WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

tarafından kararın tamamına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü: 1) Davacının eski hale getirme ve temyiz talebinin incelenmesinde; Davacı vekili Av. ...’ya bölge adliye mahkemesi kararı 13.04.2021 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Davacı vekili Av.... yasal süreden sonra 26.07.2021 günü verdiği dilekçe ile hükmü temyiz etmiş; temyiz müddetiyle ilgili olarak; davacı ...’ın diğer vekili Av....’yı azlettiğini belirterek Yargıtay'dan eski hale getirme talebinde bulunmuştur. Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapmayan kimse, eski hale getirme talebinde bulunabilir. (HMK m. 95/1) Eski hale getirme talebi, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesine dayalı olarak istendiğine göre, bu talebin Yargıtay'ca incelenip karara bağlanacağında kuşku yoktur....

Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Sanık tarafından yapılan eski hale getirme ve temyiz talebi aynı Mahkemenin 16/08/2011 tarihli ek kararı ile reddedilmiş ise de, benzer bir olaya ilişkin verilen Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 19/12/2012 tarihli ve 2012/13722-21992 sayılı ilâmında belirtildiği üzere temyiz süresine ilişkin eski hale getirme ve hükmün temyizi niteliğindeki talepleri inceleme görevinin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 42. maddesi uyarınca Yargıtay’a ait bulunduğu gözetilmeden, eski hale getirme talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur....

(HMK m. 95/1) Eski hale getirme talebi, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesine dayalı olarak istendiğine göre, bu talebin Yargıtay'ca incelenip karara bağlanacağında kuşku yoktur. (HMK m. 98/2) Eski hale getirme talebine ilişkin dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil ve emarelerinin gösterilmesi zorunludur. (HMK m. 97) Davalı vekili dilekçesi ekinde sunduğunu ifade ettiği sağlık raporları uyarınca eski hale getirme talebinde bulunmuş ise de; dilekçe ekinde eski hale getirme talebinin dayanağını teşkil edebilecek herhangi bir delil ve sağlık raporu bulunmamaktadır....

Davacı vekilinin süresinde sunduğu 29.6.2010 tarihli dilekçesi ile HUMK'un 166 ve devamı maddelerine göre eski hale getirme isteminde bulunduğu, mahkemece kararın temyiz edilmesi nedeniyle eski hale getirme istemi hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmaktadır. HUMK.nun 166 ve devamı maddeleri eski hale getirme kurumunu düzenlemektedir. Yasanın yada hakimin bir işlemin yapılması için belirlediği sürelerde, işlemin yapılmaması, bu işlemi yapacak kişinin arzu ve iradesi dışındaki nedenlerden kaynaklanabilir. Yasa bu gibi hallerde, süreyi kaçıran kişiye eski hale getirme isteminde bulunma olanağı tanımıştır. Davacı vekili, 28.6.2010 tarihli oturuma sağlık sorunu nedeniyle katılmadığını ileri sürerek eski hale getirme isteminde bulunduğuna göre, istem aynı oturumda verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın usule aykırı olduğu iddiasını içermektedir....

Ancak; 1) Davacı eski hale iade bedelini istemediği gibi bu hususun hükmün infazı aşamasında icra memuru tarafından nazara alınacağı düşünülmeden ayrıca terditli olarak eski hale getirme masraflarına hükmedilmesi, 2) Kabule göre de; taşınmaz eski hale getirilirken alınan malzeme yerine konulacağı gibi taşınmaz da eski haline geleceğinden, değer kaybına uğramayacağı nazara alınmadan ayrıca bu bedelin de tahsiline karar verilmesi, Doğru görülmemiştir. Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerinde olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle H.U.M.K.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflardan peşin alınan temyiz ve temyize başvurma harçlarının istenildiğinde ödeyenlere 26.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Dosyadaki bilgi ve belgelere göre yapılan inceleme sonucunda; 1-Dava dilekçesinde eski hale getireme bedeli ile birlikte kira kaybı istenmiş ise de, HMK'nın 119/1-ğ maddesi gereğince davacı tarafın her bir talebine ilişkin istenilen miktar açıklattırılıp belirlenmeden yargılama yapılarak hüküm kurulması, 2-Anagayrimenkulün mimari projesine aykırı müdahale ve ilavenin eski hale getirilmesi, projeye aykırılık devam ettiği sürece her zaman istenebilir. Mahkemece eski hale getirilmesine ilişkin verilen kararın gereğinin yerine getirilmemesi halinde ise, kararın infazının nasıl yapılacağı İİK'nin 30. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre eski hale getirme bedelinin tahsili de İİK hükümleri gereğince gerçekleştirilecek, projeye aykırılıkların sadece eski hale getirilmesi bedeline hükmedilemeyecektir....

Dava, hor kullanma tazminatı, eski hale getirme bedeli ve tamirat süresince yoksun kalınan kiranın kaybı istemlerine ilişkindir. Mahkemece, davacının hor kullanma tazminatı ve tamirat süresince yoksun kalınan kira kaybı isteminde haklı olduğundan, eski hale getirme bedeli yönünden ise sözleşmede kiralananın eski hale getirilerek teslim edileceğine dair hüküm bulunmadığından, eski hale getirme bedeli talep edilemeyeceğinden davanın kısmen kabulü ile 2.126,00 TL'sı hor kullanma tazminatı 3000,00 TL kira kira kaybı olmak üzere toplam 5.126,00-TL'nın davalılardan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalılar tarafından temyiz edilmiştir. 1....

Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine ve çekişmeli taşınmazların uygulama tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, Mahkemece; temyiz talebinin süresinde olmadığı gerekçesi ile temyiz talebinin reddine dair ek karar verilmiş, davacı bu karara karşı 26.10.2015 tarihinde eski hale getirme talebinde bulunmuştur. 6100 sayılı HMK'nın 95. maddesinde; elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen ya da hakim tarafından kesin olarak belirlenen süre içinde, gerekli işlemin yapılamaması halinde eski hale iade isteminde bulunulabileceği, 96. maddesinde; eski hale getirme isteminin işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edileceği, 97. maddesinde eski hale getirme dilekçesinde, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emarelerinin gösterileceği, 98/2. maddesinde ise eski hale getirme temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi halinde ise Yargıtaydan talep edileceği öngörülmüştür...

Mahkemece; davalının klima dış ünitesini duvara monte ettirmesi, şeklindeki eyleminin ortak alana müdahale olduğu gerekçesiyle; yasal koşulları oluşan ve kanıtlanan davanın kabulü ile Kat Mülkiyeti Kanununun 18 ve 28. maddeleri gereğince bilirkişi raporunda saptanan klima tesisatının tümüyle kaldırılmasına, yönetim planına aykırı imalatların eski hale getirilmesine, eski hale getirme bakımından iş bu kararın infazının istenildiği tarihten itibaren 2 gün davalıya süre verilmesine, projeye aykırılıkların eski hale getirilmesi için verilen sürede eski hale getirme gerçekleşmez ise kararın icraen infazına, 700.00.-TL eski hale getirme avansının davalıdan tahsili sureti ile eski hale getirmenin tamamlanmasına karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir....

Davacı vekili 07.10.2013 tarihli eski hale getirme talepli dilekçe ile son oturum tarihinde hastanede operasyon geçirdiğini ve sonrasında 2 günlük iş görmez raporu aldığını ileri sürmüş ve dilekçe ekinde raporu da ibraz etmiştir. Mahkemece eski hale getirme isteminin kabulü ile davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın kaldırılmasına karar verildikten sonra yargılamaya devam edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Dosya kapsamına göre, davacının iki avukatı olup, dava Av. A.. Ş.. tarafından açilmış, duruşmalar Av. Ö.. Ö.. tarafından takip edilmiştir. Eski hale getirme talebinde bulunan kişi Av. A.. Ş..’dür. Duruşmaların mazereti olmayan Av. Ö.. Ö.. tarafından takip edilebilme imkanı olduğu gözetilerek eski hale getirme talebinin reddine karar verilmesi gerekirken eski hale getirme isteminin kabulüne karar verilmesi doğru değildir....

UYAP Entegrasyonu