Hükmü, davalılar vekili temyiz etmiştir. 1-Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davalılar vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir. 2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Somut olaya gelince; kurulan geçit hakkının kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi, ayrıca hakkında açılan dava husumet yönünden reddedilen 329 sayılı parselin maliki davalı ... yararına AAÜT gereğince vekalet ücreti verilmesi gerekirken bu hususun gözetilmemesi doğru değil ise de bu nedenle kararın bozulması ve yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Somut olaya gelince; mahkemece geçit irtifakı tesis edilen yer için sadece bilirkişi raporuna atıf yapılarak infaza elverişli hüküm kurulmaması ve hükümde geçit hakkının taşınmaza ait tapu kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tescili yönünde karar verilmesi gerekirken bu yönde karar verilmemesi doğru görülmemiş ise de belirtilen hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir....
Kabule göre de; hükmün sonuç kısmında bilirkişi raporuna atıf yapılmamış, lehine ve aleyhine geçit kurulan parseller belirtilmekle yetinilmiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297. maddesinde hükmün kapsamında, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi öngörülmüştür. Kurulan geçit hakkının hangi parsel lehine, hangi parseller üzerinden, ne miktarlarda kurulduğu terettüde yer vermeyecek biçimde ve infaza elverişli şekilde belirtilmelidir. Mahkemece geçit hakkının ne miktarlarda kurulduğunun belirtilmemiş olması da doğru görülmemiştir. Kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalının temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde iadesine, 20.11.2012 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
bir tazminat karşılığında geçit hakkı kurulmasına karar verilmesini istemiştir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gereklidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır.Davacı, 120 ada 5 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, taşınmazının genel yola bağlantısı olmadığını belirterek davalıya ait yerden geçit hakkı kurulması istemi ile dava açmıştır. Geçit hakkı istemi özel mülkiyete konu bir taşınmaz için söz konusu olur ve üzerinde geçit kurulması istenen taşınmaz veya taşınmazların aynı şekilde özel mülkiyete konu olması gerekir. Yani, geçit hakkı kurulabilmesi için leh ve aleyhine geçit tesis edilecek özel mülkiyete konu taşınmazların tamamının aynı zamanda tapuda kayıtlı olmaları da şarttır. Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3. Maddesi uyarınca tapu siciline kaydı da gerekir. Mahkemece davacı taşınmazı lehine tescil harici yerden geçit hakkı tesisine karar verilmiştir....
GEÇİT HAKKI TESİSİNE,” sözcüklerinden sonra gelecek şekilde “kurulan geçit hakkının TMK'nın 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün “İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili” başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline, depo edilen 95,31 TL geçit bedelinin karar kesinleştiğinde aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmaz maliklerine ödenmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle düzeltilmesine, hükmün DÜZELTİLMİŞ ve değiştirilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin harcın talep halinde yatırana iadesine, 03.11.2014 tarihinde oybirliği ile karar verildi....
Dava, Türk Medeni Kanunu’nun 747 maddesine dayanılarak açılmış geçit hakkı ve Türk Medeni Kanunu’nun 744. maddesi uyarınca mecra irtifak hakkı kurulması istemine ilişkindir. 1-Geçit ile mecranın hakkının işlevleri birbirinden tamamen farklı olup, ikisinin aynı güzergahtan kurulmasında bir zorunluluk bulunmamaktadır. Mutlak geçit ihtiyacı içinde olan 49 parsel sayılı taşınmazın paydaş maliklerinden davacı ..., anne ve kardeşleri ile birlikte 52 parsel sayılı taşınmazında paydaşıdır. Hükme esas alınan 28.04.2006 tarihli bilirkişi raporunda geçit ve mecra seçeneği olarak gösterilen (A) ile işaretli ... ile boyalı 52 parselin yola cephesi bulunduğu ve geçit ile mecra hakkının kurulduğu taşınmazdan daha kısa olduğu anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda geçit ile mecra hakkının aynı güzergahtan kurulacağı düşüncesi ile bu seçenek iki taşınmaz arasındaki kot farkı nedeniyle suyun doğal akışına engel teşkil etmesinden ötürü mecra hakkı kurulmasına uygun görülmemiştir....
Kurulan geçit hakkının Türk Medeni Kanununun 748/3 ve 1012. maddesi ile yeni Tapu Sicil Tüzüğünün "İrtifak hakları ve taşınmaz yükünün tescili" başlıklı 30. maddesi gereğince kütük sayfasında ayrılan özel sütununa tesciline karar verilmelidir. Geçit hakkı kurulmasına ilişkin davalarda davanın niteliği gereği yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmalıdır. Geçit hakkının kurulması istemli bu davada fedakarlığın denkleştirilmesi ilkesi gereği hüküm altına alınacak geçit bedelinin karar tarihine en yakın rayiç bedele göre belirlenmesi gerekmektedir....
Bu ilkeler ışığında somut olaya gelince; Dosya içerisinde bulunan bilirkişi raporlarına ekli krokilerin incelenmesinde, davacılara ait taşınmazlar lehine kurulmasına karar verilen geçit hakkının kadastral yola bağlanıp bağlanmadığı anlaşılamamıştır. Kurulacak geçit hakkının genel kadastral yola bağlanması gerektiğinden mahkemece, davacılara ait taşınmazlar ile komşu parsellerin tüm yönlerden kadastral yollarla bağlantısını gösterir şekilde geniş pafta örneği ilgili kadastro müdürlüğünden getirtilerek davacıların taşınmazlarının genel kadastral yola bağlanmasını sağlayacak şekilde geçit hakkı tesis edilmelidir. Öte yandan, davacıların taşınmazları lehine kurulacak geçit eninin 2,5-3 m. olması gerekmektedir. Bu genişliği aşan bir yol verilmesinin zorunlu olduğu hallerde, gerekçesi kararda dayanakları ile birlikte gösterilmelidir. Mahkemece, geçidin eni ve boyu açıkça gösterilmeksizin kurulan hüküm infaza elverişli değildir....
Bu konuda bilirkişiden rapor alınmadan 20 sayılı parsele de bağlantısı olacak şekilde geçit kurulması kesintisizlik ilkesine aykırıdır. Ayrıca, mahkemece 122 ada 24 ve 25 sayılı parsellerden "davacı lehine" geçit hakkı kurulduğu görülmektedir. Geçit hakkı "taşınmaz leh ve aleyhine" kurulacağından leh ve aleyhine geçit istenen taşınmazların maliklerinin tamamının davada yer alması zorunludur. Davacıya ait taşınmazın lehine değil de davacı lehine geçit hakkı kurulması ayrıca aleyhine geçit hakkı kurulan 25 parsel sayılı taşınmazın malikinin de davada taraf olarak yer almaması doğru değildir. Öte yandan, TMK’nun 748/3 ve 1012. maddeleri ile Tapu Sicil Tüzüğünün 60. maddesi uyarınca geçit hakkının tapu kaydının beyanlar hanesine yazılması da gerekeceğinden hüküm sonucunda lehine ve aleyhine geçit hakkı kurulan taşınmazların ada ve parsel numaralarının gösterilmemesi de doğru görülmediğinden kararın bozulması gerekmiştir....


