WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 04 Haziran 2026

SUÇ : Trafik Güvenliğini Tehlikeye Sokma HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret Trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü: Temyiz süresinin geçirilmiş olması nedeniyle ileri sürülen eski hale getirme istemleri hakkında inceleme ve karar verme yetkisinin, CMK'nın 42/1. maddesinde yer alan "Süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir." şeklindeki düzenleme uyarınca, Yargıtay'a ait olduğu anlaşılmakla; CMK'nın “Eski Hâle Getirme” başlıklı 40/1. maddesinde; kusuru bulunmaksızın bir süreyi geçirmiş olan kişinin eski hale getirme isteminde bulunabileceği, aynı maddenin ikinci fıkrasında; kanun yoluna başvuru hakkı kendisine bildirilmemesi halinde de, kişinin kusursuz sayılacağı belirtilmiştir....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi SUÇ : Hırsızlık HÜKÜM : Eski hale getirme ve temyiz isteminin reddi Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nin 42. maddesinin 1. fıkrasında, "süresi içinde usul işlemi yapılsaydı, esasa hangi mahkeme hükmedecek idiyse, eski hale getirme dilekçesi hakkında da o mahkeme karar verir" şeklindeki düzenleme karşısında, hükmün temyizi aşamasında ileri sürülen eski hale getirme istemi hakkında dairemizce karar verilmesi gerektiğinden, mahkemenin eski hale getirme isteminin reddine dair 22.08.2013 günlü ek kararının hukuken geçersiz olduğu belirlenerek yapılan incelemede; Yoklukta verilen 13.11.2002 tarihli hükmün, usulüne uygun tebliğ edilip kesinleşmesi sağlanarak infaza verildiğinin anlaşılması karşısında sanığın eski hale getirme istemi ile 13.11.2002 tarihli hükme yönelik temyiz isteminin CMUK'nin 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, 18.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Kaldı ki, 6100 sayılı HMK’nun 97/1. maddesi gereğince eski hale getirme talebinde bulunurken süresinde yapılamayan işlemin de eski hâle getirme talebinde bulunmak için öngörülen süre içinde yapılması zorunlu olup, davacı tarafından eski hale getirme talebinde bulunulurken nispi temyiz harcı ile temyiz giderlerini yatırmadığı anlaşılmaktadır. O halde davacının eski hale getirme talebinin reddi ile, verilen kesin süre içerisinde muhtıra gereği yerine getirilmediğinden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin eski hale getirme talebinin REDDİNE, muhtıra gereği yerine getirilmediğinden kararın temyiz edilmemiş sayılmasına karar verilmesi için dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE, 22/04/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Somut olayda; meranın eski hale getirilmesine, eski hale getirilmediği ve bina kaldırılmadığı takdirde 731,89 TL eski hale getirme bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, denilmek suretiyle şartlı hüküm kurulması hükmün infazında tereddüt oluşturacağından doğru görülmemiştir. Davacı dava dilekçesinde eski hale getirme bedeli talep etmiş olduğundan sadece bu bedele hükmedilmekle yetinilmesi gerekirken yazılı şekilde terditli hüküm kurulması doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda yazılı nedenlerle hükmün BOZULMASINA, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, istek halinde temyiz harcının yatırana iadesine, 20.9.2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

nın 16.12.2014 havale tarihli dilekçe ile eski hale getirme talebinde bulunduğu, mahkeme tarafından eski hale getirme talebinin reddine karar verilmiş ise de, temyiz talebi ile birlikte yapılan eski hale getirme taleplerinin 5271 sayılı CMK’nun 42/1. maddesi gereğince Yargıtay'ca karara bağlanacağı cihetle, bu konuda verilen red kararı kaldırılarak yapılan incelemede; Gıyabi kararın sanığın duruşmada bildirdiği ve aynı zamanda MERNİS sisteminde kayıtlı olan adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 21/2. maddesine göre, 28.10.2014 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği gözetilerek, eski hale getirme talebinin reddi ile yasal süresinden sonra, 16.12.2014 tarihinde hükmü temyiz ettiğinden temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 2....

Ancak; Bir taşınmaza kamulaştırmasız elkoyma halinin sübuta ermesi halinde kişinin müdahalenin önlenmesi talebi yanında eski hale getirme talebi de varsa, mahkemece 2'si mimar veya inşaat mühendisi, biri mülk sahibi olmak üzere 3 kişiden oluşan bilirkişi kurulu eşliğinde keşif yapılarak taşınmazın kamulaştırmasız elkonulan bölümün bedeli ile, elkoymanın ortadan kaldırılarak taşınmazın eski hale getirme bedelleri ayrı ayrı tespit ettirilerek, elkonulan bölüm bedeli, eski hale getirme masraflarından fazla ise müdahalenin önlenmesine ve taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilmeli; şayet eski hale getirme masrafları zemin bedelinden fazla ise, bu durumda elkonulan bölüm bedelinin davalı idareden tahsili ve elkonulan bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmelidir....

Mahkemece davanın kabulü ile davalı tarafça KMK ve mimari projeye aykırı olarak yapıldığı anlaşılan; a) Balkondan bahçeye inmek için yapılmış olan demir merdivenin kal'i ile mimari projesine uygun hale getirilmesine, b) Bahçenin bir kısmına beton dökülerek yapılan yolun kal'i ile eski hale getirilmesine, c) Bahçe duvarının bir kısmı yıkılarak yapılan giriş kapısı ve ... kal'i ile mimari projesine uygun eski hale getirilmesine, d) Davalı tarafa ait taşınmazın temiz su ve atık su tesisatına yapılan müdahalenin kal' i ile mimari projesine uygun eski hale getirilmesine, e) Arka bahçeye yapılan duşun kal' ile mimari projesine uygun eski hale getirilmesine, f) Sokak tarafındaki duvar dibinde bulunan çiçekliğe yapılan müdahalenin önlenmesi ile eski hale getirilmesine, g) Davalı tarafa ait taşınmazın sokağa bakan penceresinin altının kırılarak yere kadar genişletilen pencerenin kal' ile mimari projesine uygun eski hale getirilmesine, h) Balkon duvarının yıkılarak yerine yapılan alüminyum...

Dairemizin 17.10.2018 tarihli bozma ilamında 2.011,64 m2'lik yol olarak kullanılan alanın öncelikle eski hale getirme bedelinin ve zemin bedelinin ayrı ayrı hesaplanması, eski hale getirme bedelinin zemin bedelinden az olması halinde eski hale getirme bedeline, zemin bedelinin az olması durumunda ise zemin bedeli hükmedilmesi ve bu bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma yapılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, zemin bedelinin eski hale getirme bedelinden fazla olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesine ve zarar gören ağaç bedeline hükmedilmesi gerekirken zemin bedeline hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir....

Dairemizin 17.10.2018 tarihli bozma ilamında 2.011,64 m2'lik yol olarak kullanılan alanın öncelikle eski hale getirme bedelinin ve zemin bedelinin ayrı ayrı hesaplanması, eski hale getirme bedelinin zemin bedelinden az olması halinde eski hale getirme bedeline, zemin bedelinin az olması durumunda ise zemin bedeli hükmedilmesi ve bu bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile idare adına tesciline karar verilmesi gerektiği belirtilerek bozma yapılmış olup, hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre, zemin bedelinin eski hale getirme bedelinden fazla olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesine ve zarar gören ağaç bedeline hükmedilmesi gerekirken zemin bedeline hükmedilmesi, Doğru görülmemiştir....

Ancak; Taşınmazın hafriyat dökülmek suretiyle el atılan bölümünün eski hale getirilmesine karar verilmesi ile yetinilmesi gerekirken, eski hale getirme bedelinin kararın infazı sırasında belirleneceği gözetilmeksizin infazda tereddüt yaratacak şekilde eski hale getirme bedelinin tahsiline dair hüküm kurulması, Doğru değil ise de, bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 1 nolu bendindeki (eski hale getirme bedeli olan 2.946,40 TL’nin dava tarihi itibari ile işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine) ibaresinin çıkartılmasına, yerine (taşınmazın eski hale getirilmesine) kelimelerinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve temyize başvurma harcının Hazineye irad kaydedilmesine, 10/10/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi....

UYAP Entegrasyonu