WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 17 Haziran 2026

Bu davalarda, mutlak ret nedenleri mahkemece re’sen dikkate alınır. Yeniden İnceme ve Değerlendirme Kurulu kararlarının iptali için açılan davalarda mutlak ret nedenleri hakkındaki inceleme ve değerlendirme başvuru tarihindeki koşullara göre yapılır. Mutlak ret nedenlerinden birinin varlığı dolayısıyla tescil olunmaması gerekirken her nasılsa tescil olunan bir markaya karşı 556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesi gereğince hükümsüzlük davası açılabilir. Böyle bir dava sonuçlanmadan tescili yolsuz da olsa bir markanın kullanımı engellenemez (Karan, Hakan/Kılıç, Mehmet: Markaların Korunması 556 sayılı KHK Şerhi ve İlgili Mevzuat, ... 2004, s. 79-80). 19. 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinde ise markanın tescili ile ilgili "nispi ret nedenleri" düzenlenmekle anılan nedenlerin ortak özelliği, tescili talep olunan marka üzerinde üçüncü bir kişinin üstün hak iddiasına dayanmalarıdır. Mutlak ret nedenlerinden farklı olarak nispi ret nedenlerinin kamu menfaati ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır....

TÜRKPATENT YİDK kararlarının iptali için açılan davalarda mutlak ret nedenleri hakkındaki inceleme ve değerlendirme başvuru tarihindeki koşullara göre yapılır. Mutlak ret nedenlerinden birinin varlığı dolayısıyla tescil olunmaması gerekirken her nasılsa tescil olunan bir markaya karşı 556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesi gereğince hükümsüzlük davası açılabilir. Böyle bir dava sonuçlanmadan tescili yolsuz da olsa bir markanın kullanımı engellenemez (Hakan Karan, ... Kılıç, Markaların Korunması 556 sayılı KHK Şerhi ve İlgili Mevzuat, Ankara, Birinci Baskı, 2004, s.79-80). 3. 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinde ise markanın tescili ile ilgili "nispi ret nedenleri" düzenlenmiştir. Bu nedenlerin ortak özelliği, tescili talep olunan marka üzerinde üçüncü bir kişinin üstün hak iddiasına dayanmasıdır. Mutlak ret nedenlerinden farklı olarak nispi ret nedenlerinin kamu menfaati ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır....

Bir markanın tanınmışlıktan yararlanması için yukarıda sayılan şartların gerçekleşmiş olması gerektiği, somut olay açısından ise davalının başvurusunun, davacı markaları açısından tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarına zarar verebileceği kanaatine varılamadığından, dosya içeriği itibari ile 6769 sayılı SMK’nın 6/5 maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı gibi taraf markaları arasında 6769 sayılı SMK’nın 6/1 maddesi anlamında karıştırılma tehlikesi olmadığı ve dolayısıyla tanınmışlığın bu duruma bir etkisinin olmayacağı kanaatine varılmıştır. Hükümsüzlük talebi açısından; taraf markalarının benzer olmaması ve 6769 sayılı SMK’nın 6/1-5-6 bendi anlamında iltibas tehlikesinin mevcut olmaması nedeniyle hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı kanaatine varılmıştır....

Bu davalarda, mutlak ret nedenleri mahkemece resen dikkate alınır. YİDK kararlarının iptali için açılan davalarda mutlak ret nedenleri hakkındaki inceleme ve değerlendirme başvuru tarihindeki koşullara göre yapılır. Mutlak ret nedenlerinden birinin varlığı dolayısıyla tescil olunmaması gerekirken her nasılsa tescil olunan bir markaya karşı 556 sayılı KHK’nın 42/1-a maddesi gereğince hükümsüzlük davası açılabilir. Böyle bir dava sonuçlanmadan tescili yolsuz da olsa bir markanın kullanımı engellenemez (Karan, H./Kılıç, M.: Markaların Korunması 556 sayılı KHK Şerhi ve İlgili Mevzuat, Ankara 2004, s. 79-80). 16. 556 sayılı KHK’nın 8. maddesinde ise markanın tescili ile ilgili "nispi ret nedenleri" düzenlenmiştir. Bu nedenlerin ortak özelliği, tescili talep olunan marka üzerinde üçüncü bir kişinin üstün hak iddiasına dayanmasıdır. Mutlak ret nedenlerinden farklı olarak nispi ret nedenlerinin kamu menfaati ile herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır....

Ayrıca mahkemenin direnme kararında belirtilen, tarafları ve hukuki konusu aynı olan; mahkemenin 2013/1458 E. 2014/109 K. sayılı ve ile 2013/1457 E. 2014/105 K. sayılı kararlarının düzeltilerek onanmasını kapsayan Özel Daire kararlarının, karar düzeltme yolu ile incelenmesi üzerine Özel Dairenin 10.03.2016 tarihli ve 2015/33493 E., 2016/7095 K. sayılı, 10.03.2016 tarihli ve 2015/33494 E., 2016/7117 K. sayılı kararları ile takip konusu senetlerin teminat senedi olduğunun kabul edilemeyeceği gerekçesiyle alacaklının karar düzeltme isteminin kabulüne karar verilmiştir. 30. Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında; kiracının temerrüdü nedeniyle kira bedellerinin ödenip ödenmediğinin sözleşme koşulları kapsamında yargılamayı gerektirmesi nedeniyle direnme kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğu tarafından benimsenmemiştir. 31....

Uyuşmazlığın özü, davalı şirkete ait ...2, 3, 6, 7, 8, 10, 11, 12, 13, 14, 19, 20, 21, 22, 23, 24, 25 sıra sayılı tasarımın, davacı şirketin itiraza mesnet olarak gösterdiği email yazışmaları, ... kayıtları, internet sitesi kayıtları ve kataloğa istinaden 6769 sayılı SMK'nun 2 vd. maddelerinde yazılı koruma koşullarına sahip bir tasarım olup olmadığı ile 6769 sayılı SMK'nun 77/1-(a) ve (c) bentlerinde yazılı hükümsüzlük hallerinin olup olmadığından ve tasarımın gaspı nedeniyle tasarımın hükümsüzlük istemine ilişkindir. ibarettir....

FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/391 Esas KARAR NO : 2023/194 DAVA : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) DAVA TARİHİ : 18/10/2022 KARAR TARİHİ : 14/04/2023 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 14/05/2023 Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili 18/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; İptali talep edilen ... kararının SMK amir hükümlerine aykırı olduğunu, 6769 sayılı SMK m.6/1 bendi kapsamında müvekkili markası ile itiraz sahibi marka arasında iltibas ihtimalinin bulunduğu yönündeki gerekçe ile verilen ... ......

Ancak bu marka 24.08.2016 tarihinde tescil edilmiş olup, davaya konu başvurunun yapıldığı 02.03.2020 tarihi itibarıyla bu markaya karşı hükümsüzlük talebiyle dava açılabileceği süre henüz dolmadığından “önceki markanın hükümsüzlük talebine konu olmaksızın/çekişmesiz şekilde tescilli olma veya -kural olarak 5 yıl olan- hükümsüzlük davası açılacak sürenin dolmuş olması” kriterinin karşılanmadığı anlaşılmaktadır. Davalının 2015/88420 sayılı “... ... KART” ibareli markasında da, ... ibaresinin ön plana çıkartılarak markayı temsil eden esas unsur olarak kullanıldığından, başvuru markasının markasının asli unsurunu muhafaza etme ve tescil kapsamının genişletilmemiş olması kriterlerini karşıladığı sonucuna ulaşılmıştır....

Dairesi'nin iptal kararı üzerine Rekabet Kurulu tarafından tekrar işlem tesis edildiği, Rekabet Kurulu'nun 08.02.2019 tarihli kararında; "Bildirim konusu işlemin, 2010/4 sayılı Rekabet Kurulundan İzin Alınması Gereken Birleşme ve Devralmalar Hakkında Tebliğ'nin 7. maddesinin birinci fıkrasında öngörülen ciro eşiklerinin aşılmaması nedeniyle izne tabi olmadığına" karar verildiği belirtilmektedir. Bu bilgiler çerçevesinde işbu itiraza ilişkin olarak Kurul tarafında yapılan değerlendirme şu şekildedir; Bilindiği üzere 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun "marka tescilinde mutlak ret nedenleri"ni düzenleyen 5/1 maddesinin (a) bendi "4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler." marka olarak tesvil edilemez hükmüne amir iken yine aynı maddenin (b) bendi "Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler." marka olarak tescil edilemezler hükmünü ihtiva etmektedir....

Bu kapsamda hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit davalarında, uyuşmazlık temel ilişkiden değil, doğrudan doğruya kambiyo senetleri hukukundan kaynaklanmaktadır. Bu davalarda, kural olarak, davacının iddiası çoğu kez tüm senet ilgilerine karşı öne sürülebilen mutlak def’îlere dayanmaktadır. Örneğin kambiyo senedinin zorunlu şekil şartları içermemesi, kambiyo alacağının zamanaşımına uğraması, vadeyi beklemeden istemde bulunulması, ciro zincirindeki kopukluk, başvuru hakkının yitirilmiş olması, senette yazılı kısmi ödeme açıklaması, sorumsuzluk kayıtları ya da bir kambiyo taahhüdünün senet yapma iradesindeki bozukluk nedeniyle sahibini bağlamayacağı yönündeki iddialar hükümsüzlük nedenine dayalı menfi tespit talebine konu oluşturur. 21. Borçlunun, temel borç ilişkisinden dolayı herhangi bir nedenle sorumlu tutulamayacağını ileri sürerek açtığı menfi tespit davası, öğreti ve uygulamada bedelsizliğe dayalı menfi tespit davası olarak adlandırılmaktadır....

UYAP Entegrasyonu