WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 05 Haziran 2026

HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dosyanın ve aynı olaya ilişkin temyiz dosyalarının birlikte incelenmesinden; 13/03/2016 tarihinde Ankara ili, Çankaya ilçesi, Kızılay semti, Güvenpark’ta meydana gelen patlama nedeniyle zarara uğrayan davacı/davacılar tarafından, olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülmüş, ancak İdare Mahkemeleri ve Bölge İdare Mahkemesi tarafından olayda davalı idarenin / idarelerin hizmet kusuru bulunmadığı sonucuna varılmış, davacılar tarafından dosyalarda bulunan olaya ilişkin bilgi ve belgelerin değerlendirilmediği ileri sürülerek temyiz aşamasında da hizmet kusuruna ilişkin iddialar tekrarlandığından, Dairemizce öncelikle bu hususa ilişkin olarak davacıların temyiz iddiaları doğrultusunda dava konusu olay değerlendirilmiştir. Dava konusu olayın bir terör olayı olduğu açık olmasına rağmen, bu terör olayında idarenin hizmet kusuru / kusursuz sorumluluğunun bulunup bulunmadığının açıklığa kavuşturulması gerekmektedir....

Zarar ile idari eylem arasında nedensellik bağının kurulabildiği hallerde idare hukuku kuralları çerçevesinde öncelikle hizmet kusurunun bulunup, bulunmadığının araştırılması, hizmet kusuru yoksa kusursuz sorumluluk ilkesine göre zararın tazmin edilip edilemiyeceğinin belirlenmesi gerekmektedir....

Mahkemece, davalının kamu görevlisi olduğu, dava konusunun hizmet kusuru niteliğinde olduğu gerekçesiyle husumet yokluğundan istemin reddine karar verilmiştir. Davacı, aynı kurumda bölüm başkanı olarak görev yapan davalının, kendisine yönelik asılsız şikayette bulunduğu iddiasına dayalı olarak istemde bulunmuş olup, davalının dilekçesinde ileri sürdüğü hususlar kamu hizmetinin bir gereği olmadığı gibi, dilekçenin davalı tarafından jüri üyesine verilmiş olması hizmet kusuru olarak da değerlendirilemez. Mahkemece davanın davalının kişisel kusuruna dayanılarak açıldığı gözetilerek işin esası incelenip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, husumet nedeniyle istemin reddine dair karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir....

Davalı ... vekili, kusur oranını kabul etmediklerini, davacı kurumun aracı kapalı ve güvenli mekanda muhafaza etmemesi nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin aracı olaydan önce diğer davalıya teslim ettiğini belirterek sorumlulukları bulunmadığını, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., kusuru bulunmadığını, aracı ...'tan teslim aldığını, ancak hasara uğramasında kusuru olmadığını belirtmiştir. Mahkemece toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile 15.071YTL'nin 26.4.2004 dava tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki ilişki hizmet sözleşmesine dayanmaktadır. Bu gibi hizmet sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklara ilişkin davaların İş Mahkemelerinde görülmesi 4857 ve 5521 sayılı kanunların 1. maddeleri hükümleri gereğidir....

Mahkemece toplanan deliller ile dosya kapsamındaki tüm belge ve bilgiler birlikte değerlendirilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dava, trafik kazasından kaynaklanan ve hizmet kusuruna dayanılarak, davalı aleyhine yöneltilen tazminat istemine ilişkin olduğundan idari Yargılama Usulü Hakkındaki Kanun'un 2. maddesi hükmü uyarınca tam yargı davası olarak ikame edilmesi gerekmektedir. Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece kendiliğinden dikkate alınması zorunludur. Bu nedenle; İş bu dava ...'nün hizmet kusuru iddiasına dayalı olarak açıldığından idari yargı görevli olup mahkemece HMK'nın 114-115 maddeleri uyarınca yargı yolu bakımından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yetkisizlik ilk itirazının kabulü suretiyle davanın reddine karar verilerek hüküm kurulması doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir....

yapılacak ödemeler'' başlıklı 21. maddesinde anılan hallerde maddi zararların nasıl hesaplanıp karşılanacağının özel olarak düzenlendiği, bu düzenlemeyle, idarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmayan terör olaylarında ödenebilecek maddi tazminat tutarının gösterildiği, genel hükümlere dayalı maddi tazminat isteminde bulunulmuş olsa dahi maddi tazminat hesabında 5233 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği açıktır....

yapılacak ödemeler'' başlıklı 21. maddesinde anılan hallerde maddi zararların nasıl hesaplanıp karşılanacağının özel olarak düzenlendiği, bu düzenlemeyle, idarenin hizmet kusuru ya da kusursuz sorumluluğu bulunmayan terör olaylarında ödenebilecek maddi tazminat tutarının gösterildiği, genel hükümlere dayalı maddi tazminat isteminde bulunulmuş olsa dahi maddi tazminat hesabında 5233 sayılı Kanun'un uygulanması gerektiği açıktır....

ın sürücüsü olduğu tankerin aşırı hız nedeniyle duramayarak, arkadan çarpması nedeniyle davacının % 17 oranda sürekli iş göremeyecek biçimde yaralandığı, konvoy arasına girmeye çalışan davanın ihbar edildiği tanker sürücüsü ...'ın olayda tam kusurlu bulunarak cezalandırıldığı, askerleri taşıyan aracın sürücüsünün kusursuz bulunduğu anlaşılmaktadır. Askerlerin içinde bulunduğu araç sürücüsünün kusuru bulunmadığına göre davalının olaydaki sorumluluğunun dayanağı dava dilekçesi ve dosya içeriğine göre hizmet kusuru ile ilgilidir. İdarenin yol emniyet ve kontrol görevini sağlamak üzere konvoy halindeki askeri araçların sevki sırasında meydana gelen kazadaki rolü idari hizmetin işleyişi ile ilgili olup bundan doğan zararların ödetilmesine ilişkin uyuşmazlıkların çözüm yeri adli yargı yeri değil idari yargı yeridir....

Bugün idarenin sorumluluğu hizmet kusuru veya kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılmaktadır. İster hizmet kusuru, ister kusursuz sorumluluk ilkelerine dayandırılsın, genel olarak idarenin tazmin borcunun doğabilmesi için bir zararın mevcudiyeti, zararla eylem arasında illiyet bağının bulunması zorunludur. Belirtilen bu sorumluluk türlerinden idare hukuku öğretisinde “Hizmet Kusuru” olarak adlandırılan ve kusur esasına dayanan idari sorumluluk idari hizmetin kuruluş ve işleyişinden kaynaklanır. İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu bir hizmetin kuruluşunda, düzenlenişinde veya işleyişindeki nesnel nitelikli bozukluk, aksaklık veya boşluk olarak tanımlanabilen hizmet kusuru, hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi hallerinde gerçekleşmekte ve idarenin tazmin yükümlülüğünün doğmasına yol açmaktadır....

Genel Müdürlüğü'ne karşı hizmet kusuru iddiasına dayalı olarak değil; kazayı yapan makinistin davalı kurum çalışanı olmasına dayandırılarak açılmıştır.Bu nedenle dava, davalı kuruma karşı hizmet kusuru iddasına dayananılarak açılmadığından davanın adli yargı yerinde görülmesi gerektiği gözetilerek işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacılara geri verilmesine 01/06/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu