Ayrıca aynı Yasa'nın 258. maddesi uyarınca ise ihtiyati haciz kararı talep eden alacaklının, alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek kadar delil göstermesi yeterli olup tam bir ispat aranmamaktadır. Somut olayda, ihtiyati haciz isteyen, karşı tarafın dava dışı şirkete ödemesi gereken sermaye borcunu kendisinin ödediğini ve bu bedelin tahsili için başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini dava etmiş, yargılama sırasında alınan ön bilirkişi raporunda da ihtiyati haciz isteyenin karşı taraftan alacaklı olduğu açıklanmış ve bu raporun dosyaya sunulması üzerine ihtiyati haciz talebinde bulunulmuştur....
Bu nedenle, ihtiyati haciz kararına itirazın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış kararın bu nedenle ihtiyati haciz isteyen alacaklı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte yazılı nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte yazılı nedenlerle ihtiyati haciz isteyen alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın ihtiyati haciz isteyen haciz isteyen alacaklı yararına BOZULMASINA, 06/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
.-2011/444 K.sayılı ilamı ile hükmedilen 2400,65 TL vekalet ücreti alacağının tahsili için ihtiyati haciz kararı verilmesi istenilmiştir. Mahkemece, davanın reddi cihetine gidilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir. Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü.İhtiyati haciz isteyen vekili, 2400,65.-TL vekalet ücreti alacağına ilişkin ilama istinaden ihtiyati haciz talebinde bulunmuştur.Mahkemece, talep konusu kararın kesinleşmediği, ilama dayalı alacak için ilamlı takip yapılabileceği belirtilerek ihtiyati haciz isteminin reddine karar verilmiş, hüküm ihtiyati haciz isteyen vekili tarafından temyiz edilmiştir.HMK’un 367’inci maddesinde mahkeme kararlarının kural olarak kesinleşmeden icra edilebileceği belirtildikten sonra bu kuralın istisnaları da açıkça düzenlenmiştir....
nun 89.maddesinden farklı olarak, 3.kişinin, doğrudan İİK'nun 78.maddesine göre istenen haciz nedeniyle, anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, haciz yazısına cevap verilmemesi halinde 3.kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak yoktur. Somut olayda, şikayete konu müzekkere, 89/1 haciz ihbarnamesi mahiyetinde olmayıp, İİK'nun 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi niteliğinde olduğundan, 3. kişinin, nezdinde borçlunun alacağı var ise haciz talebini yerine getirmesi, aksi halde hiçbir işlem yapmaması gerekir. Bu durumda şikayetçiye gönderilen haciz müzekkeresi, 3. kişi aleyhine İİK'nun 89. maddesindeki sonuçları doğurmayacağından, şikayetçi 3. kişinin iptalini istemesinde hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu durumda mahkemece, 3. kişinin şikayetinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerekirken, ... 42. Şube Müdürlüğü, ... 4....
Hukuk Dairesinin 15.12.2021 tarih ve 2021/5878 Esas 2021/11438 Karar sayılı kararı ile onandığı, şikayetçinin ikinci haciz ihbarnamesinde alacak miktarının belirtilmediği iddiası İİK'nın 16/2. maddesi kapsamında süreye bağlı olmaksızın şikayet konusu yapabileceği, İcra İflas Kanunu Yönetmeliği'nin 42/2. maddesine göre, birinci haciz ihbarnamesinde, haczin hangi miktar için yapıldığının yazılması, Yönetmeliğin 43. ve 44. maddeleri uyarınca ise, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamelerinde aynı bilgilerin yer alması gerektiğini, birinci haciz ihbarnamesinde haciz uygulanacak miktar 230.000,00 TL olarak gösterildiği, üçüncü haciz ihbarnamesinde de haciz miktarı da birinci haciz ihbarnamesindeki gibi 230.000,00 TL olarak belirtildiği, şikayete konu 21.05.2019 tarihli ikinci haciz ihbarnamesinde ise herhangi bir miktara yer verilmediği, ancak yukarıda yer verilen yasal düzenlemelerden anlaşılacağı üzere ikinci haciz ihbarnamesi, birinci haciz ihbarnamesinde yazılı miktarı aynen içermek zorunda olduğundan...
ARA KARAR : Mahkemece; ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin 04/11/2024 tarihli dilekçesinde; ihtiyati haciz talebinin muaccel bir alacak için borçlunun mal kaçırdığından bahisle ihtiyati haciz talebinde bulunduğunu, ihtiyati haciz talep eden vekilinin talep dilekçesi ve ekinde sunduğu deliller incelendiğinde, alacaklı şirketin, borçluya ilaç alım bedeli olarak para gönderdiğini, borçlunun taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak ilaç teslimini yapmadığından bahisle avans olarak gönderilen para alacağı için ihtiyati haciz talep ettiğini, talep eden vekili ihtiyati haciz istemini dekontlara ve sözleşmeye dayandırmış ise de, söz konusu sözleşme uyarınca borçlunun edimini yerine getirmediği ve alacaklının para borcunun doğduğunu yaklaşık ispat seviyesinde ispat edemediğini, ihtiyati haciz talep eden tarafından sunulan belgeler ihtiyati haciz sebeplerinin varlığı hakkında mahkemede kanaat uyandırmaya yeterli görülmediğinden ihtiyati haciz talebinin İİK’nın 257/I hükmündeki hukukî sebep...
Borçlunun üçüncü kişi nezdindeki alacakları taşınır niteliğinde olduğundan, takibin kesinleşmesinden sonra alacaklı, İİK.nun 78. ve müteakip maddeleri gereğince üçüncü kişiye yazılacak bir haciz yazısı ile haciz konulmasını isteyebileceği gibi, üçüncü kişiye İİK.nun 89. maddesine göre haciz ihbarı gönderilmek suretiyle de haczini talep edebilir. Borçlunun, üçüncü kişi nezdinde ileride doğması muhtemel alacaklarının haczi ise ancak İİK.nun 78. maddesi kapsamında gönderilecek haciz yazısı ile mümkündür. Her iki hal İİK.nun farklı maddelerinde düzenlenmiş olup sebep ve sonuçları değişiklik arz eder. İİK.nun 78. maddesi gereği, 3. kişiye doğrudan doğruya haciz müzekkeresi gönderilmek suretiyle borçluya ait hak ve alacaklar üzerine haciz konulması halinde, 3. kişi tarafından yapılması gereken borçluya ait hak ve alacak var ise haciz gereği işlem yapmak, yok ise haczedilecek mal ve hak bulunmadığını icra dairesine bildirmektir....
Şikayetçinin başvurusu, kendisine gönderilen İİK’nun 89/1, 89/2 ve 89/3. maddeleri kapsamında düzenlenen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin olup, mahkemenin haciz ihbarnamesi tebliğ işlemlerinin usulsüz olduğuna dair kabulü yerinde ise de; şikayetçiye gönderilen birinci haciz ihbarnamesi usulüne uygun tebliğ edilmemiş ise, birinci haciz ihbarnamesine ıttıla tarihine göre süresinde itiraz edilmesi halinde artık şikayetçiye ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi çıkarılamayacağından, ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesi de yok hükmünde olduğundan ilk haciz ihbarnamesinin tebliğ tarihinin şikayetçi tarafından bildirilen ıttıla tarihine göre düzeltilmesi ile ikinci ve üçüncü haciz ihbarnamesinin iptaline karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi ve istinaf başvurusunun da Bölge Adliye Mahkemesi’nce esastan reddedilmesi isabetsiz olup bozmayı gerektirmiştir....
nun 78.maddesine göre istenen haciz nedeniyle anılan işlemlerin dışında herhangi bir sorumluluğu bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla, haciz yazısına cevap vermemesi halinde 3.kişi nezdinde kesinleşen haciz konusu bir alacak yoktur. Somut olayda, 3. kişiye gönderilen 16.10.2014 tarihli müzekkere 89/1 haciz ihbarnamesi mahiyetinde olmayıp, İİK.nun 78. maddesi kapsamında haciz müzekkeresi niteliğinde olduğundan, 3. kişinin, nezdinde borçlunun alacağı var ise haciz talebini yerine getirmesi, aksi halde hiçbir işlem yapmaması gerekir. Bu durumda şikayetçiye gönderilen haciz müzekkeresi 3. kişi aleyhine İİK.nun 89. maddesindeki sonuçları doğurmayacağından, iptalini istemesinde hukuki yararı yoktur. O halde mahkemece, 3. kişinin şikayetinin hukuki yarar yokluğu nedeni ile reddi gerekirken esasının incelenmesi isabetsiz ise de sonuçta istem reddedildiğinden sonucu doğru mahkeme kararının onanması gerekmiştir....
İş sayılı ve 29.08.2012 tarihli ihtiyati haciz kararının incelenmesinde; “..... tarafından tekne makine sigorta bedelinin ödenmesi halinde 501.890,00 TL ve ferilerini karşılayacak miktarın üzerine ihtiyati haciz konulmasına” karar verildiği görülmüştür. Bu hali ile ihtiyati haciz kararı sınırlı olup, alacaklılar, yalnız .... tarafından, tekne makine sigorta bedelinin ödenmesi halinde 501.890,00 TL ve ferilerini karşılayacak miktarın üzerine ihtiyati haciz koyabilirler. Bunun dışında borçlunun diğer taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü kişilerde buluna hak ve alacakları üzerine haciz konulamaz. Öte yandan, İİK'nun 89. maddesi uyarınca birinci haciz ihbarına itiraz edilmemesi halinde, üçüncü kişiye 2. haciz ihbarı gönderilmesi, buna da yasal sürede itiraz edilmemesi durumunda borç, 3. kişinin zimmetinde sayılacağından, adı geçene 3. haciz ihbarı gönderilerek, zimmetinde sayılan parayı icra dosyasına ödemesi istenir....


