WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 22 Haziran 2026

Geçit hakkı davaları genel yola çıkmak için yeterli bir yolu bulunmayan gayrimenkul sahibinin tam bir bedel mukabilinde komşularından kendisine geçmek için uygun bir yerin terkini istemesi amacı ile açılabilir. Davalı ...'e ait 19 parsel sayılı taşınmaz yönünden de ... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2009/266 Esas, 2010/480 sayılı Kararı güçlü delil teşkil etmektedir. Ayrıca mahallinde yapılan keşif sonucu düzenlenen krokide ve paftasında lehine geçit hakkı kurulması istenen davacıya ait taşınmazın yola cephesi bulunması nedeniyle geçit hakkı istemekte haklı bir nedene dayanmadığı anlaşıldığından, bu davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir....

Bütün bu parsellerin tapu kayıtları getirtilerek bu taşınmazların malikleri hakkında usulünce dava açılıp eldeki dava ile birleştirilmeli, bunlar üzerinde üretilen alternatiflerden en uygun üzerinden geçit hakkı kurulmalıdır. Bu şekilde yeterli araştırma yapılmadan hüküm kurulması doğru olmamıştır. Mahkemenin kabulüne göre de, zorunlu geçit hakkının genel .yola kadar kesintisiz kurulması şarttır. Mahkemece, 16 parsel sayılı taşınmaz yararına kurulan geçit hakkı genel yola bağlanmamış, 12, 17 ve 18 parsellerden geçirilerek orman sınırında bırakılmıştır. Böylece geçit hakkının kesintisiz şekilde kurulması gerekirken yanlış değerlendirme ile hüküm kurulması doğru olmamıştır....

Uygun güzergah saptanırken önemle üzerinde durulması gereken diğer bir yön ise, aleyhine geçit kurulan taşınmaz veya taşınmazlar bölünerek kullanım şekli ve bütünlüğünün bozulmamasıdır. Şayet başka türlü geçit tesisi mümkün değilse bunun gerekçesi kararda açıkça gösterilmelidir. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerhi de gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; davacılara ait 138 ada 12 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar lehine davalılardan ... ...'e ait 138 ada 9 parsel sayılı taşınmaz aleyhine kurulan geçit ile bu taşınmazın ikiye bölünmesi nedeniyle taşınmazın ekonomik kullanım bütünlüğü bozulmuştur....

Bozma ilamımızda da belirtildiği gibi zorunlu geçit hakkının genel yola kadar kesintisiz kurulması şart olup mahkemece Dairemizin bozma ilamına aykırı olarak genel yol ile bağlantısı bulunmayan, paftasında dere ve sonrasında tescil harici kısma bağlantı sağlanarak davalı parsellerden geçit tesisi ile kesintisizlik ilkesine aykırı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde yatırana iadesine, 27.11.2012 gününde oybirliği ile karar verildi....

Ancak, yararına geçit istenen taşınmaz paylı mülkiyete konu ise dava paydaşlardan biri veya birkaçı tarafından açılabilir. Geçit tesisi davalarında başlangıçta davacı tarafından öngörülemediğinden dava dilekçesinde talep edilen yer dışındaki güzergahlardan da geçit kurulması gerekebilir. Bu güzergah üzerindeki taşınmazların maliklerine dava dilekçesi ile husumet yöneltilmemiş olması kabul edilebilir bir yanılgıya dayandığından 6100 sayılı HMK’nin 124. maddesi gereğince dürüstlük kuralına aykırı olmayan bu taraf değişikliği talebi kabul edilerek davacının bu kişilerin harçsız olarak davaya katılmalarını sağlamasına imkan verilmelidir. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir....

Ancak tescilsiz kullanım ile kast edilen husus, öncelik hakkının işareti ilk defa alelade bir şekilde kullanan kişiye ait olması demek değildir. Başka bir ifadeyle 6/3 maddesi anlamında aranan ayırt edicilik, markasal etki doğurmayan veya oldukça sınırlı bir kitle için doğuran kullanımlar değil, tescilsiz işaretin ticari alanda kullanılması suretiyle, ilgili piyasada bilinir hale gelmesi ve o işareti ihdas edenle birlikte tanınır olması biçiminde anlaşılmalıdır. Ancak buradaki bilinir/maruf olma durumu ile 6769 s. SMK m.6/5 kapsamındaki tanınmışlık olgusu ile karıştırılmamalıdır. İlk kullanma suretiyle marka hakkının doğumunu sağlayan ve bu nedenle markasal etki doğuracak şekilde bir bilinirlik, markanın üzerine konulduğu emtianın hitap ettiği alıcı kitlesi tarafından tanınmaya başlamış olması, belirli bir yer, bölge veya piyasada bilinmesi biçiminde anlaşılmalıdır....

Diğer taraftan; ülkemizde arazi düzenlenmesinin sağlıklı bir yapıya kavuşmamış olması ve her taşınmazın yol ihtiyacına cevap verilmemesi geçit davalarının nedenidir. Geçit hakkı verilmesiyle genel yola bağlantısı olmayan veya yolu bulunsa bile bu yol ile ihtiyacı karşılanamayan taşınmazın genel yolla kesintisiz bağlantısı sağlanır. Uygulama ve doktrinde genellikle bunlardan ilkine “mutlak geçit ihtiyacı” veya “geçit yoksunluğu”, ikincisine de “nispi geçit ihtiyacı” ya da “geçit yetersizliği” denilmektedir. Yukarıda söylenildiği gibi, geçit hakkı tanınmasıyla yola bağlantısı olmayan veya mevcut yolla ihtiyacı karşılanmayan taşınmazın genel yolla bağlantısı sağlanır. Burada davacının sübjektif arzususun önemi yoktur. Eldeki davada; dosya içerisindeki kadastro paftası ve bilirkişi raporuna göre davacıya ait 101 ada 215 parsel sayılı taşınmazın yola sınırı vardır....

Saptanacak bedel hükümden önce depo ettirilmeli, şayet dava tarihi ile hüküm tarihi arasında taşınmazın değerinde önemli derecede değişim yaratabilecek uzunca bir süre geçmiş ve bu sürede de geçit için öngörülen bedel davanın daha başında belirlenmişse, bu bedelin ödenmesine karar verilmesi halinde, mülkiyet hakkı kısıtlanan taşınmaz malikinin mağduriyetine neden olunacağı durumlarda hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak davranışları önlemek için hüküm tarihine yakın yeni bir değer tesbiti yapılmalıdır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3. maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince: Geçit hakkının, taşınmaz leh ve aleyhine tesis edilmesi, kesintisizlik ilkesi gereği lehine geçit kurulan taşınmazın genel yola bağlantısının sağlanması gereklidir....

Depo edilen geçit bedelinden aleyhine geçit kurulan taşınmazlar için taşınmaz maliklerinin her birine ayrı ayrı hangi miktarda ödeme yapılacağının hüküm sonucunda gösterilmesi gerekirken geçit bedelinin toplamının taşınmaz maliklerine tapu kaydındaki payları oranında ödenmesine karar verilmesi doğru görülmemiş bu sebeple hükmün bozulması gerekmiştir. Kabule göre de kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3. maddesi uyarınca tapu kaydının beyanlar hanesine şerh verilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilmesi de doğru değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 12.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 24.08.2006 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 14.05.2008 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, genel yola çıkışı bulunmayan 1833 parsel sayılı taşınmazı lehine 1830, 1831, 1832, 1836, 1457, 1480 parsel sayılı taşınmazlardan geçit kurulmasını istemiş, davalı ... davanın reddini, diğer bir kısım davalılar ise en uygun yerden geçit irtifak hakkının oluşturulmasını savunmuşlardır. Mahkemece, davalı 1480 parsel ile yargılama sırasında davaya dahil edilen 1834 parsel sayılı taşınmazlar üzerinden ...- asfaltı olarak anılan yola bağlantı kurularak geçit oluşturulmuştur....

UYAP Entegrasyonu