Somut olayda, davacı tarafça davalı kooperatifin ....01.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğu iddiasıyla dava açılmış olduğundan, mahkemece davalı kooperatifin anasözleşmesi getirtilerek,dava konusu genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması ve genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olması halinde iptal davası açılmasındaki bir aylık hakdüşürücü sürenin aranmadığı hususunun dikkate alınması gerekirken, kooperatif genel kurul kararlarının iptalini düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53.maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp hakdüşürücü süre yönünden davanın reddi doğru olmamıştır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....
HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki belgeler okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Davacılar vekili; müvekkili ...’un diğer müvekkil ve takip borçlusu olan..... Enerji Madencilik İnş. San. ve Tic. A.Ş.'...
Yokluğun bir hukuki işlemin kurucu unsurlarındaki eksikliği ifade etmesinden hareketle genel kurul kararlarının yokluğunun tespitine karar verilmesi için öncelikle kurucu unsurlarının neler olduğunun belirlenmesi gerekir. Genel kurul kararlarının kurucu unsurları “genel kurul” ve “karar”dır. Dolayısıyla bir genel kurul, kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde toplanmış veya kanunun öngördüğü kurucu-şekli emredici hükümlerine aykırı bir şekilde karar almışsa, alınan bu karar yoklukla maluldür. Somut uyuşmazlıkta, genel kurul kararının yoklukla malul olduğunu gösterir bir bilgi veya belge yoktur. Genel kurul kararlarının hükümsüzlük hâllerinden biri olan butlan ise, TTK’nın 447. maddesi ile açıkça düzenlenmiştir....
mutlak butlanla batıl olduğunun tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise genel kurul kararlarının iptaline karar verilmesini, dava sonuçlanıncaya kadar TTK 449 maddesi doğrultusunda tüm kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir....
Dolayısıyla, herhangi bir kötü niyet iddiası, somut olaydaki tüm ilgili nesnel olguların dikkate alınması suretiyle genel bir değerlendirme yapılmasını gerektirir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 16.07.2008 tarih 2008/11-501 E 2008/507 K sayılı kararında; başvuru sahibinin, markanın aynısının veya benzerinin bir başkası tarafından kullanıldığını bilmesi veya bilmesi gerekmesi hali, kötü niyetin varlığı bakımından önemli bir kriter olarak görülmektedir....
Mahkemece, davanın bir aylık hak düşürücü sürenin geçmesinden sonra açıldığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, davacı tarafça davalı kooperatifin 22.01.2012 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğu iddiasıyla dava açılmış olduğundan, mahkemece davalı kooperatifin anasözleşmesi getirtilerek, dava konusu genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olup olmadığı yönünde değerlendirme yapılması ve genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olması halinde iptal davası açılmasındaki bir aylık hak düşürücü sürenin aranmadığı hususunun dikkate alınması gerekirken, kooperatif genel kurul kararlarının iptalini düzenleyen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesi uyarınca değerlendirme yapılıp hak düşürücü süre yönünden davanın reddi doğru görülmediğinden, bozulmasına karar verilmiş, bozma sonrası mahkemece yapılan yargılama sonucu, kooperatif genel kurulunda alınan 5 numaralı, yönetici ve denetçilerin ibrası...
Y A R G I T A Y K A R A R I Temyiz isteminin süresi içinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü: Davacı vekili tarafından 07.09.2009, 04.08.2010, 13.07.2011 ve 28.12.2011 tarihli kat malikleri genel kurulu kararlarının yokluk nedeniyle iptali için 30.10.2013 tarihinde dava açılmış, mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun 33. maddesinde “Kat malikleri kurulunca verilen kararlar aleyhine, kurul toplantısına katılan ancak 32. madde hükmü gereğince aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde anagayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir; kat malikleri kurulu kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumlarda süre koşulu aranmaz” hükmü düzenlenmiştir....
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacılar tarafından davalı kooperatif genel kurulu tarafından yapılan 20.01.2008 tarihli olağan genel kurul toplantısının iptaline ilişkin ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/508 Esas (yeni esas 2012/151) sayılı dosyası ile dava açıldığı, bu dava derdest iken aynı konuya ilişkin davaya konu davalı kooperatif tarafından 08.08.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yapıldığı, davalı kooperatif tarafından 20.01.2008 tarihli olağan genel kurul toplantı kararlarının iptal edilme ihtimaline binaen 08.08.2009 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı yaptığı kanaatine ulaşıldığı, zira dava açılan olağan genel kurul kararlarının iptaline ilişkin (... 2....
Davalı vekili, davacının 16.05.2010 tarihli genel kurula usulüne uygun bir şekilde çağrılmış olmasına rağmen toplantıya katılmaması nedeniyle dava açma hakkının bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu genel kurul toplantısında alınan kararların mutlak butlanla malul olmasını gerektirecek sebeplerinin bulunmadığı, usulüne uygun çağrıya rağmen davacının katılmadığı genel kurul kararlarının iptalini isteme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir....
Mahkemece, dava genel kurul kararlarının mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti istemiyle açılmasına rağmen, karar nisabı bakımından yukarıda açıklanan yasa ve anasözleşme hükümleri doğrultusunda herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadığı halde davanın bir ay içinde açılması gerektiği sonucuna da varılmıştır. Öte yandan, 05.06.2010 tarihli genel kurulda satış yetkisi verilen taşınmazlar, dava konusu 4352 parsel ile dava konusu olmayan 4353 parsel ise de, 4352 parselin anılan davalıya hangi genel kurulu kararı uyarınca satıldığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Salt taşınmazın edinme tarihinden yola çıkılarak sonuca varılması isabetsizdir. 4322 parsel sayılı taşınmazın ise mutlak butlanla batıl olduğunun tespiti istenen dava konusu 12.05.2007 tarihli genel kuruldan sonra 15.12.2009 tarihinde davalı ...'...


