Davalı ..., 16 parsel maliki olarak davaya dahil edildiğini, parselinin küçük bir parsel olduğunu ve geçit hakkının verilmesi durumunda parselinden yararlanma imkanının kalmayacağını, yolun devamında su kuyusu ve ev bulunduğunu, geçit hakkının 4 no'lu alternatiften verilmesi durumunda su kaynağının zarar göreceğini, belirterek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, ilk kararda davanın kısmen kabulü ile davacıya ait 177 ada 51 parsel lehine, 4 no'lu alternatif olan aynı köyde kayıtlı 177 ada 15 parsel ve 177 ada 16 parsel sayılı taşınmaz aleyhine 3 metre genişliğinde toplamda 159.71 m2 geçit hakkı tesisine karar verilmiştir. Hükmün, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; Dairemizin; 18.06.2015 tarih 2014/13566-2015/6842 E-K sayılı ilamı ile "davaya konu olayda 177 ada 15 sayılı parseli ikiye bölecek şekilde geçit kurulduğu görülmektedir....
Hükmü, davalı ... temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2-Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit Ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulur. Burada ihtiyaç sahibi taşınmazın malikleri değil, genel yolla bağlantısı olmayan taşınmazlardır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir....
Bu nedenle, taşınmazların özelliği itibariyle motorlu motorsuz tarım araçlarının 3 metre genişliğindeki bir yoldan geçişi olanaklı olup, geçit hakkının bu boyuttan daha geniş biçimde kurulması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 15.10.2009 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Somut olaya gelince; geçit kurulurken yukarıdaki ilkelere aykırı şekilde, geçit hakkı talep edilen taşınmazlar için hangi taşınmaz leh ve aleyhine geçit kurulduğu ayrı ayrı belirlenmemiştir. Mahkemece, geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesi gereğince bilirkişiden ek rapor alınmak suretiyle davacının lehine geçit istediği her bir taşınmaz için bağımsız olarak genel yola bağlantı kurulacak şekilde geçit hakkı kurulması gerekir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut olaya gelince; hükme esas alınan 21.10.2013 tarihli teknik bilirkişi raporunda dava konusu geçit hakkı istenen 70 No’lu parselin zemin hali ile alternatif değerlendirmesi yapıldığında kesintisiz olarak yola bağlanmasının 90, 91, 121 ve 122 parsellerin imar yoluna terklerinin yapılması durumunda sağlanacağı ve bu durumun en uygun alternatif olduğu; aynı raporun 4. paragrafında, talep edilen geçit hakkının 121 ve 122 No’lu parsellerden 3 metre genişliğinde verilmesi durumunda 121 parselden A=43 m2 ve 122 No’lu parselden B=8,51 m2’lik kısmından geçici yol alınabileceğinin tespit edildiği bildirilmiştir....
Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut olaya gelince, hükmü temyiz eden davalılar, aleyhine geçit hakkı tesis edilen 41 ve 44 parsel sayılı taşınmazların tevhit edilerek 70 parsel numarasını aldığını, tesis edilen geçit hakkının taşınmazı bölerek ekonomik kullanım bütünlüğünü bozduğunu iddia etmişlerdir. Bu durumda, yeni pafta örneği getirtilerek bilirkişiler vasıtasıyla davaya konu parselleri bölmeyecek şekilde geçit hakkı tespit edilmesi gereklidir. Mahkemece tesis edilen geçidin bağlandığı asfalt yolun niteliği anlaşılamamıştır. Adı geçen yolun il ve ilçeler arası yolun erişme kontrollü devlet karayolu olup olmadığı saptanmalıdır....
nin diğer temyiz itirazlarına gelince; Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi gerekirken, mahkemece dava konusu aleyhine geçit kurulan parseller yönünden geçit irtifakının özel sütununa tesciline karar verilmemesi doğru görülmemiş ise de; bu husus kararın bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm fıkrasının HUMK’nun 438/7 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 no'lu bentte açıklanan nedenlerle; davalılar ..., ... ve ...'...
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.10.2009 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkının kaldırılması istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 15.07.2014 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 10.02.2015 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı ... vekili Av. ... ile karşı taraftan davalı ... vekili Av. ... geldiler. Başka gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi İş karara bırakıldı Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _K A R A R_ Dava, geçit hakkının kaldırılması isteğine ilişkindir....
Bunun için davacıya uygun süre verilerek 5367 parseli üzerinde akdi geçit hakkı kurulduktan sonra kesintisiz bir şekilde geçit hakkına karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır. Kabule göre de, kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi gereği tapu siciline kaydı gerekirken bu hususun düşünülmemesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle 1.bent gereğince davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın yatırana iadesine, 24.5.2007 gününde oybirliği ile karar verildi....


