"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi DAVALILAR : K A R A R Davacı tarafından 16.5.2005 tarihinde davalı işverene karşı alacak ve tazminat davası açıldığı, 10.7.2006 tarihinde de davalı işveren ile Kurum aleyhine hizmet tespiti davası açıldığı, hizmet tespiti davasının Düzce 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/756 Esas sırasında kayıtlı iken Düzce İş Mahkemesinin faaliyete geçmesi ile Düzce İş Mahkemesine gönderildiği, Düzce İş Mahkemesi’nde 2007/416 Esas sırasında kayıtlı olan hizmet tespiti davasının, 12.11.2009 tarih ve 2007/416 E. 2009/478 K. sayılı kararla, alacak davası ile hukuki ve fiili irtibat bulunduğu gerekçesi ile birleştirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır. Birleştirilmesine karar verilen, Düzce İş Mahkemesi’nin 2007/416 Esas - 2009/478 Karar sayılı dosyasının dosya içerisinde olmadığı anlaşıldığından, dosyanın temin edilerek, eklendikten sonra gönderilmek üzere dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 08/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ YARGITAY KARARI Dosyanın incelenmesinde;hizmet tespiti dosyasının bulunmadığı anlaşıldığından, davacıya ait ... 7. İş Mahkemesi'nin 2008/132 Esas sayılı hizmet tespiti dosyasının eklenerek gönderilmesi için dosyanın mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 03.07.2018 gününde oybirliği ile karar verildi....
Taraflar arasında davacı işçinin hizmet süresinde uyuşmazlık bulunmaktadır. İş yargılamasında çalışma olgusunu ve hizmet süresini, ispat yükü, genel ispat kuralı gereği iddia eden işçiye aittir. İşçi işçilik davası sırasında hizmet süresinin tespiti ile ilgili işçilik alacaklarından bağımsız olarak hizmet tespiti davası açmış olabilir. Bu durumda hizmet süresine bağlı işçilik alacakları davasının sonuçlanması, hizmet tespiti davasının sonucuna bağlıdır. Bu nedenle hizmet tespit davasının bekletici mesele yapılması gerekir Somut olayda, davacının kesinleşmiş hizmet tespiti davasına göre işe giriş tarihi 01.02.2009 tarihi olduğu halde kesinleşmiş bu tespiti aşar şekilde hizmet tespiti davasının sonucu beklenmeden hizmet başlangıcının 15.04.2008 olarak tespiti hatalıdır. 3- Taraflar arasında davacının ücret alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır....
Somut uyuşmazlıkta, Dairemizin 06.04.2016 tarih, 2014/37279 Esas, 2016/8598 Karar sayılı kararı ile davacının davalıya ait işyerinden bildirimi yapılan 22.06.2008-01.08.2010 tarihleri arasındaki hizmet süresinin tazminat ve alacak taleplerine esas alınması gerekirken hatalı ve varsayıma dayalı olarak hizmet süresinin belirlenmesi nedeniyle bozma kararı verilmiştir. Dairemizce bozma kararı verilen ilk gerekçeli kararda davacının hizmet tespiti davası olduğuna ilişkin herhangi bir bilgi Mahkemece dosyaya yansıtılmamıştır. Bununla birlikte Mahkemece bozma sonrası verilen gerekçeli kararda, davacının aynı Mahkeme nezdinde 2015/509 E. sayılı dosya ile hizmet tespiti davası açtığı belirtilmiştir. Uyap'tan yapılan kontrolde hizmet tespiti davasında verilen kararın taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin 29.05.2017 tarih ve 2016/11616 Esas, 2017/4535 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmıştır....
Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. 1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı Kurum vekilinin temyiz istemi yönünden; dava 28.01.2015 tarihinde açılmış olup, dava türü olarak hizmet tespiti ve yaşlılık aylığı davasıdır.Mahkemece davacının yaşlılık aylığı talebi reddedilmiş, hizmet tespiti talebi ise kısmen kabul edilmiştir.6552 Sayılı Kanunun 64. maddesi ile değişik 5521 Sayılı Kanunun 7. maddesi 4. fıkrasında “ Hizmet akdine tabi çalışmaları nedeniyle zorunlu sigortalılık sürelerinin tespiti talebi ile işveren aleyhine açılan davalarda, dava Kuruma resen ihbar edilir....
E) Gerekçe: Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacının hizmet süresine ilişkindir. Dosya içeriği itibariyle davacının hizmet süresi net olarak ortaya konmamıştır. Ayrıca davacının hizmet tespiti davası açtığı da anlaşılmaktadır. Hizmet tespiti davasında tespit edilecek hizmet süresi işçi alacaklarını doğrudan etkileyeceğinden, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 165/1. maddesi uyarınca hizmet tespiti davasının bekletici mesele yapılarak sonucuna göre değerlendirme yapılması için kararın bozulması gerekmiştir. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, bozma sebebine göre esasa ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 24.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Somut olayda, mahkemece, davacı tarafa hizmet tespiti davası açması konusunda süre verilmiş, bu süre içinde hizmet tespiti davası açılmaması gerekçe gösterilerek hizmet ilişkisinin ispatlanamadığı sonucuna varılmıştır. Oysa, yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK.'nun 24.maddesi hükümleri gereği kanunda açıkça belirtilmedikçe, hiç kimse kendi lehine olan davayı açmaya veya hakkını talep etmeye zorlanamaz. Davacı ve davalı tanıklarının tamamının davacının işyerinde çalıştığı müdüründe üstünde olduğunu ve işlerle ilgilendiğini bildirmişlerdir. Hatta bazı tanıkların, davacının ortak olduğunu düşündükleri yolundaki beyanları dikkate alındığında davalı şirketin Ticaret Sicil Memurluğundan kayıtları getirtilerek taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığının tespiti ile; eğer hizmet ilişkisi varsa fesih ve alacaklar konusunda bilirkişi incelemesi de yaptırarak ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekir....
Hizmet tespiti davası açılması zorunlu olmadığından, Mahkemece taraflar arasında hizmet ilişkisi bulunup bulunmadığı gösterilen ve toplanılan delillere göre değerlendirilip bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olup bozma nedenidir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 07.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dairesinin bozma kararı üzerine verilen hizmet tespiti davasının .... Hukuk Dairesi tarafından ilgili dairesine gönderilmemesi nedeniyle, bozma üzerine verilen hizmet tespiti isteğine ilişkin dosyanın ... Hukuk İş Bölümü İnceleme Kurulu'na GÖNDERİLMESİNE, 29.09.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; Yargıtay Bozma ilamına uyulmasına karar verildiği ancak bozma ilamında belirtildiği şekilde Alacak ve Tespit davalarının tefrik edilmesi gerektiği halde tefrikine karar verilmeden davanın sadece hizmet tespiti davası açısından karara bağlandığı anlaşılmaktadır. Mahkemece bozma kararına uyulduğu halde, bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiştir. 9.5.1960 gün ve 21/9 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bozma kararına uyan mahkeme artık bozma kararı gereğince işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır. Gerçekten mahkemece uyulmasına karar verilen bozma kararında; hizmet tespiti ve işçilik alacaklarına ilişkin davaların tefrik edilmesi gerektiği belirtilmesine rağmen mahkemece tefrik kararı verilmeden dava sadece hizmet tespiti açısından karara bağlanmıştır. Yapılacak iş; hizmet tespiti ve işçilik alacakları davasını ayırmak ve eksik yargı harçlarını tamamlattıktan sonra yargılamayı birbirinden bağımsız olarak sonuçlandırmaktan ibarettir....


