WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Belgelere aykırı yazım ve tescillerin düzeltilmesi Tapu Sicili Tüzüğünün 87. maddesinde düzenlenmiş olup; anılan maddede yer alan düzeltme işlemi, salt yargılamanın gerekmediği durumlara ilişkin bulunmaktadır. Tapuda isim düzeltilmesi davalarında amaç, tapu kayıtlarının nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesidir. Bunun için de kaydının düzeltilmesi istenilen kişinin öncelikle nüfusta kayıtlı olması gereklidir. Ancak, bazı durumlarda nüfusta kayıtlı olmayan kişilerin de kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istenmektedir. Böyle durumlarda nasıl bir yol izlenmesi gerektiği Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararlarında belirtilmektedir. “… Kaydı düzeltilecek kişinin nüfusta kayıtlı olmaması durumunda, tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin düzeltilmesi olanağının bulunup bulunmadığı sorununun çözümlenmesi gerekmektedir....

in soy isimleri nüfus kayıtlarında ''....'' olmasına rağmen, ''....'' olarak düzeltilmesi doğru değil ise de, bu husus maddi hatadan kaynaklanmış olup yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 2. bendinde yer alan "...., .... ve...'ın soy isimlerinin .... olarak düzeltilmesine ve .... oğulları... ile... olarak tapuya tesciline," ibaresinin hükümden çıkartılmasına, yerine, "...... ve .......'ın soy isimlerinin .... olarak düzeltilmesine ve... İbrahim .... ile... .... olarak tapuya tesciline," ibaresinin yazılmasına, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı H.M.K'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 436/2. (6100 sayılı HMK'nun 370/2. md.) maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Hemen belirtilmelidir ki; bu tür davalarda amaç tapu kaydında yazılı malike ait kimlik bilgilerinin nüfus kayıt bilgilerine uygun hale getirilmesidir. Ne var ki, mahkeme kararında davacının murisinin adı nüfus kaydına uygun hale getirilmemiştir. Davacının bu davayı açarak ulaşmak istediği amacın gerçekleştiği söylenemez. Burada HMK'nın 26.maddesi hükmünün uygulama yeri de yoktur. Nüfus kayıtlarına göre davacının murisi " ... oğlu ... ... " olduğu halde kararda "... oğlu ... ... " olarak yazılı ise de bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün 1. bendinde yer alan "... ... ... ibarelerinin "... " olarak yazılmasına, davalının bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK'nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 18.11.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....

Başkasına ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanığa isnat edilen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan dolayı kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarih ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Muhakemesinin 21.04.2022 tarihli 2020/87 Esas ve 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış" ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması karşısında, sanığın hukuki durumunu yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle, Hükümde hukuka aykırılık bulunmuştur. V. KARAR A....

Bilişim) bilgilerinin yer aldığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesi sonucunda, şirkete … Kimlik numaralı … ve … Kimlik numaralı … birlikte ortak iken 13/04/2013 tarihli karar ile … Kimlik numaralı …'nin hisselerini … Kimlik numaralı …'ye devrettiği; şirket ortağı/sahibi … olan …Grup Taahhüt Hizmetleri Dış Ticaret Limited Şirketi (… Grup) bilgilerinin yer aldığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesi sonucunda, şirkete … ve …Girişim Grubu Taahhüt Hizmetleri Ticaret ve Limited Şirketi ortağı/sahibi olan … birlikte ortak iken 13/04/2013 tarihinde alınan karar ile …'ın hisselerini …'ye devrettiği; şirket ortağı/sahibi … olan … Girişim Grubu Taahhüt Hizmetleri Ticaret ve Limited Şirketi (… Girişim) bilgilerinin yer aldığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin incelenmesi sonucunda ise şirkete … ve … Grup'un birlikte ortak iken … Grup hisselerinin 13/04/2013 tarihinde …'a devredildiği; öte yandan, vukuatlı nüfus kayıt örneklerinin incelenmesi sonucunda, … Kurumsal'ın ortağı...

3. fıkrası uyarınca, 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ibaresinin eklenilmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün, DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ile yalan beyanda bulunma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçunda, sanığın kendisini gerçek bir kişi olan ... olarak tanıttığı, ancak sonrasında yapılan parmak izi sorgulamasında gerçek isminin ... olduğunun tespit edildiği, bu tespit üzerine sanığın gerçek kimliği hakkında beyanda bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerini içeren TCK'nun 269. maddesinin uygulama alanı bulunmadığından tebliğnamede bu yönde bozma isteyen düşünceye...

Davacı dava dilekçesinde altı ayrı parselde kimlik bilgilerinin düzeltilmesini talep ettiğinden bu taşınmazların kapsadıkları alan itibariyle dava tarihindeki rayiç değerlerin belirlenerek görevli mahkemenin saptanması gerekirken bu husus gözetilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ. Yukarıdaki açıklanan nedenle kararın BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, 29.1.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

Sanık Hakkında Başkasına Ait Kimlik veya Kimlik Bilgilerinin Kullanılması Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanığın diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak; 1.Sanığa yüklenen başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hükümden sonra, 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun'a 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun’un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan “kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış” ibaresinin seri muhakeme usulü yönünden Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olması ve 5271 sayılı Kanun'un 250 inci maddesinin 11 inci fıkrasına 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle eklenen...

Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm yönündenAnayasa Mahkemesi'nin, 08.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na (5271 sayılı Kanun) 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında; sanık hakkında 5271 sayılı Kanun’un 250 inci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığı’na tevdii edilmesinde zorunluluk bulunmuştur. B....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ......

UYAP Entegrasyonu