WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

-KARAR- Davacı vekili, müvekkili şirketin intifa hakkı sahibi olduğu taşınmazdan istifade hakkını bayii davalı ... Petrol San.ve Tic.Ltd.Şti.aracılığıyla kullandığını, bu arada müvekkilinin davalı ... AŞ.ile intifalı taşınmazlar üzerinde oto LPG tesisi kurulması yönünde sözleşme imzalandığını, istasyonda otogaz satışına başlandığını,bu satışa davalılar arasında imzalanmış olan oto gaz satış sözleşme sürelerinin sona ermesine kadar izin verildiğini, sözleşmenin 2004 yılı/Eylül ayında sona erdiğini, buna rağmen otogaz tesislerini kaldırmadığını ve tabelaları da bulundurmaya devam ettiğini ileri sürerek, müdahalenin men'ine, otogaz tesisinin kal'ine ve taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davanın reddi gerektiğini savunmuştur....

olmadığı, intifa davasının devam ettiği, intifa hakkı olmayan yerde ecrimisil hakkı olup olmadığının tartışılamayacağı, ayrıca yapının kaçak olduğu, bu konuda yazılı beyanda bulunacaklarını beyan etmesine rağmen, hâkimin keşif kararı vermek istediğini, bunun üzerine vekili ve kendisinin hangi konuda keşif yapılacağının tutanağa yazdırılmasını isteyince hâkimin kendisini azarladığını ve ara kararını yazdırmaya başlamadan önce yaptıkları itirazlara ve reddi hâkim taleplerine rağmen, usûl ve kanuna aykırı olarak 1 nolu ara kararı yazdırdığı, bu ara kararın kendisine ait taşınmazda keşif yapılmasına ilişkin olup gerekçesiz olarak yazıldığı, reddi istenen hâkimin 11.09.2014 tarihli duruşmada İstanbul 2....

Genel Müdürlüğü lehine 29 yıllık intifa hakkı tesis edildiği taşınmazın tahsisli olduğu ve amacına uygun kullanıldığı, intifa hakkı kapsamında kullanım bedeli tahsil edildiği, davacının fuzuli şagil olarak değerlendirilemeyeceği anlaşıldığından tesis edilen işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna verilmiştir." denilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilmişk, Bölge İdare Mahkemesince de itiraz reddedilmiştir. Mahkemece; tarafların kabulünde olduğu gibi dava konusu taşınmazın davalı şirket ile davacının halefi olan ... tarafından 1965 ve 1974 tarihli ikili anlaşmalar gereği müşterek malik olarak ortaklaşa kullanıldığı, davalı tarafın gerek 22/05/2006 tarihli protokolü, gerekse 12/01/2007 tarihli kira sözleşmesini bu sözleşmelerden doğan talep, dava ve geri alma haklarını saklı tutarak imzaladığı, bu sözleşmelerde davacının kira öncesi döneme ilişkin ücret talep edebileceğine dair hüküm bulunmadığı, 1965 ve 1974 tarihli sözleşmelerin ......

Belediye Encümen kararı ile 99 yıllığına Anadolu İmam Hatip Lisesi Derneği lehine intifa hakkı tesisine karar verildiğini, intifa hakkının tapuda tescil edildiğini belirterek... ilçesi, 3185 ada 8 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki davalı Dernek adına hukuka aykırı, yolsuz ve yok hükmünde olan intifa hakkı tescilinin kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; intifa hakkı süresinin dolmadığını, lehine irtifak hakkı tesis edilen derneğin tüzel kişiliğinin devam ettiğini, tapu siciline kaydedilmiş ayni hakkın idari işlemle kaldırılmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III....

Davacı yan, intifa hakkı sahibi oldukları taşınmazda bu hakka dayanarak elatmanın önlenmesi isteğinde bulunduğunu ileri sürmekte ise de dayanılan vakıalar doğrultusunda uyuşmazlığın temelini intifa hakkını davacı adına kullanan bayi ve bu bayi ile diğer davalı ...Ş’nin yaptığı otogaz satış sözleşmesi ve bu sözleşmeye onay veren çerçeve sözleşmede tanınan sürenin sona erdiği iddiası oluşturmaktadır. Dosya içeriğine göre, davacı ...nin 492 ada 36 (750 ada 1) parsel sayılı taşınmazlarda intifa hakkı sahibi olduğu ve bu yerde davalı .... San. ...ye bayilik verdiği anlaşılmaktadır. Davacı şirket, ... Tic. San. ...nin de içinde bulunduğu çok sayıda bayisine bu tip tesislerde belli bir süre için otogaz satışı izni vermiş, bu arada davacı, davalılardan ... A.Ş. ile otogaz tesisi kurulması ve satış yapılmasına onay verme anlamında 02.01.2011 tarihli çerçeve sözleşme imzalamıştır....

Taşınmaz üzerindeki yasal intifa hakkı tapu kütüğüne tescil edilmemiş olsa bile, durumu bilenlere karşı ileri sürülebilir. Tescil edilmiş ise, herkese karşı ileri sürülebilir. III. Sona ermesi 1. Sona erme sebepleri Madde 796- İntifa hakkı, konusunun tamamen yok olması ve taşınmazlarda tescilin terkini; yasal intifa hakkı, sebebinin ortadan kalkması ile sona erer. Sürenin dolması veya hak sahibinin vazgeçmesi ya da ölümü gibi diğer sona erme sebepleri, taşınmazlarda malike terkini isteme yetkisi verir. 2. Süresi Madde 797- İntifa hakkı, gerçek kişilerde hak sahibinin ölümü; tüzel kişilerde kararlaştırılan sürenin dolması, süre kararlaştırılmamışsa kişiliğin ortadan kalkmasıyla sona erer. Tüzel kişilerin intifa hakkı, en çok yüz yıl devam edebilir." hükümlerini haizdir. Rekabet Kurulu'nun, 2002/2 Dikey Anlaşmalara İlişkin Grup Muafiyet Tebliği gereği, bayilik sözleşmeleriyle birlikte yapılmış kira, intifa gibi sözleşmeler 5 yıllık grup muafiyetinden yararlanır....

Dosya içerisindeki bilgi ve belgelerden; .... 7.123,25 m² miktarlı benzin istasyonu vasfındaki taşınmazın, dava dışı .... adına kayıtlı iken 27.10.1999 Tarih ve 1541 yevmiye nolu işlemle... lehine 10 yıl müddetli intifa hakkı tesis edildiği, 02.11.1999 tarih ve 1568 yevmiye nolu işlemle intifa süresinin 15 yıla çıkartıldığı, taşınmaz malikinin borcundan dolayı taşınmazın icra yoluyla satıldığı, davalı şirketin taşınmazı satın aldığı, davacı şirketi temsilen avukat Zübeyir Özakça'nın 01.10.2010 günü intifa hakkından bedelsiz feragat ettiği, 108,00 TL döner sermaye ücreti ile 12.407,89 TL harç ödemek suretiyle intifa hakkını terkin ettirdiği, ödenen bu bedelin sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan talep edildiği anlaşılmaktadır. 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 58/f maddesi uyarınca intifa terkin harcının mükellefi, lehine terkin işlemi yapılan taşınmaz malikidir....

Ancak; 11.06.2013 tarihinde yürürlüğe giren 6487 sayılı Yasa ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun değiştirilen Geçici 6. maddesinin 7 ve 13. fıkralarıyla getirilen “Bu madde kapsamında açılan davalarda mahkeme ve icra harçları ile her türlü vekalet ücretleri bedel tespiti davalarında öngörülen şekilde maktu olarak belirlenir." ve “...bu fıkra kapsamında kalan taşınmazlar hakkında açılan ve kesinleşmeyen davalarda da uygulanır.” düzenlemeleri karşısında maktu harca hükmedilmesi gerekirken nispi harca hükmedilmesi ve davalı kurum lehine irtifak hakkı tesisi yerine intifa hakkı tesisine karar verilmiş olması doğru değil ise de, bu yanılgının düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 ve 2 numaralı bendlerinde yer alan “intifa" ibaresi metinden çıkartılarak yerine “irtifak" ibaresinin yazılmak ve gerekçeli kararın harca ilişkin 4 numaralı bendinin hükümden çıkarılarak, yerine “Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 24,30 TL maktu...

Ancak taşınmazın tapu kaydında şikayetçi borçlu yönünden verilmiş bir tahsis kararı veya kurulmuş bir intifa hakkı bulunması durumunda meskeniyet şikayetinde bulunulabilir. Dairemizin 16.4.2019 tarih ve 2018/6810 E. - 2019/6436 K. sayılı bozma ilamında da bu hususa değinilmiştir. Somut olayda, şikayet konusu yerin tapu kaydında buranın İzzet Paşa adına kayıtlı olup şikayetçi borçlu yönünden verilmiş bir tahsis kararı veya kurulmuş bir intifa hakkının bulunmadığı, bu suretle borçluya ait enkaz niteliğinde menkul olduğu anlaşılmıştır....

Öte yandan, davalı üniversite ile dava dışı malik arasında yapılan intifa sözleşmesinde, müzenin işletimi ve gayrimenkul üzerindeki tüm binaların ve bahçenin bakım, gözetim, güvenlik vb giderlerinin davalı üniversiteye ait olduğu kararlaştırılmıştır. Anılan sözleşme hükmüne göre, intifa hakkı sahibi olan davalı üniversite, binanın bakımındaki eksikliklerden doğan zararlardan, malikle birlikte müteselsilen sorumludur. Nitekim, dava sürerken yürürlüğe giren TBK. nun 69/2 maddesi ile yapılan düzenleme de aynı doğrultudadır. Buna göre, mahkemece; yanılgılı değerlendirme ve eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan esaslar gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulü ile hükmün HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 29.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu