WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 12 Haziran 2026

Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 30/06/2010 NUMARASI : 2007/493 (E) ve 2010/455 (K) SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Sanıklar hakkında başkasına ait kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan hüküm kurulurken “...TCK'nun 167/1. maddesi...” şeklinde yer alan uygulama maddesinin mahallinde “... TCK'nun 267/1. maddesi...” olarak düzeltilmesi mümkün görülmüştür. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, 23.06.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 2. fıkrasında yer alan “iftira” ibaresinin çıkartılarak yerine “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” ibaresinin karara eklenmesi ile "eylemine uyan" ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı Kanunun 268/1. maddesi yollamasıyla" ibaresinin eklenmesi; yine hükümdeki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın bütünüyle çıkarılarak yerine "Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E, 2015/85 sayılı iptal kararı doğrultusunda yürürlükte bulunan TCK'nın 53. maddesinin sanık hakkında uygulanmasına" ibaresinin eklenmesi suretiyle diğer yönleri...

Somut olayda ise; sanığın Afganistan vatandaşı olduğu ve kendi beyanına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması karşısında, sanığın resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemediği takdirde soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, dosya içerisindeki parmak izi ve fotoğraf kayıt formu ile sanığın temin edilen fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kayıtlarının tespit edilmesi, şayet kimliği bu şekilde belirlenemiyorsa 6458 sayılı Kanun'un 91 inci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 inci ve 22 nci maddeleri gereğince gerekli kayıtlarının yapılıp geçici koruma belgesi çıkarılıp gönderilmesi istenilerek belirlenen kimlikleri esas alınıp hükümlülüğüne karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi...

Asliye Ceza Mahkemesinin 2009/939 esas, 2012/770 karar sayılı ilamının tekerrüre esas alınması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususların, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322.maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün 1. bendinde yer alan “TCK.nun 267/1. maddesi” ibaresinden önce gelmek üzere “TCK.nun 268/1. maddesi delaleti ile” ibaresinin eklenmesi, gerekçeli karar başlığında ve hükmün 1. bendinde “iftira” olarak yazılı suç adının “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” olarak düzeltilmesi, hükmün 1 bent 2. paragrafında TCK.nun 269/1. gereği tayin olunan ''2 ay 13 gün hapis cezası'' yerine ''2 ay 12 gün hapis cezası maddesi yazılması'' ve hükümden tekerrüre ilişkin 1. bent 3. paragrafı çıkartılarak, yerine " ... 9....

Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir. Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soy isim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Dava, bir başkası tarafından sübjektif hakkı ihlal edilen veya tehlikeye sokulan veya kendisinden haksız bir talepte bulunulan kişinin, mahkemeden hukuki koruma istemesidir.(Prof.Dr.Baki Kuru-Usul Hukuku) Dava hakkı sadece hukuki yarar ile sınırlandırılabilir. Davacının, hukuki koruma isteyebilmesi için hukuki yararının bulunması, başka bir ifade ile korunmaya değer bir yararının bulunması gerekir. Tapuda kayıt düzeltilmesi davasını da, tapu maliki ile mirasçıları açabilir....

Dayandığı Kanunun Tarihi: 04.04.2013 No: 6458, yayımlandığı Resmi Gazetenin Tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21 inci maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş, 22 nci maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği...

Hazinenin hak ve menfaatinin söz konusu olduğunun anlaşılması halinde, mahallin en büyük mal memurunu yönetim kayyımı tayin eder." hükmü yer almaktadır. Tüm dosya içeriği ve toplanan delillerden, ... ada ... parsel sayılı taşınmaz maliklerinden ..., ..., ... ve ...’ya kayyım atandığı, bahsi geçen şahıslara ait dosyada yer alan veraset ilamlarındaki kimlik bilgileriyle tapu kaydındaki kimlik bilgilerinin birbiriyle çeliştiği anlaşılmıştır. Bu durumda, tapu kayıt maliki ile veraset ilamında adı geçen şahısların davacıların murisi olduğu hususunda tereddüt hasıl olmuştur. Şöyle ki; kayyım atanması istemine ait davalar kamu düzeni ile yakından ilgili olup, mahkemeler hiçbir kuşku ve duraksamaya neden olmaksızın gerekli araştırmayı yaparak karar vermek durumundadır. Kayyımlığın kaldırılmasına ilişkin davalarda re'sen araştırma ilkesi geçerlidir....

-KARAR- Talep, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya içeriği ve toplanan deliller ile, dava konusu taşınmazın tapu kaydında davacının mirasbırakanları ... . ve ...'nin kimlik bilgilerinin yanlış yazıldığı saptanmak suretiyle davanın kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine. Ancak, davacının babası ...'...

Taraflar arasında görülen davada; Davacı, mirasbırakan babası ....n maliki olduğu 229 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “... oğlu ...” şeklinde yer alan kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun şekilde “.. oğlu ..... ... ” olarak düzeltilmesini istemiştir. Davalı, davanın reddini karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, iddianın ispatlandığı gerekçesi ile davanın kabulüne ilişkin verilen karar Yargıtay 14. Hukuk Dairesince; “...Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir. Somut olayda; davacı murisine ait 2297 ada 12 parsel sayılı taşınmazdaki kimlik bilgilerinin nüfus bilgileri ile uyumlu hale getirilmesini istemiştir....

Bu kapsamda somut olay incelendiğinde; olay günü şüphe üzerine durdurulan araçtan inip üzerinden kimlik çıkmayıp kendisini ... olarak tanıttığı, mağdur hakkında herhangi bir suç soruşturması yapılmadığı, yalnızca olay ve ifade tutanaklarının tanzim edildiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin bir bütün olarak TCK.nın 206. maddesinde tanımlanan "Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunu oluşturacağı gözetilmeden, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, 2) Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31. maddesiyle eklenen geçici 5. maddenin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasaya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama...

UYAP Entegrasyonu