WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 16 Haziran 2026

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm kusur ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Fiili ayrılık başlı başına boşanma sebebi değildir. Terke dayalı bir boşanma davası bulunmamaktadır. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir....

Aile Mahkemesinin 2014/532 Esas ve 2014/836 Karar sayılı dosyası ile açtığı boşanma davasının reddedildiğini, kararın 25.09.2015 tarihinde kesinleştiğini ve aradan üç yıl geçmesine rağmen eşi ile bir araya gelmediklerini beyanla, fiili ayrılık nedeni ile boşanmalarına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı-davacı kadının cevap ile karşı dava, vekilinin birleştirilen dava dilekçelerinde; erkeğin iddialarının asılsız olduğunu, kabul etmediklerini, erkeğin başka kadın ile aldattığını, sürekli hakaret ve tehdit ettiğini, evlilik birliğinin temelinden sarsıldığını beyanla asıl davanın reddine, karşı ve birleştirilen davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, müvekkili lehine 1.000,00 TL tedbir ve yoksululuk nafakası ile 100.000,00 TL maddî ve 100.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıdaki başlıkta tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Elazığ 1....

Fiili ayrılık başlı başına boşanma nedeni değildir.Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacı tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır....

Kaldı ki boşanma ile sonuçlanan ikinci dosyada mahkeme gerekçesinde de tarafların fiilen 3.10.2007 tarihi öncesinde 4 yıl boyunca fiilen bir araya gelmedikleri kabul edilmiş, TMK.nun 166/son maddesi gereği boşanmaya hükmedilmiştir. Taraflar arasındaki evliliğin reddedilen boşanma ile sona erdiği kabul edilemez. Fiilen ayrılık tek başına boşanma nedeni değildir. Ancak TMK.nun 166/son maddesinde yazılı diğer koşullarla birlikte boşanma sebebi olarak kabul edilebilir. Red kararı sonrası evlilik resmi olarak devam ettiğine göre taraflar arasındaki evliliğin kabulle sonuçlanan ikinci boşanma kararının kesinleştiği tarihte sona erdiğinde şüphe yoktur. TMK.nun 225. maddesinde ise mal rejiminin ne şekilde sona ereceği ve sona erme tarihi yazılı olup, boşanma sebebi ile evliliğin sona ermesi durumunda mal rejimi boşanma dava tarihi itibarıyla sona erecektir. Bu maddede fiili ayrılık mal rejiminin sona erme sebepleri arasında sayılmamıştır....

Dosyanın incelenmesinde; İlk derece mahkemesince “Tarafların karşılıklı iddialarını ispat edemedikleri, bu sebeple kusursuz oldukları, her ne kadar davalı kadının ortak konutu terk ettiği sabit ise de terk hukuki nedenine dayalı davanın bulunmadığı, fiili ayrılığın ise boşanma nedeni sayılamayacağı” gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, ilk derece mahkemesince davalı kadına kusur yüklenmediği halde mahkeme kararı yanlış yorumlanmak suretiyle ortak konutu terk etme vakıasının kadına kusur olarak yüklenmesi doğru olmamıştır. Fiili ayrılık tek başına boşanma sebebi olmadığı gibi ortada terk hukuki sebebine dayalı açılmış bir dava da bulunmamaktadır. Bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen “Eve dönmek için eşine ağabeyi ile görüşmeme şartını öne sürmesi” de davalı kadın tarafından barışma girişimi sırasında söylenmiş olup bu vakıanın da kadına kusur olarak yüklenmesi hatalı olmuştur....

"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm maddi tazminat yönünden temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-Dava münhasıran Türk Medeni Kanununun 166/son maddesi uyarınca fiili ayrılık nedenine dayanarak açılmıştır. ...ile sonuçlanan ...1.Aile Mahkemesinin 2003/907 esas, 2005/13 karar sayılı dosyasında ret kararı 8.7.2005 tarihinde kesinleşmiştir. Türk Medeni Kanununun 166/son maddesine dayalı boşanma davası 27.5.2008 tarihinde açılmış olduğuna göre üç yıllık süre geçme koşulu gerçekleşmemiştir....

Yine davacı erkek, temyize konu eldeki bu davayı Türk Medeni Kanununun 166/1. maddesine dayalı olarak evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile açmıştır. Mahkeme, erkeğin davasını TMK’nun 166/1. maddesi uyarınca, davalı kadının tam kusurlu olduğu gerekçesiyle kabul etmiş ise de; retle sonuçlanan ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleşen erkeğin ilk boşanma davasında, kadının boşanmayı gerektirir kusurlu bir davranışı kanıtlanamadığına göre, bu tarihten önceki olaylar artık kadına kusur olarak yüklenemeyecektir. Bir başka deyişle, bu tarihten sonra fiili ayrılık döneminde kadının davacı erkeği tehdit ettiğine ilişkin vakıa dışında kalan eldeki dosyada dinlenen tanık anlatımlarına istinaden ilk boşanma davasından önce yaşandığı iddia olunan olaylara ilişkin kadının, davacı erkeğin ailesini istememesi ile erkeğe fiziksel şiddet uygulaması vakıaları davalı kadına kusur olarak atfedilemez....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm; kusur belirlemesi ve yoksulluk nafakası yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1-Fiili ayrılık, Türk Medeni Kanununun 166/son maddesindeki diğer koşullarla birlikte gerçekleşmiş olmadıkça, Türk Medeni Kanununun 166/1-2. maddesine dayalı boşanma davası bakımından; boşanma sebebi olarak kabul edilemez. Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ermenek Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki boşanmaya ilişkin davada Isparta Aile ile Ermenek Asliye (Aile) Hukuk Mahkemelerince ayrı ayrı yetkisizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belli edilmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Dava; fiili ayrılık nedeniyle boşanma istemine ilişkindir. Isparta Aile Mahkemesi; tarafların davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yerin Ermenek olduğu gerekçesiyle, Ermenek Asliye (Aile) Hukuk Mahkemesi ise;davacının yerleşim yerinin Isparta olmasını gerekçe göstererek görevsizlik kararı vermişlerdir. Somut olayda; tarafların yaklaşık 12-13 yıldır ayrı yaşadıkları, davacının bu süre içerisinde başka kadınla gayrıresmi evlilik yaparak Isparta’ya yerleştiği ve 1997 yılından beri Isparta adliyesinde hizmetli olarak çalıştığı anlaşılmaktadır....

Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/52 esas sayılı dosyasında tarafların karşılıklı olarak açtıkları boşanma davaları, boşanmayı gerektiren ve taraflardan kaynaklanan bir kusurun olmaması nedeni ile reddedilmiş ve bu ret gerekçesi her iki taraf yönünden de kesinleşmiştir. 3 yıllık fiili ayrılık dönemi içerisinde yeni bir olayın varlığı da kanıtlanamamıştır. Konya-Ereğli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/52 esas sayılı redle sonuçlanan davayı açan ve boşanma nedeni yaratan kadın ile aynı davada karşı dava açan kocanın boşanmaya neden olan olaylarda eşit kusurlu olduklarının kabulü gerekir. Bu yön nazara alınmaksızın davalı kadın yararına maddi ve manevi tazminata hükmedilmesi doğru görülmemiştir....

UYAP Entegrasyonu