ye yönelik maddi ve manevi tazminat taleplerinin ve davasının reddine, Birleştirilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2009/550 Esas - 607 Karar sayılı dava dosyasında davacı ... tarafından davalılar .... ve ...'a yönelik İcra Müdürlüğü'nün 2009/7921 sayılı takip dosyası kapsamında borçlu olmadığının tespiti ve menfi tespit talebi ve davasının kabulüne, haksız takip nedeni ile talep edilen 80.161,19.TL üzerinden %20 oranında 16.032,22.TL icra tazminatının davalılar ... ve ...'tan tahsili ile davacısı ...'ye ödenmesine, karar verilmiş ise de; davaya konu ölümlü trafik kazasına ilişkin Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/928 Esas sayılı dosyasında, şikayetten vazgeçen müdahil ... 27.12.2012 tarihli dilekçesinde, “sanık tarafından tüm maddi ve manevi tazminat olarak zararlarım karşılamış olmakla hakkındaki şikayetimden vazgeçiyorum.” şeklinde beyanda bulunmuş ise de, dosyada davacı ... yanında davacı olarak ... ve.....'...
Davalı ... ... (...)cevabında, davacı tarafın iddialarının haksız ve yersiz olduğunu, manevi tazminatın koşullarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevabında, müvekkilinin diğer davalı ... (...) ...'nın vekili olarak işlem yaptığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre; davacının keşide ettiği çek nedeniyle icra takibi yapıldığı, ayrıca şikayet nedeniyle aleyhine kamu davası açıldığı, icra dosyasındaki borç alacaklı ...'ya ödenmesine rağmen ceza dosyasındaki şikayetten vazgeçilmediği için yargılamaya devam edilip, sonuçta davacının para cezasına çarptırıldığı, kesinleşerek infaza verilip, davacının yakalandığı, bunun üzerine davacının cezayı ödediği, bu durumun davalı ...'...
Türk A.Ş.’nin sözleşmeli avukatları olarak görev yapan davalılar tarafından, vekil sıfatıyla yürütülen icra takibi sırasında, kendisinden yapılan bir kısım tahsilâtların icra dosyasına yansıtılmayarak fazla ödeme alındığını, haksız şekilde evine hacze gelindiğini, davalılar hakkında ağır ceza mahkemesinde görevi kötüye kullanma suçundan kamu davası açıldığını belirterek, maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Davalılar, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuşlardır....
Yargıtay Kararı Dairenin 14.09.2022 tarihli ve 2020/8476 E., 2022/5862 K. sayılı kararıyla "... 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki 3, 4 ve 5. nolu bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, haksız icra takibi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, dava dilekçesinde 50.000.-TL manevi tazminat yanında, haksız takip nedeniyle davalı tarafından alacağa mahsuben alınan gayrimenkullerin değerinin hesaplanarak davalının işbu bedel kadar maddi tazminata mahkum edilmesini istemiş, mahkemece talebin açıklanması hususunda süre verilmesi üzerine de 16.03.2009 havale tarihli dilekçesinde alacağa mahsuben satın alınan gayrimenkullerin kıymet taktiri bedelleriyle satın alma bedelleri arasındaki farkın 91.333....
---- sayılı dosyası ile ---- tutarında icra takibi açıldığını, davacının dairenin ödenmesi için bankadan kredi çektiğini, bu durumda davacı daireyi ---- bedel ile sattığını, bu nedenlerle---- sayılı dosyasından davalının da mesul olduğunun tespiti ile dava tarihi itibariyle icra dosyası kapak hesabı yapılarak bu tutardan taşınmazın satıldığı---- mahsup edilmek suretiyle hesaplanacak tutardan fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik --- maddi ve -----manevi zararın tazminini, dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasını, mümkün değilse bu tutarların haksız fiil tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir....
Ayrıca davanın dayanağı olan eylem (haksız haciz), haksız fiil niteliğinde olup davanın bu niteliği göz önüne alınarak hüküm altına alınan maddi tazminata, haksız eylem tarihi olan haksız haciz tarihinden 09.03.2018 tarihinden itibaren ve tarafların tacir olduğu da gözetilerek avans faizi uygulanması gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm cihetine gidilmiştir. Davacı vekilinin haksız haciz nedeniyle manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde; Haksız icra takibi ve haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 6098 sayılı T.B.K'nun 58. Maddesinden kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin alacaklının kötüniyetli veya iyiniyetli olup olmadığı sonuca etkili olup ayrıca ağır olmasa da kusurlu olması da gerekmektedir. (Bkz. Prof. B. Kuru, İcra ve İflas Hukuku, Ankara, 1993, Cilt 3, Sh.2583 v.d)....
Belirtilen hükümler gereğince; haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında kural olarak gerçek zarar ilkesi geçerli olup zararın kanıtlanması davacı tarafa, hükmedilecek tazminatın miktarının belirlenmesi ise hakime aittir (Yargıtay 4 HD'nin 2021/17980 E. - 2022/9874 K. Sayılı ilamı).Haciz isteminin dayanağının bir hak veya alacak olması ve haciz tarihinde mevcut bulunması gerekir. Aksi halde, haksız bir haciz ve buna bağlı olarak da sorumluluk söz konusudur. Eylem ile zararlı sonuç arasında uygun nedensellik bağının bulunması gerek ve yeterlidir.Haciz isteyen alacaklı haksız çıktığı takdirde, borçlunun ve üçüncü şahsın bu yüzden uğrayacakları bütün zararlardan kusursuz olarak sorumludur. Ancak bu durumda dahi uğranılan maddi zararın ispatı zorunludur (Yargıtay 4 HD'nin 2016/14413 E. - 2019/483 K. Sayılı ilamı). Haksız icra takibi veya hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'...
ndan kendisine emekli maaşı bağlanıldığını, müvekkilinin emeklilik süresi içerisinde davalı bankadan kredi kullandığını, kredi borcunu ödeyememesi nedeniyle davalı tarafından başlatılan icra takibi sırasında müvekkilinin emekli maaşının tamamına haciz konularak tahsil edildiğini, bu nedenle açmış olduğu dava sonrasında yapılan işlemin hukuka aykırı olduğu tespit edilerek müvekkilinin emekli maaşına konulan haczin kaldırıldığını, ancak davalı banka tarafından tahsil edilen paraların ödenmediğini, haciz işlemi nedeniyle müvekkilinin maddi ve manevi anlamda zarara uğradığını ileri sürerek 5.000,00 TL maddi 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 8.12.2014 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 22.100,00 TL'ye ıslah etmiştir. Davalı vekili, müvekkili tarafından yapılan işlemin hukuka uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından .......
İcra Dairesinin ...esas sayılı icra dosyasından dolayı davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verildiğini, söz konusu kararın ...tarihinde kesinleştiğini, işbu karar ile icra takibinin haksız olduğunu belirterek sonuç olarak davanın kabulüne, müvekkili hakkında haksız takip başlatıp haciz işlemleri uygulaması nedeniyle haksız olarak haczedilen aracın değer kaybı için 900,00 TL ve yedieminlik ücreti için 100,00 TL olmak üzere, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 1.000,00 TL maddi tazminatın ve kişilik haklarına saldırı niteliğindeki haksız işlemler dolayısıyla 5.000,00 TL manevi tazminatın, davalıdan haksız takibe başlandığı ... tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsil edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
İş Mahkemesi'nin 2012/279 Esas ve 2016/121 Karar sayılı dosyasında 175.510,63 TL maddi tazminat ve 90.000,00 TL manevi tazminata hükmolunmuştur. Yargıtay 21. Hukuk Dairesi'nin 2016/19436 Esas ve 2018/5322 Karar sayılı kararı onanmış olup davacıya tebliğ edilen ödeme emri gereğince Yeşil Vergi Dairesi'ne 13.349,67 TL Yargıtay onama harcı ödendiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından Bursa 2. İcra Müdürlüğü'nün 2019/... Esas sayılı dosyasıyla icra takibi başlatılmış olup davalı tarafından bu takibe itiraz edilmiştir. Yeşil Vergi Dairesi'nin 09.01.2019 tarihli vergi dairesi alındısının dosya içerisinde olduğu ve davacı tarafından ödendiği anlaşılmıştır. Dava, zorunlu mali mesuliyet sigorta sözleşmesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir....


