"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Y A R G I T A Y K A R A R I Mahkemece verilen kararın gerekçe kısmında iş bu davadan tefrik olununarak sonuçlanan hizmet tespiti davasının kesinleştiği belirtilmiş ise de dosya arasına alınan hizmet tespitine ilişkin dosyasının içerisinde kesinleşme şerhi veya gerekçeli karar tebliğ evraklarına rastlanmamıştır. Dosya içersinde mevcut olmayan hizmet tespiti davasına ait kesinleşme şerhinin eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08.09.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Somut olayda; davacı vekili, davacının davalı iş yerlerinde 10/10/1996 ile 05/08/2004 tarihleri arasında kesintisiz işçi olarak çalıştığını ancak sigortasının yapılmadığını bildirerek hizmet tespiti isteminde bulunmuştur. Davacı vekili ... 1. İş Mahkemesinin 2005/759 Esasında kayıtlı dosyasında davacının davalı iş yerlerinde 10/10/1996 ile 05/08/2004 tarihleri arasında kesintisiz çalıştığını, haksız olarak işten çıkarıldığını kendisine alacak ve tazminatlarının ödenmediğini bildirerek hizmet tespiti dosyası ile birleştirilerek yargılama yapılarak alacak ve tazminata karar verilmesini istemiştir. Dosya kapsamında ... 1. İş Mahkemesince ... 1. İş Mahkemesinin 2005/759 Esasında kayıtlı alacak ve tazminat dosyası bu hizmet tespiti dosyası ile birleştirilmiştir. Yargıtay 21. Hukuk Dairesinin 23/02/2012 tarih 2010/13231 E. - 2012/2270 K. sayılı kararında, Hizmet Tespiti ve Alacak - Tazminat davalarının ayrılmasına karar verildiği, ... 1....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İŞ MAHKEMESİ Uyuşmazlık hizmet tespiti - 5510 sayılı Kanun'un 40. maddesi gereğince fiili hizmet zammı süresinin tespiti isteğine ilişkin olup kararın temyizen incelenmesi Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin görev alanı içerisine girmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle dosyanın Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 10.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVA : Davacı, hizmet süresinin tespiti ile kıdem tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: Y A R G I T A Y K A R A R I Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, üç aylık deneme süresinin bitiminde Sosyal Güvenlik Kurumu bildiriminin yapılması gerekirken 10 ay sigortasız çalıştırıldığını, bunun üzerine iş sözleşmesini noter aracılığıyla çektiği 13.08.2012 tarihli ve 37679 sayılı ihtarname ile feshettiğini, bunun üzerine 14.08.2002 tarihinde Sosyal Güvenlik Kurumu girişinin yapıldığını belirterek; hizmet süresinin tespiti ile 600,00 TL kıdem tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı Savunmasının Özeti: Davalılar davanın reddini savunmuştur....
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece davanın kısmen kabulü ile kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti, ulusal bayram, genel tatil ve fazla mesai alacaklarının davalıdan tahsiline hükmedilmiştir. D) Temyiz: Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık öncelikle hizmet süresinin tespiti noktasında toplanmaktadır. Davalı işveren, davacı işçi ve S.G.K. aleyhine davacının iş akdi ile çalışmadığı yönünde menfi hizmet tespiti davası açmıştır. Öncelikle çözülmesi gereken dava resen araştırma ilkesine tabi kamusal nitelikteki menfi hizmet tespiti davasıdır. İşbu menfi hizmet tespiti davası bu davayı doğrudan etkileyeceğinden öncelikle menfi hizmet tespiti davasının yürütülüp, o dosyanın işçilik alacaklarına yönelik bu davada bekletici mesele yapılması gerekirken mahkemece bu davanın sonuçlanıp kesinleşmesi beklenmeden eldeki davada yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır....
nin gösterilmesi, talep kısmında kıdem ve ihbar tazminatı ile alacak tahsilinin talep edilmesi karşısında; usulüne uygun açılmış bir hizmet tespiti davasının olmadığı, davanın açıkça alacak davası olduğu anlaşılmaktadır. Bu davaya ...'nın dahil edilerek devam edilmesi hatalıdır. Usulüne uygun açılmayan hizmet tespiti davasının reddi gerekir. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz edenlerden davalı ...'ye iadesine, 18.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkemece hizmet tespiti davasında tüm mirasçılar yönünden kabul kararı verilmiştir. Dairenin oy çokluğu ile aldığı onama kararına aşağıdaki sebeplerle katılmıyorum: Hizmet tespiti davalarında verilecek kararlar; hem hizmet süresinin tespitine hem de işverenin bildirilmeyen hizmet sürelerine ait prim borcunu ödemesine ilişkin sonuçlar doğurur. Bu nedenle hizmet tespiti davalarında husumetin, aleyhine hüküm teşkil etmesi istenen (SGK ile birlikte) bildirimde bulunmayan ve asıl prim borçlusu olan işveren aleyhine de yöneltilmesi gereklidir. İşverenin vefatı halinde ise işveren yerine geçen ve prim borçlusu olan mirasçılarına karşı husumetin yöneltileceği ve davanın görüleceği tartışmasızdır. 4721 sayılı T.M.K. m.605 ve devamı maddelerine göre, mirasın reddi beyanı, bozucu yenilik doğuran beyandır ve geriye doğru hüküm doğurur. Mirası reddedenlerin, ölüm gününden başlayarak mirasçılık sıfatları kalkar ve tereke borçlarından sorumlulukları kalmaz....
K A R A R Dava,hizmet tespiti ile işçilik alacaklarının tahsili istemine ilişkin olup mahkemece davanın hizmet tespiti talebi yönünden reddine işçilik alacakları yönünden ise kısmen kabulüne karar verildiği, Hükmün Dairemizce 6.9.2012 gün ve 2012/15218 Esas ve 2012/13681 Karar sayılı ilamı ile hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların tefriki için bozulduğu,Mahkemece davaların tefrikine ilişkin Dairemiz bozma ilamına karşı direnilerek davanın yeniden hizmet tespiti yönünden reddine işçilik alacaklarına ilişkin talepler yönünden ise kısmen kabulüne karar verildiği verilen kararın davalı Kurum ve davalı işveren tarafından temyiz edilmeksizin yalnızca davacı tarafından temyiz edildiği dolayısıyla temyiz incelemesinin hizmet tespitine ilişkin yapılarak ve 05/07/2012 gün ve 6352 sayılı Yasa ile 5521 sayılı Yasaya eklenen geçici 2.maddesi gözetilmek suretiyle mahkemenin hizmet tespitine ilişkin direnme hükmünde dayandığı gerekçeye göre Dairemize ait anılan bozma ilamının...
a yönelen hizmet tespiti davasının reddine, ... mirasçılarına yönelen hizmet tespiti davasının reddine dair verilen ilk karar Dairemizin 02.02.2016 Tarih ve 2015/5813 E, 2016/873 K sayılı kararında; her ne kadar davacının bir kısım çalışmaları ... mirasçılarının ortakları olduğu davalı şirketlerden bildirilmiş ise de davacının ... yanında ev hizmetlerinde çalıştığı anlaşılmakla eksikliği tespit edilen hizmet sürelerinin ... mirasçıları açısından kabülünün gerektiği belirtilerek bozulmuş, bozma kararına uyan mahkemece son olarak; davacının ..., ...Ltd.Şti., ... ...işyerlerinde 02.10.1996 – 31.03.2009 tarihlerinde asgari ücretle sürekli ve kesintisiz çalıştığının tespitine, Kurum'a bildirilen sürelerin dışlanmasına, bu hizmetlerinin diğer hizmetleriyle birleştirilmesine, davacının fazlaya ilişkin hizmet tespiti taleplerinin reddine, davacının... Ltd.Şti.'ne yönelen davasının reddine, davacının ...'a yönelen davasının reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni" Mahkemesi :İş Mahkemesi Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, ilamında belirtildiği şekilde, davacı ve davalı arasında hizmet akdi ilişkisi bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Hükmün, davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. Davacının, davalı ...’a ait 46 M 0088 plakalı dolmuşta şoför olarak 15.06.1998 ile 17.11.2011 tarihleri arasındaki çalışmalarında hizmetinin tespiti amacıyla eldeki davayı açtığı, mahkemece taraflar arasındaki ilişkinin hizmet akdine dayanmadığı,bahsi geçen aracın hasılat kirası yolu ile işletildiği, dolayısıyla taraflar arasında işçi-işveren ilişkisinin bulunmadığı gerekçe kılınarak davanın reddine karar verildiği görülmüştür....


