WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Somut olaya gelince; 10.04.2015 havale tarihli fen bilirkişi raporunda 5. güzergah olarak belirtilen güzergahın 101 ada 64 sayılı parselden geçtiği, 13,68 metrelik alanı kapladığı, parselin güneyinde bulunan tarla yolundan geçit hakkı istenen parsele ulaşana kadar 1,00 - 1,50 metre kot fakı olduğu, bu parselde oluşturulacak geçit hakkının alan ve mesafe olarak diğerlerinden daha uygun olmasına karşılık araç giriş çıkışı ve kullanım olarak kot farkından dolayı daha zor olacağı belirtilmiş ise de; geçit davalarında uygulanan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereğince öncelikle yüzölçümü daha büyük olan parsellerden geçit kurulması tercih edilmelidir....

Mahkemece, dava konusu taşınmazın giriş katında bulunan dükkanlarda yapılacak tadilat ile giriş çıkışın sağlanabileceği, öncesinde bütün olan parsellerin satışı sırasında geçit durumunun dikkate alınması gerektiği ve noterde düzenlenen belgenin geçit hakkının tapuya tescili için yeterli olmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. Kural olarak, geçit hakkı genel yola bağlantısı bulunmayan veya yolu bulunmasına rağmen mevcut bu yolu gereksinimi karşılamayan taşınmazlar için öngörülmüştür. Bu nedenle yola cephesi bulunan taşınmazlar yararına geçit hakkı kurulması istenemez ise de dava konusu bina 27.8.1992 tarihinde onaylanan tadilat projesine uygun olarak inşa edilmiştir. 9.12.1992 de de yapı kullanım izni verilmiştir. Buna göre binanın zemin katta bulunan dükkanların girişi Ali ihsan Kalmaz Caddesinin bulunduğu yönden, üst katta bulunan bağımsız bölümlerin giriş çıkışı ise arka kısımdan verilmiştir....

Geçit hakkı davası genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yolla ihtiyacı karşılanamayan taşınmaz maliki tarafından açılır ve mahkemece tesis edilecek geçit hakkı ile taşınmazın genel yola kesintisiz bağlantısının sağlanması istenir. Türk Medeni Kanununun 747. maddesi gereğince geçit kurulabilmesi için taşınmazın genel yola ulaşmak için yeterli geçidi bulunmaması gerekir. Bu davanın görülebilirlik koşuludur. Geçit hakkı taşınmaz mülkiyetini sınırlayan bir irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan alır. Davacının taşınmazının kuzeyinde bulunan gübreliğin davalıya ait 6 parsel sayılı taşınmaza bakması nedeniyle davacının sübjektif arzusu dikkate alınarak zorunlu geçit tesisi koşulları gerçekleşmediği halde davalıya ait 6 sayılı parselden geçit kurularak davalının mülkiyet hakkının sınırlandırılması doğru değildir....

Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Somut olaya gelince; Yukarıda belirtildiği üzere davacıya ait 4118 ve 4103 parsel sayılı taşınmazlar mutlak geçit ihtiyacındadır. Ancak, dava bidayette 4119,4120,4121,4122,4124 parsel sayılı taşınmaz malikleri aleyhine açılmış ve geçit tesisi istenmiştir. Aleyhlerine geçit kurulan 4106, 4105 ve 4104 parsel malikleri davaya harçsız dilekçe ile dahil edilmiş ve aynı zamanda 4124 sayılı parselin paydaşı ... kızı ... davada taraf olmadığı halde aleyhine hüküm kurulmuştur....

Bundan ayrı, az yukarıda sözü edildiği üzere uygun geçit güzergahı saptanırken fedakarlığın denkleştirilmesi kuralı hiçbir zaman gözardı edilmemelidir. Bu yüzden geçidin sadece 1552 parselden verilmesi, bu parseli büyük ölçüde değer kaybına uğrattığından burada genel bir ilke olan fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi ihlal edilmiştir. Geçit 1582 ve 1583 parsellerden ortak olarak kurulmalıdır. Kabule göre de; geçit hakkının kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmaması gerekirken ve davalı vekili yararına vekalet ücretine hükmedilmemesi gerekirken bu hususunda gözetilmemesi yanlıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle mahkeme kararanın BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 23.1.2006 gününde oybirliği ile karar verildi....

Zorunlu geçit hakkının tapu kaydının özel sütununda taşınmaza bağlı irtifak olarak kaydı gerekeceğinden geçit hakkı tesisi için kural olarak hem geçit isteyen taşınmazın hem de aleyhine geçit kurulacak taşınmazın tapuda kayıtlı olması gerekir. Tapuda kayıtlı olmayan bir taşınmazda geçit hakkı tesisi olanaklı bulunmadığından mahkemece davalı Hazine aleyhine açılan davanın reddi gerekirken yazılı şekilde geçit tesisine karar verilmesi doğru görülmediğinden bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.12.2009 gününde oybIrliği ile karar verildi....

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2- Geçit hakkı, irtifak hakkı olmakla birlikte özünü komşuluk hukukundan almaktadır. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin hükümde, lehine geçit hakkı tesis edilen taşınmaz ile üzerinden geçit hakkı kurulan taşınmazların ve geçit genişliği ile kurulan geçit büyüklüğünün duruksamaya yer vermeksizin yer alması zorunludur. Geçit hakkı tesis edilmekle kendiliğinden infaz kabiliyeti kazanmaz. Hüküm özetinin tapunun beyanlar hanesine işlenmesi gerekir....

(HMK m.26/1) Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında somut olaya gelince; davacı, maliki olduğu 165 ada 14 ve 16 parsel sayılı taşınmazlar yararına ayrı ayrı geçit hakkı kurulmasını istediği halde mahkemece, davacıya ait 165 ada 14 ve 16 parseller lehine davalı adına kayıtlı 165 ada 15 parsel üzerinden geçit hakkı tesisine şeklinde hüküm kurulması ile yetinilmiş; davacının lehine geçit istediği 16 parsele ulaşacak şekilde geçit tesis edilmediği anlaşılmıştır. Bu durumda mahkemece, geçit hakkının taşınmaz yararına kurulması gerektiği de dikkate alınarak gerekirse davacıya ait 16 parsel lehine yine davacıya ait 14 parsel üzerinden geçit hakkı kurulmasının düşünülmemesi ve yazılı olduğu üzere infazda tereddüt yaratacak şekilde karar verilmesi doğru değildir....

Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır. P. 6 Kurulan geçit hakkının Medeni Kanunun 748/3. maddesi uyarınca Tapu Siciline kaydı da gereklidir. P.7 Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında;...

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; malikle anlaşarak geçit hakkı alınsa bile bu geçit hakkı işleminin tapu kütüğüne tescil edilmediğini, zorunlu geçit hakkının tescil edilmesi gerektiğini belirterek, söz konusu taşınmazın üniversite tarafından kamu yararına yönelik olarak okul alınması amacı ile satın alındığını, taşınmazda üniversitelerin kurulmasına yönelik tüm projelerin tamamlandığını, Yargıtayın kamu hizmetine tahsis edilen okul, park gibi yerlerde geçit hakkı kurulamayacağına dair uygulamalarının olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. 2. Diğer davalılar davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1....

UYAP Entegrasyonu