WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

İcra Müdürlüğü'nün 2009/2107 esas sayılı dosyasından icra marifeti ile satıldığını ve ... adına satıştan tescil edilip aynı gün ve aynı saat içinde diğer davalı ... adına geçirildiğini öğrendiğini, davalıların hiç olmayan bir borç nedeniyle icra takibi başlattıkları, bu icra takibi nedeniyle yapılan ödeme emrinin davacı ile hiçbir ilgisi ve alakası olmayan bir adrese yapıldığını, dosya ile irtibatlı kişiler aleyhine ...C. Başsavcılığı'nın 2009/51704 sayılı evrakı ile şikayette bulunduklarını ve soruşturma başlatıldığını, davalılardan ...'ın aslında hiç olmayan bir alacağını davacının bilgisi olmaksızın kesinleştirmek suretiyle kötü niyetli olarak ... 13....

Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile arsa maliklerinden Ercan ve Fatma'nın imzasını taşıyan adi yazılı belge, noterde düzenlenen asıl sözleşmede kararlaştırılan paylaşımı yeniden düzenleyen nitelikte bir belge olduğundan, tüm arsa malikleri tarafından imzalanmamış olması nedeniyle ve asıl sözleşmedeki hükümleri değiştirmesi nedeniyle, asıl sözleşmeyi tadil eden sözleşmenin de resmi şekil şartlarına uygun olarak yapılması gerektiğinden mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik görülmediği, her ne kadar davacılar vekili ödenen bedele yönelik olarak yemin delilinin hatırlatılmadığını belirtmiş ise de davaya yeni malike karşı da tapu iptal ve tescil isteği ile devam edildiğinden sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur....

Sayın çoğunluk gibi düşünen hukukçular, davacının davasının kabulü halinde, davalının yasal hasım olması nedeniyle yargılama giderlerini davacı üzerinde bırakırken, davanın reddi halinde de davalı yasal hasım lehine vekalet ücreti başta olmak üzere yargılama giderlerine hükmederek açıkça “yargı önünde eşitlik” ilkesini ihlal etmektedirler. TMK 713/3.maddesinde tescil davasının Hazineye ve ilgili kamu tüzel kişilerine veya varsa tapu maliki gözüken kişinin mirasçılarına karşı açılacağı belirtilmiştir. Yargıtay uygulamalarında taşınmaz tapusuz ise dava, tescil davası, tapulu ise tapu iptal tescil davası olarak nitelendirilmekte, tapu iptal tescil davalarında yargılama giderleri yasaya uygun olarak haksız çıkan taraftan alınırken tescil davasında davacı üzerinde bırakılmaktadır. Aynı yasa maddesinin aynı fıkrasında düzenlenen davalılar arasında yargılama giderleri açısından ayrı uygulama yapılması da doğru değildir....

Dava konusu bağımsız bölümün davacı ortağa tahsisinin davalı kooperatiften tapu iptali ve tescil istemi yönünden davacı ortağa şahsi hak bahşettiği, ancak davalı kooperatifin iflasıyla artık tapu iptali ve tescil isteminin İİK'nın 198. maddesi uyarınca para alacağına dönüştüğü, taahhüdün aynen ifasının yani tapu kaydının devrinin tasfiye durumuna göre iflas idaresinin takdirinde olduğu, davacı ortağın borçlu olmadığının tespiti halinde İİK'nın 198. maddesi uyarınca tapu iptali ve tescil isteyemeyeceği ancak artık para alacağına dönüşen alacağının kayıt ve kabul isteminde bulunabileceği uyuşmazlığın kayıt ve kabul istemine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Davacının talebi kooperatif üyesi olarak adına tahsis edilen konutun tapu iptal ve tescili istemine ilişkin olup, 1163 sayılı Kanun’un 98'inci maddesi uyarınca bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde Türk Ticaret Kanunundaki anonim şirketlere ait hükümler uygulanır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/98 esas ve 2013/723 sayılı dosyada muvazaaya dayalı tapu iptal ve tescil davası açıldığını, bu yargılama esnasında davalının talebi üzerine davacı şirkete ait 232 adet taşınmaz üzerinde 20/02/2012 ile 10/04/2012 tarihleri arasında; C/2 bloktaki 6 dan 15’e kadar bağımsız bölüm üzerinde ise 10/04/2012 ile 22/11/2013 tarihleri arasında 3. kişilere devir ve temlikin önlenmesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verildiğini, bu davada, davalının feragat etmesi nedeniyle davanın reddine karar verildiğini ve hükmün temyiz edilmeden kesinleştiğini, bu anlamda ihtiyati tedbirin haksız olduğunun anlaşıldığını, ihtiyati tedbir süresince taşınmazların satılamadığını, şirketin ticari itibarının zedelendiğini ve daire satışlarının olumsuz yönde etkilendiğini belirterek müvekkillerinin uğradıkları maddi ve manevi zararın giderilmesi isteminde bulunmuştur. Davalı, haksız açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur....

ın 19/07/2012, davalı ... ve ...'in 28/11/2011 tarihinde kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, davalı ... hakkında tapu iptal tescil davası açıldığını, yargılama giderleri yatırılamadığından davanın usulden red edildiğini, davanın devamı esnasında davalı ...'in bağımsız bölümü kızı ...'a bedelsiz olarak temlik ettiğini, diğer davalılar ..., ... ve ...'in 08/09/2014 tarihinde kooperatif üyeliğinden çıkarıldığını, davalı ...'ın kooperatif üyesi olduğunu, ancak tapusu verilirken kendi talimatı ile tapunun eşi ... adına verildiğini, adı geçenden üyelik aidatı istenildiğinde tapuyu akrabası olan davalı ...'...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ...' ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü. -KARAR- Dava inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Davacı, 1506, (yeni 2352 ada 4, 5 ve 6 parsel sayılı) parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, icra takibinden korunmak amacıyla taşınmazların önce davalıya, sonra dava dışı ... isimli kişiye devredildiğini, ... tarafından dava konusu taşınmazların bir süre sonra yeniden davalıya devredildiğini, devir işlemlerinde bedel ödenmediğini, .......

davalı ... yönünden tapu iptal ve tescil, bu mümkün değilse taşınmazın rayiç değerine yönelik tazminat istemi usulüne uygun şekilde dava edilmediğinden bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, tazminat isteminin kısmen kabulü ile 112.886,42 TL'nin dava tarihinden (07/10/2010) tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'...

ın malik olarak görünen kişi ile yanlışlığın düzeltilmesi hususunda anlaşmaya vardığını, bu aşamada her bir mirasçıya bir daire düşecek şekilde taşınmaz üzerine inşaat yapılması hususunda mirasçılar arasında mutabakat olduğundan ve ... ...'a duyulan ... nedeniyle taşınmazın mirasçılar adına payları oranında tesciline gerek görülmediğini, mirasçılardan ... ... adına tescil ettirildiğini, bu yolla mirasçıların paylarını almak yerine taşınmaz üzerine inşa edilecek binadan daire almayı tercih ettiklerini, devam eden süreçte binanın yapımına başlanmadan önce yasal mirasçılardan ... ..., ... ve ... ...'ın ... ...'a karşı tapu iptali ve tescil davası açtıklarını, ... ...'ın da davayı kabul ettiğini ve ..., ... ve ...'nin 1/9'ar paylarının adlarına tescil edildiğini, paylı mülkiyetin giderilmesi için ... ... tarafından ortaklığın giderilmesi davası açıldığını ve ortaklığın satış yolu ile giderilmesine karar verildiğini, ... ...'...

Taraflar arasındaki ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ......

UYAP Entegrasyonu