WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

ın ortaklık sıfatı bulunmadığını, ortak olmayan kişilerin sermaye arttırım kararına katılması nedeniyle sermaye artırma kararının geçersiz olduğunu ileri sürerek, 23.08.2006 tarihli hisse devrine ilişkin ortaklar kurulu kararı ile ortaklığa alınanların pay defterine kayıtları olmadığından ortaklık sıfatlarının bulunmadığının tespiti ile yine ortaklık sıfatı olmayan kişilerin katılımıyla alınmış 01.05.2007 tarihli sermaye artırımı ile ilgili ortaklar kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitini, şirket ortaklarının 23.08.2006 tarihinden önceki kişiler olduğunun ve o tarihteki pay oranının geçerli olduğunun hüküm altına alınmasını talep ve dava etmiştir. Davalılar ve vekili, şirketin ortaklar pay defterinin kuruluşundan beri olmadığını, TTK'nin 520. maddesindeki pay defterine kayıt hükmünün pay defteri olmadığı için yerine getirilemediğini, hisse devri ile ilgili ortaklar kurulu kararının geçerli olmaması halinde sermaye artırım kararının da geçerli olmayacağını savunmuştur....

Tutarındaki sermaye hissesinin 1499 pay karşılığı 14.990.000.000 TL. tutarındaki hissenin Pay Devir Sözleşmesi aslında, İnceleme konusu,18/01/2021 tarihli “1500 adet paydan 1499 adet pay karşılığı 14.990.000.000 TL tutarındaki “hisse devrinin şirket pay defterine işlenmesi hususunda” “... Anonim Şirketi Yönetim Kurulu Başkanlığına” hitaben yazılmış talep aslında, Kasa No: ... içerisinde; davacı ...'nın Yönetim Kurulu Başkanı olduğu ... A.Ş.'nin 21/10/2021 tarihli yazıları ekinde gönderilen ve itiraz edilen; İnceleme konusu, 18/01/2001 tarihli, 4500 pay karşılığı 45.000.000.000 TL. Tutarındaki sermaye hissesinin 4499 pay karşılığı 44.990.000.000 TL. tutarındaki hissenin Pay Devir Sözleşmesi aslında, İnceleme konusu,18/01/2021 tarihli “4500 adet paydan 4499 adet pay karşılığı 44.990.000.000 TL tutarındaki “hisse devrinin şirket pay defterine işlenmesi hususunda” “......

a yapılan hisse devri ile ilgili olarak iflas idaresinin ve ticaret mahkemesinin verdiği yoruma yer bırakmayacak kesinleşmiş bir kararının olmadığını, İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas 19.02.2017 tarih... karar sayılı genel kurul iptali kararının ve 20.06.2014 tarihli bilirkişi raporunun... tarafından ...'a yapılan devrin terekeye aktarılmadığını gösterdiğini, hisse devrinin yürürlükte olduğunu konusunda yine tereddüt bulunmadığını iddia etmiş; davalı ...'e iflas idaresince yapılan edimsiz pay devrinin yok hükmünde olduğunun tespitine, ortaklıkla ilgili bütün haklarının sona erdirilmesini, 16.09.2021 tarihinde yapılmak istenilen olağanüstü genel kurul toplantısının tedbiren durdurulmasını, ...'a yapılan devrin tanınmasına, ortaklığının tesciline ya da gerçek ortaklara ve ...'a genel kurulu toplantıya çağırma yetkisi verilmesine karar verilmesini talep etmiştir....

İlk Derece Mahkemesince, davalı şirketin hisse devirlerinin onaylanmasına ve kabulüne ilişkin 13.11.2003 ve 28.11.2006 tarihli ortaklar kurulu kararlarının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verildiği, hal böyle olmakla birlikte, davalı şirketin 25.09.2008, 25.11.2008, 23.03.2009, 23.02.2011 ve 08.07.2015 tarihli ortaklar kurulu toplantılarında şirket ortaklarının yapmış oldukları hisse devirlerinin görüşülerek karara bağlandığı, bu toplantılara ve kararlara davacının ve oğlu Hakan İnandı’nın bizzat katıldığının anlaşıldığı, davacı tarafça, bu kararların iptali ya da geçersizliğinin tespiti yönünde herhangi bir davanın açıldığının da ileri sürülmediği, bu durumda, her ne kadar davalı şirketin 13.11.2003 ve 28.11.2006 tarihli ortaklar kurulu kararları yok hükmünde olup geçersiz ise de, sonradan hisse devrine muvafakat koşulunun gerçekleşmiş olduğu, zira yasada muvafakat için bir şekil öngörülmemiş olup, muvafakatın yasada öngörülen nisapla alınmış bir ortaklar kurulu kararı biçiminde...

kimlik bilgilerine yer verildiğini, davacının kesinlikle notere gitmediğini, ----- Soruşturma sayılı hazırlık soruşturmasının açıldığını-----alındığını, ifadesinde ----------- çağrıldığını ve hisse devir sözleşmesi altındaki imzanın ---- varıldığında zaten atılmış olduğunu, buna rağmen imza sahibinin işlem mahallinde olup olmadığını araştırmadığını açıkça beyan ettiğini, imzaların huzurunda atıldığına dair şerhi sehven yazdığını söylediğini, bu ifade de dikkate alındığında, ortada noter huzurunda yapılmış bir hisse devir sözleşmesi bulunmadığının ortaya çıktığını, bu nedenle hisse devir sözleşmesinin geçersiz olduğunu, bunun dışında hisse devrine muvafakat edilmesine ilişkin ----- imzanın da davacıya ait olmadığını, ayrıca diğer imza sahiplerinin de ortaklar kurulu sırasında hazır bulunduklarının şüpheli olduğunu, bu nedenle ortaklar kurulu kararının da geçersiz olduğunu, yapılan sahte işlemler nedeniyle suç duyurusunda bulunduğunu, limited şirketlerde pay devrinin şirkete karşı ileri...

ın 05.07.2012 tarihinde açılmış bulunan boşanma davasının halen derdest olduğunu, devrin ortak olan eşten mal kaçırma amaçlı, muvazaalı bir devir olması sebebi ile genel kurul kararının TTK. m.447 çerçevesinde batıl sayılacağını 16.07.2012 tarihli genel kurul kararının TTK. 595/2 gereği, genel kurul kararında belirtilen şartlara uygun olarak toplanmadığından hükümsüz olduğunu belirterek, davalı şirketin 16.07.2012 tarihli hisse devrini konu edinen genel kurul kararının hükümsüz olduğunun tespitini ve iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin davacıya çağrı yapmadan, onun veya vekilinin katılımı olmadan yapılan genel kurulun yok hükmünde, alınan kararların da yoklukla malûl olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile ortaklar kurulu kararlarının hükümsüzlüğünün tespiti ile iptaline karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Dosyada alınan bilirkişi raporu ve taraflarca sunulan uzman görüşlerinde de belirtildiği üzere "ağır kanuna aykırılık"hallerinde bölünme kararının butlanı söz konusu olabilecektir. Ancak ihlal ne kadar ağır olursa olsun bölünme kararı ----tescil edilip yeni bir şirket kurulduktan sonra butlanın tespiti davası açılıp bölünme işlerinin geriye döndürülmesine olanak kalmayacaktır. TTK 353/1 m.gereği anonim ortaklığın butlanına veya yokluğuna karar verilmez. Biran için bunun mümkün olduğu düşünüldüğünde de bu yöndeki talebin -----sahipleri yahut alacaklıları tarafından gündeme getirmeleri gerekir, davacı bu bölünme işlemi sonucu kurulan şirket olarak kurulumuna esas olan bölünme kararının hükümsüzlüğünü talep etme hak ve yetkisine sahip olmadığından davalıların davacının aktif husumetinin bulunmadığı yönündeki itirazı mahkememizce kabul edilerek davacının bölünmenin hükümsüzlüğünün tespiti yönündeki talebinin aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmiştir....

Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, yönetim kurulu kararları, pay defterleri ve şirket hisselerinin devrine ilişkin sözleşmelerin saklanması zorunlu belgelerden olmasına rağmen mezkur belgelerin dava dışı şirketten aradan geçen zaman sebep gösterilerek temin edilemediği, devrin geçerli olup yazılı sözleşmeyle yapıldığını savunan tarafın davalı ... Bayramoğlu olduğu, savunma gereğince şirket pay defteri, devir sözleşmesi ve buna ilişkin yönetim kurulu kararının davalı tarafça ibraz edilmesi gerekmesine rağmen ibraz edilemediği, tüm bunlar olmasa bile şirket ana sözleşmesine göre şirket hisselerinin nama yazılı hisse senedi olarak düzenlendiği ve bu nedenle menkul mal niteliğindeki anonim şirket hisse senetlerinin geçerli devrinin ciro ve teslim koşuluna bağlı olduğu, ancak davalının ciro ve yasal hamil olduğunu da ispatlayamadığı, tüm bu nedenlerle davacıların murisi ... ile davalı ......

Hal böyleyken, mahkemece davacının hisse devrinin tesciline ilişkin dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gözetilerek tescil talebi yönünden açılan davanın hukuki yarar dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Öte yandan müdürlük görevinin sona erdiğinin tespiti ve tescili istemi bakımından ise, dosyada mübrez .. tarihli ticaret sicil gazetesinden de anlaşılacağı üzere davacının müdür sıfatının sona erdiği, buna dair ortaklar kurulu kararının sicile tescili ile ilanı işlemlerinin yapıldığı anlaşıldığından bu talep açısından da davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı olmadığından yazılı gerekçelerle davanın usulden reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir....

Davacının, diğer ortak olan ...’ye hissesini noterden 18/03/2014 tarihinde devrettiği, devrin tescili için davalı şirkete noterden gönderdiği ihtarnamenin 04.08.2015 tarihinde tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK’nın 595/Son. fıkrasına göre hisse devrinin tescili için yapılan başvuru, şirket genel kurulu tarafından 3 ay içerisinde red edilmediği takdirde onay vermiş sayılır. Bu hüküm doğrultusunda hisse devrinin onay tarihinden itibaren şirkete karşı geçerli hale geleceği ve onay tarihi itibarıyla ortaklık devrinin gerçekleştiği anlaşılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu