Sayılı kararı ile 26.06.2004 tarihli genel kurul gündeminde ortakların ibralarına ilişkin bir madde yer almadığından ibra işleminin kabulüne ilişkin bir genel kurul kararının bulunmadığı, bu işlemin genel kurulda müzakere edilmediği, bu nedenle ibra işleminin geçerli olmadığı, ibralarına karar verilen ortakların ortaklık statüsünün devam ettiği, bu ortaklara tahsis edilen konutlar dışında başka konut kalmamasına rağmen başka şahısların kooperatife ortak olarak alınması ve bu kişilerin katılımıyla yapılan dava konusu alacakların bir kısmının kaynağını teşkil eden 16.10.2004 tarihli genel kurul ve müteakip yıllarda yapılan genel kurullarda alınan kararlar ve ihdas edilen borçların davalı ortak yönünden hiçbir hukuki sonuç doğurmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 23....
Toplanan deliller ve yapılan incelemelere göre; Davacılardan..., ..., ... dışında kalan diğer davacıların talep dilekçelerinde dava konusu olan ......
İLK DERECE MAHKEME KARARI:Mahkemece, davaya konu 19/04/2013 tarihinde yapılan ve yönetim kurulu üyelerinin seçimine ilişkin alınan kararda TTK nın 479/2 madde hükmüne aykırı olarak A grubu hisselerin yönetim kurulu seçimlerinde 1.000.000 oy hakkı imtiyazını kullandıkları, B grubu hisselerin ise herhangi bir imtiyazı bulunmadığı şeklinde bir durumun söz konusu olmadığı, genel kurul kararlarının tümünün oy birliğiyle alındığı, bu durumda genel kurul kararlarının butlanını düzenleyen TTK 447'deki şartların gerçekleşmediği; genel kurul kararlarının 479/2 hükmüne aykırı olduğu ve kararların butlana tabi olduğu düşünülse dahi genel kurul ile dava tarihi arasında uzun zaman geçtikten sonra bu husususun ileri sürülmesinin TMK 2'ye aykırı olacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir....
yaptığı, 25.09.2019 tarihinde olağan genel kurul toplantısını yaparak şirketin devamı ve işlerin yürütülebilmesi için asgari zorunlu kararları aldığını, davacının genel kuruldan 5 gün önce adresi kontrol etmesine rağmen, genel kurul toplantısının yapıldığı gün adresin etrafında dolanıp genel kurul toplantısının bitmesini beklemesi, şirket ortağı ve müdürünün ayrılmasına müteakip bir iki dakika sonra gelip kimseyi bulamamış gibi tutanak tutması, süreci tıkamaya ve genel kurul toplantısının yapılmasını engellemeye yönelik bir davranış olduğunu, davacının asıl amacının Ankara Asliye 17....
ın bir çok defa ulaşılabildikçe sözlü olarak olağan genel kurulun toplanması ve şirketin ticari faaliyetini sürdürebilmesi için gerekli asgari zorunlu kararların alınması gerektiği konusunda davacıyı bir çok defa uyarmış olmasına rağmen davacının yıllarca olağan genel kurul toplantısının yapılmasına engel olduğu gibi sürekli il ve adres değiştirerek kendisini ulaşılmaz kıldığını, şirket müdürünün gerekli ilan ve tebligatları davacının adres değiştirmesine rağmen şirkete bildirdiği en son adrese yaptığı, 25.09.2019 tarihinde olağan genel kurul toplantısını yaparak şirketin devamı ve işlerin yürütülebilmesi için asgari zorunlu kararları aldığını, davacının genel kuruldan 5 gün önce adresi kontrol etmesine rağmen, genel kurul toplantısının yapıldığı gün adresin etrafında dolanıp genel kurul toplantısının bitmesini beklemesi, şirket ortağı ve müdürünün ayrılmasına müteakip bir iki dakika sonra gelip kimseyi bulamamış gibi tutanak tutması, süreci tıkamaya ve genel kurul toplantısının yapılmasını...
Sayılı kararı ile 26.06.2004 tarihli genel kurul gündeminde ortakların ibralarına ilişkin bir madde yer almadığından ibra işleminin kabulüne ilişkin bir genel kurul kararının bulunmadığı, bu işlemin genel kurulda müzakere edilmediği, bu nedenle ibra işleminin geçerli olmadığı, ibralarına karar verilen ortakların ortaklık statüsünün devam ettiği, bu ortaklara tahsis edilen konutlar dışında başka konut kalmamasına rağmen başka şahısların kooperatife ortak olarak alınması ve bu kişilerin katılımıyla yapılan dava konusu alacakların bir kısmının kaynağını teşkil eden 16.10.2004 tarihli genel kurul ve müteakip yıllarda yapılan genel kurulların kanuna ve usule uygun şekilde toplanmaması ve karar alınmamış olması nedeniyle yok hükmünde oldukları, bu genel kurullarda ihdas edilen borçların davalıdan istenmesinin mümkün olmadığı, buna karşılık yoklukla malul olmayan önceki genel kurullarda kararlaştırılan aidatlardan dolayı davalının sorumluluğunun devam ettiği ve takip tarihi itibariyle davalının...
Kurul, kararları en az üçte iki çoğunlukla alır. ç)Toplantıda alınan kararlar, karar defterine işlenir ve muhafaza edilir. d)Kurul kararlarında üyelerin temsil ettikleri kurumlar belirtilir ve toplantıya katılamayan üye için katılmadı ibaresi konulur, oy çokluğu ile alınan kararlara varsa karşı görüşlerin gerekçeleri/şerhleri belirtilir. e)Kurul kararlarına yapılan itirazlar sonucu Bakanlık tarafından yapılan incelemeye dayalı hazırlanan rapor veya talebi destekleyici nitelikte yeni bilgi ve belgenin sunulması halinde, kararlar Kurul tarafından yeniden değerlendirilir. f)Tarım dışı amaçlı kullanım talebi, toplulaştırma projelerinin veya etüt raporunda çevre tarım arazilerindeki tarımsal kullanım bütünlüğünü bozacak durumda olması halinde Kurul gündemine alınmaz ve valilik tarafından doğrudan reddedilir. g)Etüt raporunda tespit edilen tarımsal veya tarım dışı amaçlarla kullanıma ilişkin alternatif alanlar Kurul tarafından değerlendirilir, alternatif olup olamayacağı gerekçesi açıklanarak...
Taraflarca rapora karşı beyan ve itirazlar sunulmuşlardır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/493 Esas KARAR NO :2024/464 DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ:22/05/2017 KARAR TARİHİ:31/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, "... A.Ş.' nin TTK. Md. 531 Hükmüne göre feshi hususundaki davanın .... Asliye Ticaret Mahkemesinin... E....
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenilen genel kurulda şirkete ait faaliyet raporları ile mali tabloların genel kurul öncesinde davacıya verilmeyerek toplantı sırasında verildiğinin iddia edildiği, davacının iddiasını doğrulayacak bir delilin bulunmadığı, bilirkişi incelemesinde, genel kurulda görüşülen finansal tablolar ve faaliyet raporlarının şirketin defter ve belgelerine uygun olduğunun belirlendiği, davacı soyut olarak şirketin içinin fiktif işlemlerle boşaltılarak azınlık pay sahiplerinin zarara uğratıldığını iddia etmiş ise de bu iddiasını somutlaştırarak hangi işlemlerle şirket ve ortaklarının zarara uğratıldığını açıklamadığı, buna ilişkin kanıt sunmadığı, incelenen kayıtlar dışında hangi belgelerin incelenmesi gerektiğinin somut olarak belirtilmediği, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran tarafın o vakıayı ispatlaması gerektiği, genel kurulun değişen sermaye paylarına göre toplandığı, daha önceki genel kurullarda...


