"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen alacak davası sonucunda verilen hükmün değişik gerekçe ile onanmasına ilişkin Dairemizin 04.03.2016 gün ve 2015/3035 Esas, 2016/1355 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekilince istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü. - KARAR - Davacı vekili, taraflar arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmeleri gereğince, davacının inşaatları yaptığını ancak hak ettiği tapuların devredilmediğini, bu nedenle açtıkları tapu iptal ve tescil davasının da reddedildiğini ileri sürerek, davacının gerçekleştirdiği imalat bedelinin tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri, davacının sözleşmelerdeki edimlerini yerine getirmediğini savunarak,davanın reddini istemişlerdir....
Taraflar arasındaki arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin 11. maddesinde, yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin satış yetkisi düzenlenmiş olup, buna göre inşaatın geldiği aşamaya göre davacı arsa sahibinin yükleniciye düşen bağımsız bölümlerin satış yetkisini vermesi gerekmektedir. Davacı arsa sahibi taşınmazın geldiği aşamaya göre bağımsız bölümlerin satış yetkisini vermediğinden, davalı yüklenici Ankara 4. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/458 Esas sayılı dosyası ile tapu iptal ve tescil davası açmak zorunda kalmış, yapılan yargılama sonunda 5, 7 ve 16 nolu bağımsız bölümlerin tapu iptal ve tesciline karar verilmiş, kararın kanun yollarından geçerek 12.05.2014 tarihinde kesinleştiği, kesinleşen karar sonucu yüklenicinin 23.06.2014 tarihinde hakettiği bağımsız bölüm tapularına kavuştuğu anlaşılmıştır....
Bu nedenle tapu iptal ve tescil talebinin reddine ilişkin önceki kararda direnilmiş, mahkememizce; 1-Birleşen mahkememizin .../... Esas sayılı dosyasında verilen karar daha önce onandığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, 2-Davacının davalı ... Kooperatifi, ... Şirketi ve ... hakkındaki davası yönünden verilen kararın daha önce kesinleşmiş olması nedeniyle yeniden karar verilmesine yer olmadığına, 3-Davacının diğer davalılara yönelik tapu iptali ve tescil davasının reddine dair karar verilmiştir. Mahkememizce verilen karar Asıl davada davacı birleşen davada davalı ... Tarım Ürn. End. ve Tic. A.Ş. Vekili tarafından temyiz edilmiş Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ... tarih, .../...-... Esas, .../......
A.Ş. vekili, müvekkilinin davalılarla gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile daire ve villa karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince inşaatın gerçekleşme oranları nispetinde yükleniciye tapu vermesinin gerekmesine rağmen bu edimlerini yerine getirmediklerini, müvekkili tarafından açılan tapu iptal ve tescil talepli davanın müvekkili lehine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, müvekkilinin inşaatlara devam ettiğini, inşaatlarını tamamladığını ileri sürerek sözleşme ile müvekkilerine devri kabul edilen 1178, 1179, 1183 parsellerin tamamı ile 182 parselin 272/2452 ve 1177 parselin 3425/5269 hisselerinin tapularının iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkil şirket tarafından yapılan binalar karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere ....000,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, asıl davaya verdiği cevap dilekçesinde ise müdahalenin...
Şti ile aralarında imzalanan sözleşmeye istinaden verdiği özel yetkili vekaletnamedeki yetkileri kötüye kullanarak ... adına tapuda tescil ettirdikleri anlaşıldığından, davacının devir tarihi itibariyle taşınmazın değerini bu davalılardan talep etme hakkının bulunduğu gerekçesiyle, 11.11.2010 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin geriye etkili feshine, tapu iptal ve tescili talebinin reddine, 794.659,65 TL’nin davalılar ..., ... ve ... . Tic. Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen sorumlu olmak üzere dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, diğer davalılar yönünden davanın reddine, davalı İbrahin Şahin yönünden davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B....
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2005/500 Esas sayılı dosya davacısı .... vekili, müvekkilinin davalılarla gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile daire ve villa karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığını, sözleşme gereğince inşaatın gerçekleşme oranları nispetinde yükleniciye tapu vermesinin gerekmesine rağmen bu edimlerini yerine getirmediklerini, müvekkili tarafından açılan tapu iptal ve tescil talepli davanın müvekkili lehine sonuçlandığını ve kesinleştiğini, müvekkilinin inşaatlara devam ettiğini, inşaatlarını tamamladığını ileri sürerek, sözleşme ile müvekkilerine devri kabul edilen 1178, 1179, 1183 parsellerin tamamı ile 182 parselin 272/2452 ve 1177 parselin 3425/5269 hisselerinin tapularının iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline, bunun mümkün olmaması halinde müvekkil şirket tarafından yapılan binalar karşılığında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL tazminatın avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 13.04.2015 tarihli ve 2013/128 E., 2015/187 K. sayılı kararı ile; arsa sahibi tarafından yüklenici ve dava dışı Servet Gülger’e karşı açılan tapu iptal ve tescil davasında, davacı ile yüklenici arasında yapılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi gereğince 1965 ada 10 parseldeki yapılacak inşaattaki paylaşımı dengelemek amacıyla devir işleminin yapıldığı, sözleşmede bu parsel belirtilmese de mahkemede bu yönde kanaat hasıl olduğu belirtilerek davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesinden geçerek kararın kesinleştiği, asıl dava yönünden yüklenici vekilinin, aleyhlerine açılan tapu iptal tescil davası red olunca sözleşmede gabin olgusunun bulunmadığını ve davanın konusuz kaldığını belirttiği, arsa sahibi tarafından açılan tapu iptal davasının red ile sonuçlanması dikkate alındığında gabin iddiasının gerçekleşmeyeceği ve bu iddiadan vazgeçildiği, davalı tarafça bu aşamada kabul beyanında bulunulmuş ise de bunun hakkın kötüye kullanılması yönünde olduğu...
Ö.. gelmiş, diğer taraflardan gelen olmadığından onların yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacılar vekili, asıl davada davacıların murisi ile davalı yüklenici arasında arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, diğer davalının da arsa sahibinin mirasçısı olduğunu, ancak davalının kaçak inşaat yaptığını, yıkım kararı bulunduğunu, ileri sürerek, sözleşmenin feshine, binanın kali ve haksız işgal nedeniyle ecrimisilin tahsilini; birleşen davada, davalıların binayı kiraya vererek ve haksız yere kullandıklarını ileri sürerek, müdahalelerinin men'i ve ecrimisil tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, inşaat bittiği halde, davacıların tapu devri yapmadığını, sözleşmeye dayalı olarak binayı kullandıklarını savunarak, davanın reddini istemiştir....
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ...Eğitim ve Danışmanlık Ticaret A.Ş ile... İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Limited Şirketi aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle REDDİNE, 2-Davalılar... ile ... aleyhine açılan davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; A-)Davacının bu davalılar aleyhine açtığı tapu iptal tescil taleplerinin REDDİNE, ...-)690.000,00 TL'nin dava tarihi olan 01/10/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılar... ve ...'dan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine," şeklinde karar verilmiştir....
Caddesi Mevkii, 638 ada, 10 parselde kayıtlı taşınmazı 19.02.2010 tarihinde müvekkilinin satın aldığını, iş bu taşınmaza inşaata başlamak için gerekli işlemlere başladığında, taşınmaza komşu 9 parsel sayılı taşınmazda bulunan dükkanın 3,90 m²'lik müdahalesinin bulunduğu, ön cephesinde ise 60 cm kaymanın bulunduğunun anlaşıldığını, satış esnasında konu ile ilgili hiçbir bilgisi olmayan müvekkilinin müdahale ve kayma konusunda 9 parsel sayılı taşınmazın maliki ile görüşülmüş ise de sulh teşebbüslerinin başarısız kaldığını, kayma ve müdahale nedeniyle de müvekkilinin inşaata başlayamadığını ve zarara uğradığını beyan ederek haksız el atmanın önlenmesi ya da haksız eylemin kal suretiyle önlenmesi, mümkün olmadığı taktirde bedelinin davacıya ödenmesini, talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait 638 ada, 9 parselde bulunan taşınmazın bodrum katlı kargir dükkan niteliğinde olduğunu, ......


