TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacının, ecrimisile konu taşınmazı sözleşme bitiminde 2013 yılında tahliye etmesi gerekirken 2019 yılına kadar kullanıp sonra tahliye ettiğinden bahisle fuzuli işgalci olduğu, işgal dönemi için daha önce belirlenen 71.689.633,30-TL tutarındaki ecrimisilin, "kira sözleşmesinde belirlenen cezai şartın tahsilinin" ecrimisil alacağı olarak düzenlenemeyeceği gerekçesiyle …....
, davacıdan taşınmazların tahliye edilmesinin istenildiği, tahliye edilememesi nedeniyle davacı fuzuli şagil kabul edilerek 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesi uyarınca tahliyesine ilişkin dava konusu işlemin tesis edilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmaktadır....
İşgal edilen taşınmaz mal, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilir." hükümleri yer almaktadır. 19.06.2007 tarih ve 26557 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin "Tespit, Ecrimisil ve Tahliye" başlıklı 89. maddesinde; " (1) Kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde tahliye edilmeyen, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliyesi; hasat sezonu, iş ve hizmetlerin mevsimlik faaliyet dönemi de dikkate alınarak defterdarlık veya malmüdürlüğünün talebi üzerine, bulunduğu yer mülki amirince en geç onbeş gün içinde sağlanarak, taşınmaz İdarece görevlendirilecek memurlara boş olarak teslim edilir. (2) Üzerinde sabit tesis bulunan taşınmazların tahliyesinden ve teslim alınmasından sonra, eski kiracısı veya fuzuli şagiline bu tesisler kendilerine...
Ecrimisil talep edilebilmesi için, idarelerin işgalden dolayı bir zarara uğramış olması gerekmez ve fuzuli şagilin kusuru aranmaz" hükmüne yer verilmiştir....
Bakılan uyuşmazlıkta, davalı idare tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin/ protokolün feshedilmesi sebebiyle davacının dava konusu taşınmazda fuzuli şagil olduğu açık olup, 2886 ve 5393 sayılı Kanunlar uyarınca işgal edilen taşınmazın idarenin talebi üzerine bulunduğu yer mülkiye amirince en geç on beş gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edilmesi gerekmekte iken, davalı idare Zabıta Müdürlüğünce taşınmazın 24 saat içerisinde tahliyesinin istenilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır....
Bakılan uyuşmazlıkta, dava konusu işyerinin üç yıl süre ile davacı idare tarafından 02/09/2008 tarihinde dava dışı üçüncü kişiye kiraya verildiği, kira süresinin 02/09/2011 tarihinde sona ermiş olmasına rağmen taşınmazın tahliye edilmediği görüldüğünden, kira sözleşmesinin sona erdiği tarihten itibaren dava konusu taşınmazın fuzulen işgal edildiği açıktır. 2886 sayılı Kanun uyarınca fuzuli şagil konumunda olan kişinin tahliyesi istemiyle yapılan başvuru üzerine 2886 sayılı Kanun'un 75. maddesinin Kaymakamlığa verdiği bağlı yetki gereğince işgal edilen taşınmazın tahliyesi yolunda işlem tesisi gerektiğinden, davacı belediyenin tahliye istemli başvurusunun reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yolunda verilen temyize konu İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE, 2. ......
Bu mecburi dava arkadaşlığının da tabii bir sonucudur. 6570 sayılı Yasanın 13. maddesine göre meskende kiracı iken ölen kimse ile birlikte oturanların kiracılıkları kabul edilmekle, tahliye davasının yalnızca bunlar aleyhine açılması gereğini yasa koyucu özel bir yasa ile kabul etmiştir denilebilirse de bu madde sadece öten kimse ile birlikte oturanlar aleyhine fuzuli işgal nedeniyle hemen dava açılamayacağını düzenlemektedir. Yoksa somut olayda olduğu gibi miras bırakanın ölümünden sonra bir süre kiralananda oturan kişiler varsa tüm mirasçıların aleyhine ihtiyaç nedeniyle tahliye davası açılamayacağını göstermemektedir....
Bu nedenle, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere; ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarihli ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır....
Davacının talebi fuzuli işgal nedeniyle elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemi olduğuna göre, HUMK'nın 8/1. maddesine göre dava değeri sulh hukuk mahkemesi görev sınırını geçmesi sebebiyle davanın asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince Mersin 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 22/01/2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi....
, işbu sözleşmelerin süresinin 12.12.2022 tarihinde sona ereceğine ve yenilenmeyeceğine ve kiralananın tahliye edilmesi gerektiği, aksi halde söz konusu kiralananda işgalci durumuna düşüleceği ve ödeme yapılmaya devam edildiği takdirde bu ödemenin sözleşmenin uzatıldığı anlamına gelmeyeceğini, söz konusu ödemelerin kiralananın izinsiz kullanımının karşılığı olarak ileride açılacak fuzuli işgal tazminatı davalarında kazanılacak bedellerden mahsup edilmek üzere bloke edileceğine ilişkin Bakırköy ...Noterliği ......


