Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir....
Geçit ihtiyacının nedeni, taşınmazın niteliği ile bu ihtiyacın nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak özellikle tarım alanlarında, nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir....
"İçtihat Metni"Ümraniye 1.Asliye Hukuk Mahkemesi 429-315 KARAR Dava konusu uyuşmazlık,davacıların taşınmazı aleyhine davalının taşınmazı lehine tesis edilen,bedelsiz geçit hakkının ticari amaçla kullanılması nedeniyle geçit hakkı bedelinin tahsiline ilişkin olup, mahkemenin tavsifi de dikkate alındığında, uyuşmazlığın temyizen incelenmesi görevi 14.Hukuk Dairesine aittir. Nevarki bu dairece de görevsizlik kararı verildiğinden görev uyuşmazlığı doğmuştur. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın Yargıtay 1.Başkanlığına GÖNDERİLMESİNE, 16.9.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi....
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.05.2013 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.03.2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle fazladan yatırılan 277TL bakiye geçit bedelinin mahal mahkemesince yatırana iade edileceğinin ve tesis edilecek geçit hakkının TMK'nin 748. maddesi gereğince tapunun beyanlar hanesine şerh edileceğinin anlaşılmasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15...
Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteğinin, en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır....
Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” yada “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira, geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır....
Saptanan bu bedel, hükümden önce depo ettirilmeli, böylece geçit bedelinin geç ödenrnesinden doğabilecek sakıncalara meydan verilmemelidir Aksinin kabulü, maddenin amacı ile de çelişir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunin 672. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Davanın niteliği gereği, yargılama giderleri de davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında: Davacı 54 parsel sayılı taşınmazın genel yola bağlantısının bulunmadığını ileri sürerek davalılara ait 6, 7 ve 55 parsel sayılı taşınmazlar aleyhine geçit hakkı kurulmasını istemiştir. Davalılar Abdullah ve Mustafa davanın reddini savunmuş, davalı İsmail taşınmazından geçit istemine muvafakat ettiğini bildirmiştir. Mahkemece, davacı taşınmazı lehine 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü; 7 parsel sayılı taşınmaz, maliki Mustafa vekili temyiz etmiştir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; Dosya arasındaki tapu kayıtlarına göre; üzerinden geçit hakkı kurulan 152 ada 41 parsel sayılı taşınmaz, tapuda "okul arsası ve uygulama yeri" vasfıyla Hazine adına kayıtlıdır. Geçit hakkı, bir kamu hizmetine tahsis edilmeyen kamuya ait tapulu taşınmazlar üzerinden kurulabilir. Geçit hakkı kurulan yer kamu malı niteliğinde ise kamu yararı ile kişi yararının çatışması durumunda kamu yararına üstünlük tanınması gerekeceğinden bu nitelikteki bir yer üzerinden geçit hakkı kurulmasına olanak yoktur. Özetle; kamu malı niteliğindeki yerden kişi yararına geçit tesisi mümkün değildir. Mahkemece yapılması gereken iş; diğer alternatifler üzerinde durarak sonuca gitmek olmalıdır....
Davacıya ait 145 ada 23 parsel sayılı taşınmazın etrafında alternatif olabilecek diğer tüm parsellere göre yüzölçümü oldukça küçük olan 145 ada 17 parsel sayılı taşınmazdan geçit kurulması, geçit irtifakı ile yükümlü kılınan 145 ada 17 parsel sayılı taşınmazın ekonomik olarak kullanılmasını oldukça zorlaştıracağından mahkemece 23 parsel sayılı taşınmaz için bilirkişi raporlarında alternatif olarak değerlendirilmediği anlaşılan 145 ada 16 parsel ve diğer alternatifler de değerlendirilerek geçit hakkının yüzölçümü büyük olan parsellerden kurulmasının mümkün olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeden eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeplerle kararın bozulması gerekmiştir....
Mahkemece, keşfen yapılan inceleme sonucu; davacılara ait 2 adet parsel için verilecek geçit hakkının başlangıç noktasının her iki parsele müşterek bir noktada bulunmasının zorunlu olduğu nedeniyle davanın kabulüne, davacı parseller lehine davalı 1452 ve 1456 sayılı parsellerin müşterek sınırından toplam 3 metre geçit hakkı tesisine, depo edilen bedelin davalılara ödenmesine, masrafın davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. Dava, Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit hakkı kurulmasına isteğine ilişkindir. Davacılara ait taşınmazların genel yol ile bağlantısının bulunmadığı, bu nedenle geçit ihtiyacı bulunduğu açıktır. Özünü komşuluk hukukunun genel ilkelerinden alan geçit davalarında fedakarlık denkleştirilmeli, bir tarafın geçit ihtiyacı karşılanırken diğer tarafın mülkiyet hakkı zararlandırılmamalıdır. Bu nedenledir ki, geçit tesisi davalarında tarafların dava konusu üzerindeki tasarruf yetkileri kısıtlıdır....


