WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 23 Haziran 2026

Mahkemece kurulan geçit, bilirkişinin; 3 nolu güzergah olarak belirlediği yerden verilmiş; ancak, krokinin incelenmesinde burada paftasında da mevcut dere üzerine köprü yapılması koşuluyla geçit kurulduğu anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut azısına göre, "paftada görülenin deresi olduğu taşkın tedbirlerinin ilgilisince alınması ile taşkın riski taşımadığı, ilgili kurum tarafından kurum görüşünün alınarak menfez ölçülerinin belirlenmesi koşuluyla geçit hakkının tesis edilebileceği bildirilmiştir." Bu durumda taşkın tedbirlerinin ne olabileceği ve menfez ölçüleri DSİ'den sorulup, bilirkişice belirlenmesi, mümkün olmaması halinde başka bir geçit yeri aranmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, 06.11.2017 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.12.2013 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, 15.01.2014 günlü dilekçe ile kadim geçit hakkının tescili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi isteminin kabulüne, geçit hakkının tescil isteminin reddine dair verilen 26.02.2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili birleştirilen davada davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: _ K A R A R _ Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak...

Dava, Hazine taraf gösterilerek açılmış, geçit alternatifleri tespit edildiğinde 668 parsel sayılı taşınmaz maliki harçsız dilekçe ile davaya katılarak, keşif sonucu bilirkişi heyetinin 08.12.2006 günlü raporlarına ekli krokide kırmızı renkle ve E harfi ile gösterilen 669 parselin kuzeyinden, mavi renkle ve C harfi ile gösterilen 668 parselin güneyinden, yeşil renkle ve B harfi ile gösterilen dere ve Devlet ormanından geçit hakkı kurulmuştur. Geçit hakkı ancak tapuya tescil edilmiş taşınmazlar üzerinden kurulabilir. Zira kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi gereğince tapuya tescil edilmesi gerekir. Somut olayda, dosyadaki bilirkişi raporunda B harfi ve yeşil renkle gösterilen dere ve Devlet ormanı üzerinden geçit hakkı kurulduğu anlaşılmaktadır....

Geçit gereksiniminin nedeni, taşınmazın niteliği ile bu gereksinimin nasıl ve hangi araçlarla karşılanacağı davacının sübjektif arzularına göre değil, objektif esaslara uygun olarak belirlenmeli, taşınmaz mülkiyetinin sınırlandırılması konusunda genel bir ilke olan fedakârlığın denkleştirilmesi prensibi dikkatten kaçırılmamalıdır. Fedakârlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince geçit hakkının en kısa ve ekonomik yerden kurulması gerekir. Bu nedenle fen bilirkişinin 17.06.2010 tarihli raporunda (C) ile işaretli bölüm (B) ile işaretli bölüme göre daha uygun olduğundan mahkemece buradan geçit kurulması gerekirken daha masraflı ve uzun seçeneğin tercih edilmesi doğru görülmemiştir. Kararın yukarıda açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir....

Geçit davalarında uygulanan kesintisizlik ilkesi gereğince davacıya ulaşım sağlayacak geçitin herhangi bir engelle karşılaşmadan genel kadastro yoluna ulaşması gerekir. Ayrıca, kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni ... Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalılara ait 356 ve 361 parsel taşınmazların % 27 eğimli olup geçit tesisine uygun olmaması nedeniyle 12.12.2016 havale tarihli fen bilirkişisi raporunda C harfi ile gösterilen alternatifteki 388 parsel sayılı taşınmaz üzerinden geçit hakkı kurulmasına karar verilmiş ise de geçit kurulan yer kargir ilkokul, lojman ve uygulama bahçesi niteliğine sahip Milli Eğitim Bakanlığına tahsislidir....

Mahkemece bu ihtiyacı karşılamak ve uygun güzergahı saptamak için keşif yapılmış, ne var ki az yukarıda değinilen ilkeler gözardı edilerek geçit yeri belirlenmiştir. Şöyle ki; 1-Üzerinde geçit hakkı tesis edilen 907 parsel sayılı taşınmazın üzerinde davacının haksız olarak inşaa ettiği fırını nedeniyle 907 parsel sayılı taşınmazın kullanım bütünlüğü bozularak geçit hakkı tesis edilmiştir. 2-Geçit hakkının genel yola kadar kesintisiz bağlanması gerektiği ilkesi gözetilmeden yola sınırı bulunun davacı parseline kadar bağlantı yapılarak, davacının taşınmazları arasında ulaşımı sağlamak amacıyla geçit hakkı tesisi sonucunu oluşturacak şekilde hüküm kurulmuştur. Bu nedenle de genel yola ulaşmayacak şekilde geçit hakkı tesisi doğru görülmemiştir. 3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması ve vekili olsa bile yararına avukatlık ücreti verilmemesi gerekirken bu yönün de gözardı edilmesi ayrıca doğru değildir....

Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Geçit hakkı verilmesine ilişkin davalarda, bu hak taşınmaz leh ve aleyhine kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmaz maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Türk Medeni Kanununun 747/2 maddesi gereğince geçit isteği, önceki mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun komşuya, bu şekilde ihtiyacın karşılanmaması halinde geçit tesisinden en az zarar görecek olana yöneltilmelidir. Zira geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte, özünü komşuluk hukukundan alır....

Davalı vekili, davacının 504 parsel sayılı taşınmazının güneyinde bulunan 507 nolu parselde hissesinin bulunduğunu, bu parselin de genel yola sınırının bulunduğunu, geçit hakkının buradan verilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın kabulü ile, davacıya ait 504 parsel sayılı taşınmaz lehine, bilirkişi raporunda 1 nolu alternatif yol olarak kırmızı renk ile gösterilen davalıya ait 413 parsel sayılı taşınmazdan geçen 3 m. genişliğinde, 88 m. uzunluğunda, 264 m2'lik alanda geçit hakkı kurulmasına karar verilmiştir. Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. Ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır....

Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerhi de gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır....

Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz müşterek mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir.Geçit ihtiyacı olan kişi davasını öncelikle taşınmazların mülkiyet ve yol durumuna göre en uygun taşınmaz malikine karşı ve daha sonra bundan en az zarar görecek olana yöneltmelidir. Yararına geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı niteliği ve kullanım amacı nazara alınarak, özellikle tarım alanların nihayet bir tarım aracının geçeceği genişlikte (emsaline göre 2,5-3 m.) geçit hakkı tesisine karar vermek gerekir. Bu miktarı aşan bir yol verilecekse bunun gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. Somut olayda, davacıya ait 145 ada 4 parselin genel yola bağlantısının bulunmadığı, mutlak geçit ihtiyacı içerisinde bulunduğu görülmektedir....

UYAP Entegrasyonu