, sosyal şiddet uyguladığını iddia ederek, asıl davanın reddi ile karşı boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına, kadın yararına aylık 5.000,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, 150.000,00 TL maddî tazminata, 200.000,00 TL manevî tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. 2.Davalı- karşı davacı kadın vekili 12.11.2021 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; taleplerini, dava dilekçesinde talep ettikleri maddî ve manevî tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleri ile davacı-karşı davalıdan alarak davalı-karşı davacıya verilmesi şeklinde ıslah ettiklerini beyan etmiştir....
e "kardeşim bundan dolayı rahatsız oluyor, böyle davranma" dediğinde kadının " hayır yapacağım " şeklinde tanığa karşılık verdiği, ayrıca davalı karşı davacı kadının müşterek çocuk Muhammed Kaan'a karşı kasten yaralama suçundan ceza aldığı, davacı karşı davalı erkeğin ise kıskanç olduğu, kadına karşı ilgisiz olduğu, davalı karşı davacı kadına fiziksel şiddet uyguladığı, her iki tarafın da evlilik birliğinden kaynaklanan görevlerini ihmal ettikleri, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında ve boşanmaya neden olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesi ile her iki davanın kabulü ile tarafların evlilik birliğinin sarsılması nedeni ile boşanmalarına, ortak çocuğun velâyetinin babaya verilmesine anne ile kişisel ilişki kurulmasına, kadın yararına aylık 300,00 TL tedbir ve yoksulluk nafakasına, tarafların tazminat taleplerinin reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A....
Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 13. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıya alınan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır. 14. Boşanma hukukuna yön veren temel ilkeler; irade ilkesi, kusur ilkesi, evlilik birliğinin sarsılması ilkesi, elverişsizlik ilkesi ve eylemli ayrılık ilkesi olarak beş grupta toplanmaktadır....
Değerlendirme 1.Uyuşmazlığın çözümü bakımından öncelikle konuyla ilgili kavramların irdelenmesinde yarar bulunmaktadır. 2. 4721 sayılı Kanun'un “Evlilik birliğinin sarsılması” başlıklı 166 ncı maddesinin 1 ve 2 nci fıkraları; "Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Yukarıdaki fıkrada belirtilen hâllerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir.” hükmünü taşımaktadır. 3. Genel boşanma sebeplerini düzenleyen ve yukarıda anılan madde hükmü, somutlaştırılmamış veya ayrıntıları ile belirtilmemiş olması nedeniyle evlilik birliğinin sarsılıp sarsılmadığı noktasında hâkime çok geniş takdir hakkı tanımıştır....
Dosya arasındaki bilgi ve belgelerden, davacı ile dava dışı eş Mustafa Başarı’nın evli olduğu, davacı tarafından zina nedenine dayalı açılan boşanma davasıyla dava dışı eş tarafından evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebine dayalı açılan boşanma davasının ... ... 10. Aile Mahkemesi’nin 2014/460 esas sayılı dosyasında birleştirildiği, davanın derdest olduğu ve kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Şu durumda, davacı ile dava dışı eşi arasındaki zina ve evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına dayalı boşanma davasının derdest olduğu, kararın henüz kesinleşmediği, bu davanın sonucunun eldeki davayı etkileyeceği anlaşılmaktadır. Mahkemece, boşanma davasının kesinleşmesi beklenmeli ve oluşacak sonuca göre tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulmuş olması doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile evlilik birliğinin devamı süresince davalı erkeğin ...' da oturan kök ailesini kendi ailesinden üstün tutarak 20-30 gün gibi uzunca sürelerle ...' ya gidip kaldığı, bu durumu eşine haber vermediği, birliğin devamı boyunca ''cahil, şizofren, psikopat gibi temizlik yapıyorsun, sen zaten hep hastasın, '' şeklinde eşine küçümseyici ve hakaret içerikli sözler söylediği, eşine fiziksel şiddet uyguladığı, sosyal ortamlarda eşini yalnız bırakarak desteklemediği, boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesi ile tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması sebebi ile boşanmalarına, 40.000,00 TL maddî, 30.000,00 TL manevî tazminatın davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine, boşanma ile davacı kadının yoksulluğa düşeceği gerekçesi ile 2.000,00 TL yoksulluk nafakasının davalı erkekten alınarak davacı kadına verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A....
DAVA Davacı erkek vekili dava dilekçesinde özetle; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 50.000,00 TL maddî, 50.000,00 TL manevî tazminatın davalı kadından alınarak davacı erkeğe verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı karşı davacı kadın vekili süresinde verdiği cevap ve karşı dava dilekçesinde özetle; tarafların evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanmalarına, 2.000,00 TL tedbir, yoksulluk nafakası ile faizi ile 200.000,00 TL maddî, 100.000,00 TL manevî tazminatın davacı karşı davalı erkekten alınarak davalı karşı davacı kadına verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI A....
Taraflar arasındaki karşılıklı boşanma davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl boşanma davasının kabulü ile evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile tarafların boşanmalarına ve ferilerine, karşı boşanma davasının reddine karar verilmiştir. Kararın davalı- karşı davacı erkek vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesi ile davalı- karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1)inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Boşanma Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı kadın tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: Mahkemece kısa ve gerekçeli kararda "davanın kabulü ile evlilik birliğinin temelden sarsılması nedeni ile boşanmalarına" karar verildiği halde, gerekçede davanın reddine karar verildiği belirtilerek gerekçe ve hüküm arasında çelişki yaratılmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 294/3. maddesi uyarınca, hükmün tefhimi, her halde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz (HMK m.298/2). Buna göre, tefhim edilen hüküm sonucu yanlış da olsa, gerekçeli kararın, tefhim edilen hüküm sonucuna uygun düzenlenmesi gerekmektedir....
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 06.03.2019 tarihli kararı ile erkeğin tamamen kusurlu olduğundan bahisle davanın kabulü ile tarafların 4721 sayılı Kanun’un 166 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca evlilik birliğinin sarsılması nedeniyle boşanmalarına ve kadın lehine fer'îlerine ve kadın lehine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı her iki taraf da istinaf itirazında bulunmuş, erkek yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden de kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. B....


