WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç onbeş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir.” hükmü bulunmaktadır. Bu madde önceleri sadece Hazine tarafından bu kanun hükümlerine göre kiraya verilen taşınmazlar hakkında uygulanırken, 13.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5393 Sayılı Belediye Kanununun 15/p-3 maddesi hükmüyle belediye taşınmazları 5538 Sayılı Kanunun 26/b maddesi uyarınca İl Özel İdareleri ve son olarak 5737 Sayılı Kanunun 79/c maddesi uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait taşınmazlar hakkında da uygulanması öngörülmüştür. Bu madde ile adı geçen kurumlara tahliye konusunda bir ayrıcalık tanınmıştır. Yasa, süre bitiminden itibaren ecrimisil alınacağını hüküm altına aldığından, 2886 Sayılı Yasanın 1.maddesi uyarınca usulüne uygun yeni bir sözleşme yapılmadıkça kiracıyı fuzuli şagil kabul etmek gerekir....

Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 89. maddesinde, kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesi; hasat sezonu, iş ve hizmetlerin mevsimlik faaliyet dönemi de dikkate alınarak defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç 15 gün içinde sağlanarak, taşınmazın idarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edileceği düzenlenmiştir....

Kesin, yürütülmesi gerekli ve idari davaya konu olabilecek nitelikte işlem nedeniyle dava açılmadan önce, idareye başvuru ile ilgili olarak hüküm getiren özel bir düzenleme de Devlete Ait Taşınmaz Mal Satış, Trampa, Kiraya Verme, Mülkiyetin Gayri Ayni Hak Tesisi Ecrimisil ve Tahliye Yönetmeliğinde yer almaktadır....

Davalı vekili taraflar arasında kira sözleşmesi olduğunu, davacının müvekkilini tahliye edememesi nedeniyle bu yola başvurduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının davaya konu ettiği alanın kira sözleşmesi kapsamında kalıp kalmadığının Sulh Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle mahkemenin görevsizliğine karar verilmiştir. Her ne kadar 6100 Sayılı Yasanın 4/a maddesi gereğince kira sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi görevli ise de, Davacı vekili, Türk Medeni Kanununun 683 ve devamı maddelerine göre, mülkiyet hakkına dayalı fuzuli işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi istemiyle dava açmış, davaya konu alana yönelik olarak taraflar arasında kira sözleşmesi olmadığını iddia etmiştir. Uyuşmazlık müdahale edildiği iddia edilen alanın sözleşme kapsamında kalıp kalmadığına yöneliktir. Davacı, davaya konu edilen alana ilişkin olarak kira sözleşmesine dayanmamıştır....

in kiralananı kullanan sıfatı bulunduğuna hangi delillerle ulaşıldığı, hangi davalının akde aykırılık hangisinin fuzuli işgal veya başka sebeple tahliye edildiği ya da her iki davalının da tahliye edilip edilmediği anlaşılamamaktadır. Bu durumda HMK'nın 297/1-c maddesi gereğince tarafların kiracılık ilişkisine ilişkin iddia ve savunmaları tartışıldıktan sonra aynı yasanın 297/2 maddesi gereğince taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, davanın konusuz kalması nedeniyle davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, bu defa Dairemizin 19/03/2018 tarih, 2017/14261 Esas- 2018/2625 Karar sayılı ilamı ile ".......

Dava, fuzuli işgal nedeniyle taşınmazın boşaltılması istemine ilişkin olup, taraflar arasında kira ilişkisi bulunmadığı gibi böyle bir iddia da bulunmamaktadır. Davaya bakma görevi Asliye Hukuk Mahkemesine aittir. Bu nedenle mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esası hakkında karar verilmesi doğru değildir. Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. 2-Bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK.nun 428. maddesi gereğince davalı yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK'nun geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK.nun 440.maddesi gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18/05/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi....

İLGİLİ MEVZUAT : 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'nun "Ecrimisil ve tahliye" başlıklı 75. maddesinin 1. fıkrasında, "Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malları ve Vakıflar Genel Müdürlüğü ile idare ve temsil ettiği mazbut vakıflara ait taşınmaz malların, gerçek ve tüzelkişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden, bu Kanunun 9 uncu maddesindeki yerlerden sorulmak suretiyle, idareden taşınmaz ve değerleme konusunda işin ehli veya uzmanı üç kişiden oluşan komisyonca tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil istenir....

Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/531 esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali ve tahliye davası açıldığını, bu sebeplerle taraflar arasındaki sözleşmelerin 13/04/2022 tarihinde tahliye taahhütnamesi ile sona ermiş olması nedeniyle 13/04/2022 tarihinden itibaren fuzuli işgal olduğu kiralanan ile ilgili ecrimisil bedelinin tespiti, aksi halde 13/01/2023 tarihinde adi kira sözleşmesinin sona ermesi nedeniyle ecrimisil bedelinin bu tarihten itibaren tespiti ve davalıdan tahsiline, tahkikat sonucunda müvekkilinin ecrimisil alacak miktarı tam ve kesin olarak belirlenmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin fuzuli işgalinin başladığı tarihten itibaren avans faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin mağduriyetinin önüne geçilmesi amacıyla davalının menkul, gayrimenkul ve banka hesaplarına öncelikle teminatsız, aksi takdirde teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline...

Bilindiği, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında, fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan olumlu zarar ile kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....

Kabule göre de ; Gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir....

UYAP Entegrasyonu