Asliye Ceza Mahkemesi TARİHİ : 14/11/2011 NUMARASI : 2011/439 (E) ve 2011/626 (K) SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Dilekçe kapsamından temyizin başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması ve resmi belgede sahtecilik suçlarına yönelik olduğu anlaşılmakla, bu suçlardan kurulan hükümlere hasren yapılan incelemede; Sanığın gerçek kimliğinin parmak izi incelemesi sonucu tespit edilebildiği anlaşıldığından, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan etkin pişmanlık hükmünün uygulanma koşulu oluşmadığı halde, TCK'nun 269/1 maddesi uygulanmak suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır....
Bir adli soruşturma ya da kovuşturma işlemi olmaksızın kimlik bilgilerinin gizlenmesi amacıyla başkalarına ait kimlik bilgilerinin kullanılması ve verilen kimlik bilgilerine göre resmi belge düzenlenmesi halinde TCK'nin 206. maddesinde düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu, bir resmi belge düzenlenmemiş olması halinde ise 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 40/1. maddesinde düzenlenen kimliği bildirmeme kabahati oluşur...'' şeklinde belirtildiği üzere; Somut olayda, suç tarihinde trafik ekiplerinin alkol uygulaması sırasında sanığın sevk ve idaresindeki aracın durdurulmasını takiben, sanığın kolluğa arkadaşı ...'ın sürücü belgesini ibraz etmesi sonrasında, sürücü belgesinde yer alan fotoğraftaki kişinin sanık olmadığının polisler tarafından fark edilmesi üzerine, araçla kaçan sanığın kolluk kuvvetleri tarafından yakalanmasını müteakip yapılan kontrolde 1.46 promil alkollü çıkması üzerine, bu kez sanığın kolluk kuvvetlerine abisi ...'...
: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanun'un Tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmi Gazete'nin Tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21 inci maddesinde; bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliklerine ilişkin belge sunamamaları halinde, aksi ispat edilinceye kadar beyanlarının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemelerinin getirildiği, 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanun'u kapsamında...
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi taleplerinde, talep eden taraf tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini istemekte olup bu tür işlerde hasım gösterilen Tapu Müdürlüğü ile aralarında bir uyuşmazlık yoktur. Tapu Müdürlüğü davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte yargılamada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu iş ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek birlerde çekişmenin varlığı söz konusu değildir. Bu tür taleplerde yukarıda belirtildiği gibi talep edenlerin tapu kayıtlarının malik hanesindeki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun biçimde düzeltilmesi dışında ileri sürebilecekleri herhangi bir hakları da bulunmamaktadır....
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte yazılı nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. bent gereğince hükmün 1.fıkrasının 3.satırında “sütununda” sözcüğünden sonra gelen “... olarak yazılan kaydın ... ...” sözcüklerinin hükümden çıkartılarak yerine “... oğlu ... şeklinde yer alan kimlik bilgilerinin ... ... oğlu ...” sözcüklerinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi....
Tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davasında, davacı taraf tapu kayıtlarındaki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun hale getirilmesini talep etmekte olup bu tür davalarda hasım gösterilen Tapu Müdürlüğü ile aralarında bir uyuşmazlık yoktur. Tapu Müdürlüğü davada sadece yasal hasım olarak yer almaktadır. Gerçekte davada taraf değil, sadece ilgilidir. İlgililerin uzlaşması halinde çekişmenin ortadan kalktığından söz edilemez veya bu davalarda ilgili tarafın davayı kabulü sonuç doğurmaz. Taraflar arasında bu anlamda gerçek bir çekişmenin varlığı söz konusu değildir. Davacının yukarıda belirtildiği gibi davada tapu kayıtlarının malik hanesindeki kimlik bilgilerinin nüfus kayıtlarına uygun biçimde tespiti (düzeltilmesi) dışında ileri sürebilecekleri herhangi bir hakları da bulunmamaktadır....
"İçtihat Metni"Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi Suç : Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması Hüküm : TCK'nın 268/1. maddesi yollamasıyla 267/1, 62/1, 53/1, 58/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet Dosya incelenerek gereği düşünüldü: Suç tarihinin gerekçeli karar başlığında “20.01.2009” olarak düzeltilmesi mahallinde mümkün olarak görülmüş; mağdur... hakkında koruma tedbirlerinin uygulanıp uygulanmadığının araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında TCK'nın 267/3-4. madde ve fıkralarının tatbikine yer olup olmadığının tartışmasız bırakılması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 25.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
uygulanması suretiyle ceza tayini, 3- Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih, 2014/140 E. 2015/85 sayılı iptal kararı ile TCK'nın 53. maddesindeki bazı düzenlemelerin iptal edilmiş olması nedeniyle bu karar doğrultusunda hüküm kurulmasında zorunluluk bulunması, Kanuna aykırı olup, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, bu hususun yeniden yargılama yapılmaksızın CMUK'nın 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün 1. fıkrasında yer alan “TCK: 142/1-b” ibaresinin çıkartılarak yerine “TCK'nın 141/1" ibaresinin karara eklenmesi; yine hükmün 2. fıkrasında yer alan “iftira” ibaresinin çıkartılarak yerine “başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması” ibaresinin karar eklenmesi ile "eylemine uyan" ibaresinden sonra gelmek üzere "5237 sayılı Kanunun 268/1. maddesi yollamasıyla" ibaresinin eklenmesi; yine hükümlerdeki TCK'nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısımlarının bütünüyle çıkarılarak...
Bu tür işlerde mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı ve kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Somut olayda; 209 parsel sayılı taşınmazın tapulama ile ilk kez "... oğlu ..." adına tespit gördüğü, tespite yapılan itiraz sonucunda hükmen 1/2'şer pay ile "... oğlu ..." ve "... oğlu ..." adına 26.02.1965 tarihinde tescil edildiği, daha sonra kayıt maliki olduğunu ileri süren "... oğlu ..." tarafından tapu kaydında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteği açılan ... AHM 1998/72E., 1998/503K., sayılı dava sonucunda ... oğlu ..."'un kimlik bilgilerinin "... oğlu ..." şeklinde düzeltilmesine karar verildiği ve tapu kaydının bu şekilde 04.08.1998 tarihinde tasnih edildiği, eldeki davada davacının ise kayıt maliki "... oğlu ..." ile mirasbırakan babası "...oğlu ..."'nın aynı kişi olduğunu ileri sürdüğü anlaşılmaktadır....
Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21/04/2015 tarih ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adli sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulması usul ve kanuna aykırıdır denilmiştir. 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91 nci maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış, bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Bakanlar Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir. 6458 sayılı Kanun'un 91 nci maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi : 13/10/2014 No : 2014/6883 Dayandığı...


