüğü takdirde zarar kapsamı belirlenmelidir. Mahkemenin ret gerekçesinde ileri sürülen hususlar tazminat kapsamının belirlenmesinde etkili olup davanın tümden reddi yerinde olmadığından kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 09/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, satışı yapılan taşınmaza haciz koyduran alacaklı sıfatını taşıyan ve bu nedenle kendisine İİK’nun 128/2 maddesi gereğince kıymet takdiri raporunun tebliğinde yasal zorunluluk bulunan şikayetçiye, kıymet takdir raporunun tebliğ edilmediği anlaşılmaktadır. Satış ilanı tebligatı ile 18.07.2013 tarihinde kıymet takdirinden haberdar olan şikayetçi, yasal 7 günlük sürede 25.07.2013 tarihinde değerin düşük tespit edildiğinden bahisle icra mahkemesine başvurmuş;.... İcra Hukuk Mahkemesi’nin 2013/420 Esas ve 2013/467 Karar sayılı 08.10.2013 tarihli kararı ile itiraz üzerine mahkemece değerin belirlendiği ve 2 yıl geçmedikçe yeniden kıymet takdiri yaptırılamayacağı gerekçe gösterilerek istemin reddine karar verildiği görülmüştür....
Fesih istemine konu olan ihalede satılan taşınmazların 05.09.2013 tarihinde haczedildiği, İİK'nun 87. maddesi uyarınca, icra memuru tarafından, haczedilen menkullerin kıymet takdirlerinin yapıldığı, haciz tutanağında, borçluyu temsile yetkili kişi ya da kişilerin hazır bulunduğuna dair herhangi bir tespit bulunmadığı gibi, kıymet takdirini de içeren haciz tutanağının borçluyu temsile yetkili kişi ya da kişilere verildiğine dair de herhangi bir tespitin yer almadığı, 24.12.2013 tarihinde tekrar hacizli menkullerin bulunduğu yere gidilerek menkullerin bulunup bulunmadığının tespit edildiği ve menkuller için 05.09.2013 tarihinde kıymet takdiri yapıldığından yeniden kıymet takdiri yapılmasına yer olmadığına karar verildiği, 24.12.2013 tarihinde yapılan bu işlem sırasında borçlu temsilcisi olarak ....t'ın isminin tutanağa yazılarak adı geçen şahsın imzasının alındığı görülmektedir....
İİK'nun 128/a madddesi uyarınca kıymet takdirinin tebliğ edildiği ilgililer raporun tebliğinden itibaren 7 gün içinde raporu düzenleten icra dairesinin bulunduğu yerdeki icra mahkemesinde şikayette bulunabilirler. Somut olayda,.... 15.06.2017 tarihli müzekkeresinde 2015/8 Ortaklığın giderilmesi suretiyle satış dosyasında davacıya çıkartılmış herhangi bir kıymet takdiri ve satış şartnamesine ilişkin bir tebliğin bulunmadığı bildirildiğinden ve takip dosyasında da hissedarın kıymet takdirine muttali olduğuna dair herhangi bir işlem bulunmadığı için, kıymet takdirine ilişkin hususların ihalenin feshi davası sırasında mahkemece değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan, İİK'nun 134/8. maddesinde; "İhalenin feshini şikayet yolu ile talep eden ilgili, vaki yolsuzluk neticesinde kendi menfaatlerinin muhtel olduğunu ispata mecburdur" düzenlemesi yer almaktadır....
Davalı ... vekili yasal süre içinde satış istediklerini, bu aşamada kıymet takdirine yönelik itirazın sonuçlanmasının beklendiğini, kıymet takdir raporunun kesinleşmesine kadar geçen sürede satış isteme süresinin kesildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İcra Mahkemesince davalı ...’in alacaklısı olduğu ... İcra Müdürlüğü’nün 2004/1284 sayılı takip dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 28.06.2004 günü haciz konulduğu, 15.02.2006 günü adı geçen davalının vekili tarafından kıymet takdiri talebinde bulunulduğu ve buna vaki itiraz üzerine, 10.08.2006 günü avansı da yatırılmak suretiyle satış talebinde bulunulduğu; bu suretle haczin düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Sıra cetveline itiraz davaları kendilerine sıra cetvelinde pay ayrılan alacaklılara yöneltilmelidir. Davalılar ... ile ...’ya sıra cetvelinde pay ayrılmadığı gibi, davalı ... da alacaklı olmayıp, borçludur....
Davalı ... vekili yasal süre içinde satış istediklerini, bu aşamada kıymet takdirine yönelik itirazın sonuçlanmasının beklendiğini, kıymet takdir raporunun kesinleşmesine kadar geçen sürede satış isteme süresinin kesildiğini bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İcra Mahkemesince davalı ...’in alacaklısı olduğu ... İcra Müdürlüğü’nün 2004/1284 sayılı takip dosyasından bedeli paylaşıma konu taşınmaz üzerine 28.06.2004 günü haciz konulduğu, 15.02.2006 günü adı geçen davalının vekili tarafından kıymet takdiri talebinde bulunulduğu ve buna vaki itiraz üzerine, 10.08.2006 günü avansı da yatırılmak suretiyle satış talebinde bulunulduğu; bu suretle haczin düşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1- Sıra cetveline itiraz davaları kendilerine sıra cetvelinde pay ayrılan alacaklılara yöneltilmelidir. Davalılar ... ile ...’ya sıra cetvelinde pay ayrılmadığı gibi, davalı ... da alacaklı olmayıp, borçludur....
Somut olayda, borçluya ödeme emri tebligatı dışında kıymet takdiri raporunun da tebliğ edildiği, borçlunun şikayet dilekçesinde kıymet takdir raporu tebliğ işleminin usulsüzlüğüne yönelik bir iddiasının bulunmadığı anlaşılmıştır. Buna göre, Tebligat Kanunu'nun 32. maddesi gereğince borçlunun ödeme emrinden en geç kıymet takdir raporunun tebliğ edildiği 26.5.2014 tarihinde haberdar olduğu kabul edilmelidir. O halde mahkemece, borçlunun ödeme emri tebliğinden haberdar olduğu 26.5.2014 tarihinden itibaren 7 günlük süreden çok sonra 12.6.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı usulsüz tebligat şikayetinin, İİK.nun 16/1.maddesi kapsamında 7 günlük hak düşürücü sürede yapılmaması nedeniyle reddi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir....
İstinaf Sebepleri Şikayetçi taşınmaz maliki üçüncü kişi istinaf dilekçesinde; alacaklı şirketin başka bir şirkete devrolunduğunu ve ticaret sicilinden terkin edildiğini, terkin tarihinden sonra alacaklı şirket adına yapılan tüm işlemlerinin usulsüz olduğunu, bunun ihaleyi de usulsüz hale getirdiğini, ilgililere çıkarılan kıymet takdiri raporu ve satış ilanı tebliğlerinin usulsüz olduğunu, ilgililere kıymet takdiri raporu tebliğ edilmediğinden kesinleşmeyen rapora dayalı şartname hazırlanmasının da usulsüz olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılması ile şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacaklı şirket tarafından dava dışı ... ....Ltd.Şti ile ....Ltd.Şti. şirketlerinden olan alacağı nedeniyle ... 8....
takdiri raporunun da usulsüz tebliğ edildiğini ileri sürdüğü, kıymet takdiri raporunun usulsüz tebliği hâlinde satış ilanı tebliğ işlemi de usulsüz olacağından kıymet takdiri kesinleşmeden ihalenin yapılması durumunun ortaya çıkacağı ve bu hâlin taşınmazın değerini ve ihale bedelini etkileyecek nitelikte olduğu, bu durumda 2004 sayılı Kanun’un 134 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince zarar unsurunun yokluğundan bahsedilemeyeceği, kıymet takdiri raporunun ise şikâyetçi borçluya 28.10.2021 tarihinde 7201 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesine göre şeklen usulüne uygun olarak eşi ...'...


