İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. 2.İstinaf Nedenleri Davalılar istinaf dilekçelerinde özetle, yerel Mahkemece hukuka aykırı karar verildiğini, vekaletin geçersizliği ya da sona erdiği yönünde davacının herhangi bir irade açıklamasının bulunmadığını ve bu durumun yerel Mahkemece değerlendirilmediğini, tanıklarından ...'nın beyanlarına itibar edilmesinin eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, satış bedelinin davacı yana ödenmediği ve tapu satışının düşük miktarda yapıldığı iddiasına dayanılmasının da dürüstlük kurallarına aykırı olduğunu, davacının kat karşılığı inşaat ve satış vaadi sözleşmesine rağmen yeniden hak talebinin sebepsiz zenginleşme niteliğinde ve kabul edilemez olduğunu, davacının vekalet görevinin kötüye kullanıldığı ve bu nedenle tapu iptal ve tescil talebinin sübuta ermediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemişlerdir. 3....
Yine, şekil bakımından geçersiz olan bir kat karşılığı inşaat sözleşmesine göre yapılan karşılıklı ve kısmî ifada da tarafların yaptıkları sözleşme ile bağlı oldukları kabul edilmelidir (Hukuk Genel Kurulunun 24.05.2023 tarihli ve 2022/(15)6-1195 Esas, 2023/507 Karar sayılı kararı). 15. Öte yandan arsa sahibi ile yüklenici arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davalarında Yargıtay'ın yerleşik uygulama ve içtihatları gereğince tapulu taşınmaza ilişkin satış sözleşmesi hükümleri değil, 6098 sayılı Kanun'un 183 ve devamı maddelerinde düzenlenen alacağın temliki hükümleri uygulanmaktadır. 16....
TMK.nun 706. maddesinde de; (sözleşme tarihinde 818 sayılı kanunun 634. maddesine paralel); aynen ".(1)..Taşınmaz mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır." (2) Ölüme bağlı tasarruflar ve mal rejimi sözleşmeleri, kendilerine özgü şekillere tabidir." düzenlemesi ile tapulu taşınmazlarının devrinin ne şekilde yapılacağı açıklanmıştır. Öte yandan, Tapu Kanunu'nun 26. maddesinde de, "tapu sicil muhafızları veya tapu sicil memurları" olduğu açıklanmıştır. Diğer taraftan Noterlerin tapulu taşınmazların satışına ilişkin satım akti düzenlemesi mümkün olmayıp, sadece "gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi" yapabilirler. Noterlik Kanunu'nun 60. maddesinin 3. bendi gereğince bunun dışında yapılan her türlü sözleşme geçersizdir. Örneğin, Noterler satış sözleşmesini onaylayıcı sözleşme yada gayrimenkul satış vaadi sözleşmesini onaylayıcı sözleşme dahi yapamazlar. Sadece düzenleme şeklinde satış vaadi sözleşmesi yapabilirler....
Esas sayılı takip dosyasında icra müdürlüğünce tapu iptal ve tescil davası açmak üzere yetki verildiği, Antalya 4. İcra Dairesinin ... Esas ve ......
DAVA TARİHİ : 20.12.2011 KARAR : Davanın kabulüne Taraflar arasındaki miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin ilamıyla İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vasisi, davalı ... ve diğerleri vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; kök murisi ...adına kayıtlı olan ... ili, İskenderun ilçesi, ......
Hukuk Dairelerince onanıp kesinleştiğini, dava konusu olan maddi olay hakkında kesinleşmiş mahkeme kararları bulunduğundan kesin hüküm teşkil ettiğini ve davanın reddi gerektiğini, davacı ile arsa maliki davalılar arasında hukuki veya fiili bir ilişki olmadığını, harici satış senedinin tapu iptali ve tescil hakkı vermeyeceğini, davacının davalı yüklenici ile yaptığı taşınmaz satışına ilişkin sözleşmenin resmi şekil şartına uygun olmadığından geçersiz olduğunu, davacının davalı yüklenicinin kendisine tapu vermediğine yönelik talepleri çerçevesinde davalı arsa maliklerini kusurlu göstermelerinin mümkün olmadığını, davacının satış bedelini diğer davalı yükleniciye ödediğini, davacının kime ödeme yapmış ise bu meblağı ondan geri alma hakkı bulunduğunu, dava dilekçesinde davalı yüklenici ile davalı arsa malikleri arasında kurulmuş bir adi ortaklık bulunmadığını, verilen tahsilat makbuzunda da böyle bir adi ortaklık adı ve imzasının yer almadığını, inşaat yapım sözleşmesinin feshedildiğini, feshin...
Yapı Kooperatifi hakkında kooperatif üyeliği iddiasıyla açılan tapu iptal tescil ve tazminat talebinin REDDİNE, 2- Davalı ... yönünden açılan tapu iptal tescil talebinin esastan REDDİNE, tazminat talebinin 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolması nedeniyle REDDİNE, 3-Davalı ... yönünden açılan davanın, davaya dahil edilen yasal mirasçıların murisin mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddetmiş olmaları ve davacı tarafça, davalı ... terekesine karşı davanın takip edilmemesi nedeniyle yasal mirasçı sıfatı kalmayan dahili davalılar ..., ... ve ... yönünden davanın pasif husumet ehliyeti bulunmaması nedeniyle davanın REDDİNE, a-Karar tarihinde yürürlükte olan Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 25,20-TL ile tamamlama harcı olarak yatırılan 2.869,10-TL olmak üzere toplam 2.894,30-TL'den mahsubu ile bakiye 2.466,70-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, b-Davacı tarafından yapılan yargılama...
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava, gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı takyidattan ari tapu iptal ve tescil yada tazminat istemine ilişkindir.1-Arsa maliki ile yüklenici arasında düzenlenen inşat sözleşmesi gereğince yükleniciden bağımsız bölüm temlik alınmasına dayalı olarak açılan tapu iptali ve tescil davaları ile ilgili olarak kanunlarımızda bir düzenleme mevcut olmadığından bu konulardaki uyuşmazlıklar 30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı ile çözüme ulaştırılmaktadır.30.09.1988 tarihli ve 1987/2 E., 1988/2 K. sayılı İçtihadı Birleştirme Kararıyla “tapuda kayıtlı bir taşınmazın mülkiyetini devir borcu doğuran ve ancak yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasının kural olarak kabul edilemeyeceği, bununla beraber Kat Mülkiyeti Kanununa tabi olmak üzere yapımına başlanılan taşınmazdan bağımsız bölüm satımına ilişkin geçerli bir sözleşme...
Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı, davalı yüklenici ile aralarında adi şekilde düzenlenen harici satış sözleşmesine dayanarak tapu iptali ve tescil talebinde bulunmuş ise de; taraflar arasında 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 40. vd. maddeleri kapsamında ön ödemeli konut satış sözleşmesi bulunmadığı, yemin de dahil dosyadaki tüm delillerle, davacı alıcının dava açıldığı tarihte tüm borçlarını eda etmediği, davalı yüklenici satıcının da bağımsız bölümü teslim ederek alıcının onu malik gibi kullanmasını sağlamadığı, bu durumda yasanın öngördüğü biçim koşullarına uygun olarak yapılmadığından geçersiz bulunan sözleşmeye dayanılarak açılan bir cebri tescil davasında, 30.09.1988 tarihli ve 1987/2, 1988/2 sayılı Yargıtay ......
Hukuk Dairesi Başkanlığı, benzer bir uyuşmazlıkta, 16/05/2014 tarih 2014/3965 esas 2014/7784 karar sayılı ilamında; "...Somut olayda uyuşmazlık, davacı şirket ile davalı kooperatif arasında yapılmış olan inşaat yapım sözleşmesine dayalı hakediş ve alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın davacının ticari işletmesine ilişkin olmadığı, temelinde eser sözleşmesi bulunduğu ve genel hükümlere göre çözümlenmesi gerektiğinden Asliye Hukuk Mahkemesi görevlidir."denilmektedir. Yine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2014 tarih 2014/7016 esas 2014/15933 karar sayılı ilamında; "...Somut olayda davacı şirket ile davalı kooperatif arasında yapılmış olan inşaat yapım sözleşmesine dayalı hakediş ve alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesine ilişkin olmadığı, temelinde eser sözleşmesi bulunduğu ve genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesince görülüp sonuçlandırılması gerekir." denilmektedir. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 1....


