WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 11 Haziran 2026

Kat Mülkiyeti Yasasının 29.maddesi gereğince iptali istenen toplantının olağanüstü toplantı olduğu ve davacıya 15 gün önceden usulüne uygun tebligat yapılmadığı anlaşılmakta olup usulüne uygun tebligat yapılmaması mutlak butlan olarak kabul edilemeyeceğinden kat malikleri kurulu kararının iptalinin istenebilmesi için Kat Mülkiyeti Yasası'nın 33.maddesi uyarınca kararın öğrenilmesinden başlayarak 1 ay içinde her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içerisinde iptal davası açılması gerekir. Dava, altı aylık süre geçtikten sonra açılmış olmakla hak düşürücü süre yönünden istemin reddine, bundan ayrı, iptali istenen toplantıda alınan kararlardan merkezi ısınma (doğalgaz) sistemine geçilmesine dair olanın sayı ve arsa payı çoğunluğu ile yasada öngörülen koşullara uygun olarak alınmış bir karar olduğundan sözü edilen kararın da iptali isteminin reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulü yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir....

kararı gerekçe gösterilerek genel kurulun butlan veya iptalinin söz konusu olmayacağı, sonuç olarak dava konusu genel kurulda alınan kararlarda mutlak butlan veya yokluk durumunun mevcut olmadığı, davacıların hissesi dikkate alınarak genel kurullara katılmamalarının karar alınması yönünde sonuca etkili olmadığı, bu şekilde iptal sebebinin de mevcut olmadığı kanaatine varılmakla davacının davasının reddine karar verilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi DAVA TÜRÜ :Evliliğin Mutlak Butlanla İptali Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü. 1-*Davalı ... vekilleri ... ve ...'in vekaletnamesi ile Av. ...'in yetkilendirilme belgesinde Avukatlık Kanununun 27. maddesinde değişiklik yapan 4667 sayılı kanunun yürürlüğe girdiği 10.05.2001 tarihinden sonra dosyaya ibraz ettikleri, vekaletnamelerine ve yetki belgesine baro pulu yapıştırılmamıştır. Avukatlık Kanunun değişik 27. maddesi uyarınca bu vekaletnameler işleme dayanak yapılamaz. Eksikliğin tamamlanması için 10 günlük kesin mehil verildiğinin sözü geçen vekile tebliği; eksiklik tamamlanmadığı taktirde bu vekile yapılan tebligatlar geçersiz olduğundan tebligatlar asıla yapılarak işlemin yenilenmesi, 2-Davalı......

İşlemin ana unsurlarında ve emredici norma aykırılıkta mutlak butlan söz konusudur. Mutlak butlanda ( kesin hükümsüzlük), işlemin, başta Kooperatif Kanunu, Ticaret Kanunu ile ilgili kanunların emredici hükümlerine aykırı olmasıdır. Bu nedenle dava konusu 8. Maddenin 2. paragrafında alınan kararın mutlak butlan ile hükümsüz olduğunun tespitine karar vermek gerekmiştir. Dava konusu 6 ve 7 no'lu kararların yönetim ve denetim kurulu üyelerinin ibrasına ilişkin olduğu ve davacıların iş bu kararların da mutlak butlan ile iptalini talep ettikleri; ancak yönetim kurulu ve denetim kurulu üyelerinin ibrasında lehlerine oy kullanmadıkları, sunulan raporlarda mutlak butlanı gerektirir hükümsüzlüğün tespit edilemediği anlaşılmakla, bu yöndeki davacı talepleri yerinde görülmemiştir. Somut olayda başkaca yokluk ve butlan sebeblerinin mevcut olmadığı takdir ve sonucuna varılarak, davacıların yokluk veyahut mutlak butlana ilişkin taleplerinin reddine karar vermek gerekmiştir....

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalı kooperatifin 25.03.2007 tarihli genel kurulunun 8/c. maddesinin mutlak butlan ile batıl olması nedeniyle hükümsüzlüğünün tespitine, davacıların diğer istemlerinin reddine ilişkin verilen karar davalı vekilinin temyiz istemi üzerine, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 07.02.2008 günlü, 2007/8011 Esas, 2008/1232 Karar sayılı ilamı ile “anılan genel kurul kararı emredici yasa hükümlerine aykırı bulunmadığından, mutlak butlan ile malul olduğunun kabulünün mümkün olmadığı, ancak bu kararın 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesinde düzenlenen iptali gerektiren koşulları taşıyıp taşımadığı, eşitlik ilkesine aykırı olup olmadığı, özellikle de açılan sorumluluk davasında istenen miktarı aşan alacak kısmının ödenmemesinin iyiniyet kurallarına aykırı bulunup bulunmadığı, hususlarının da değerlendirilerek 8/c. maddesi altında alınan kararın, iptali kabil bir karar olup olmadığının belirlenmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur....

nun nüfus kaydına göre kardeşi ... kızı ... ile evli olduğu nedeni ile 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesi gereğince evliliğin butlanı istenmiştir. Butlan davası... Asliye Hukuk Mahkemesine açılmış,... Asliye Hukuk Mahkemesi Aile mahkemesi sıfatı ile yetkisizlik kararı vererek dosyayı görevli ... Aile Mahkemesine göndermiştir. ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi Aile mahkemesi sıfatı ile butlan davasının aralarındaki irtibat nedeni ile eldeki dava ile birleştirilmesine karar vermiştir. Yapılan yargılama sonunda Mahkemece; evlenmenin butlanı talep edilen birleşen dosya davalısı ve dosyamız davacısı ... ile eşinin babası ... kardeş olarak gözükmekte iseler de, dinlenen tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre ...'...

Hukuk Dairesi 2017/8784 E. - 2017/10447 K. sayılı ilamı ile “Mahkemece taşınmazın tüm bağımsız bölümlerini gösterir tapu kaydı, yönetim planı ve toplantıya ilişkin çağrı belgeleri, hazirun cetveli ve ilgili tüm evrakları getirtilip KMK'nın 29 ve 33. madde hükümlerine göre tarafların husumet ehliyeti bulunup bulunmadığı, davanın süresinde açılıp açılmadığı, iptali istenen kararların butlan hükmünde olup olmadığı toplantı ve karar nisaplarının sağlanıp sağlanmadığının taraf delilleri de toplanmak suretiyle alanında uzman bilirkişiden rapor alınarak değerlendirilmesi gerekirken, eksik inceleme sonucu davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı” gereğine değinilerek hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde açılan davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava, kat malikleri kurulu toplantısının iptali istemine ilişkindir....

Dava, "eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede yakın hısımlık bulunması" (TMK.md.145/4) sebebiyle evliliğin iptali isteğine ilişkin olup, Cumhuriyet savcısı tarafından res'en açılmış, mahkemece; "evliliklerinin iptali talep edilen ... ve ...'nun evliliklerinin, davadan önce ölümle sona erdiği, sona ermiş bir evliliğin butlanının da, Cumhuriyet savcısı tarafından res'en dava edilmeyeceği..." gerekçesiyle dava reddedilmiş, kararı davanamede "davalı" olarak gösterilen İlçe Nüfus Müdürlüğü temyiz etmiştir. Evliliğin iptali, eşler bakımından ileriye dönük hüküm ve sonuç doğurur. Dava sonucunda verilecek iptal hükmü de, nüfus kayıtlarında bir düzeltme niteliğinde değil, hüküm ve sonuçları eşler için geçerli inşai etkiye sahip bir hükümdür. O nedenle bu davalarda nüfus idaresine husumet düşmez. Kişinin, medeni durumundaki değişikliğin resmi sicillerde tevsiki gayesini taşıyan hükmün nüfus kaydına işlenecek olması da, nüfus idaresine husumet yöneltilmesini gerektirmez....

Eş söyleyişle; mutlak butlanla batıl kararlar, baştan beri hükümsüz olan, sonradan geçerlilik kazanma olanağı olmayan, emredici kurallara, kamu düzenine veya ahlaka ve adaba aykırı veyahut konusu olanaksız olan kararlardır. Bu tür kararlar, baştan beri hüküm ifade etmezler ve mahkemece, re’sen üzerinde durulması da gerekir. 6762 sayılı TTK’nun 381. maddesi anlamında iptali kabil kararlar ise, daha çok ortakların menfaatlerinin koruyan düzenlemelere aykırılık teşkil eden, emredici kurallar dışında yorumlayıcı ve şekle ilişkin kuralların ihlal edildiği kararlardır. İptali gereken kararlar, baştan itibaren geçersiz olmadıklarından, iptal edilinceye kadar geçerli bir kararın hüküm ve sonuçlarını doğururlar. Yokluk ve butlan hallerinin re’sen göz önünde bulundurulacağı ve herkesin ve her zaman bu geçersizliği ileri sürebileceği, Yargıtay HGK 12.3.2008 gün ve 2008/11-246 E., 2008/239 K. sayılı ilamında da benimsenmiştir."...

Hukuk Dairesinin kararı bozduğunu ve dosyanın halen derdest olduğunu, ne var ki kesinleşme şerhinin yeraldığı kararla sicil kaydında iştirakin çözüldüğünü, anılan işlemin yolsuz olduğunu, infaza dayanak kararın kesinleşmediğini ileri sürerek sicil kayıtlarının mutlak butlan sebebi ile iptali ile önceki haline getirilerek düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı, kesinleşmiş mahkeme kararının ibraz edilmesi üzerine işlem yapıldığını, husumetin diğer paydaşlara yöneltilmesi gerektiğini, idarelerinin taraf sıfatının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davalının taraf sıfatının bulunmadığı, tüm kayıt maliklerinin davalı gösterilerek tapu iptali ve tescil istekli dava açılması gerektiği gerekçesi ile dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi ...'ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü....

UYAP Entegrasyonu