Süresinde yapılamayan işlemle ulaşılmak istenen aynı sonuca, eski hâle getirme dışında, başka bir hukuki yoldan ulaşılabiliyorsa, eski hâle getirme talebinde bulunulamaz. Eski hâle getirme, işlemin süresinde yapılamamasına sebep olan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde talep edilmelidir. İlk derece ve istinaf yargılamalarında, en geç nihai karar verilinceye kadar eski hâle getirme talebinde bulunmak mümkündür. Ancak, nihai karar bir tarafın yokluğunda verilmişse, tahkikat aşamasında kaçırılan süreler için kararın verilmesinden sonra da eski hâle getirme talebinde bulunulabilir. HMK’nın 97. maddesinde eski hale getirme dilekçesinde talebin dayandığı sebepler ile bunların delil veya emarelerinin gösterileceği belirlenmiş, 98. maddesinde ise, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesi hâlinde ise eski hale getirmenin Yargıtaydan talep edileceği öngörülmüştür....
imzanın sanığa ait olmadığını iddia ederek eski hale getirme talebinde bulunduğu, tebligat ile eski hale getirme talebi arasındaki süre dikkate alındığında sanık müdafiinin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 310/1. maddesinde öngörülen bir haftalık yasal süreden sonra 23.01.2017 havale tarihinde hükmü temyiz ettiği, her ne kadar sanık 09.05.2011 tarihli tebligattaki imzanın kendine ait olmadığını iddia etsede aradan geçen süre ve eski hale getirme talebinin yapıldığı 19.05.2016 tarihi dikkate alındığında eski hale getirme ve buna bağlı olarak temyiz isteminin 6723 sayılı Kanun'un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE, 25.01.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi....
Taşınmaza kamulaştırmasız el atılması halinde, müdahalenin önlenmesi talebi yanında kal ve eski hale getirme talebi varsa öncelikle dava konusu taşınmazın el atılan bölümünün bedeli 2942 sayılı Kamulaştırma Yasasının 11/1-f maddesi uyarınca olduğu gibi kullanılması halinde getireceği net geliri üzerinden bilimsel yolla tespiti ile dava konusu taşınmazın davalı idarece el atılan bölümünün bedeli ile eski hale getirme masraflarının karşılaştırmasının yapılarak, eski hale getirme masraflarının yer bedelinden fazla olması halinde, el konulan kısmın zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve el konulan bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tesciline yer bedelinin fazla olması halinde ise el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne ve eski hale getirme bedeli ile el atıldığı zaman Doğru görülmemiştir....
Şöyle ki; Bir taşınmaza kamulaştırmasız el atılması halinde, müdahalenin önlenmesi talebi yanında eski hale getirme talebi de varsa, arazi niteliğindeki taşınmazın kamulaştırmasız el konulan bölümün gelir metoduna göre bulunacak bedeli ile taşınmazın eski hale getirme bedelleri ayrı ayrı tespit ettirilerek, el konulan bölüm bedeli, eski hale getirme masraflarından fazla ise müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme kararı verilmesi, şayet eski hale getirme masrafları zemin bedelinden fazla ise bu durumda el konulan zemin bedelinin davalı idareden tahsili ve el konulan bölümün davacı üzerindeki tapusunun iptali ile davalı idare adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, yukarıdaki hususları ihtiva etmeyen rapor esas alınmak suretiyle eksik inceleme ile hüküm kurulması, Doğru görülmemiştir....
Davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Dava dilekçesinde, kamulaştırmasız el atılan bölümün eski hale getirilmesi de talep edilmesine rağmen, mahkemece eski hale getirme yerine, eski hale getirme bedelinin tahsiline karar verilmesi, Doğru değilse de; bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, Gerekçeli kararın hüküm fıkrasından birinci bendindeki (müdahale edilen yerin eski hale getirme bedeli olarak 497,50-TL bedelin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine) kelimelerinin çıkartılmasına, yerine (müdahale edilen yerin eski hale getirilmesine) kelimelerinin yazılmasına, Hükmün böylece DÜZELTİLEREK ONANMASINA, davacıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine ve taraflardan peşin alınan temyize başvurma harçlarıının Hazineye irad kaydedilmesine, aşağıda yazılı kalan onama harcının davalıdan alınmasına,12.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Ancak; Mahkemece projeye aykırılıkların projesine uygun olarak eski hale getirilmesine karar verildiği halde 634 sayılı Yasanın 33. maddesi gereğince bu işlerin ne kadar süre içerisinde yapılacağının belirlenmemiş olması ve ayrıca Yargıtay uygulamalarında bağımsız bölümlerde ve bağlantılı kısımlarda projeye aykırılıkların eski hale getirilmesini gerektiren durumlarda -Kat Mülkiyeti Yasasının 23. maddesi hükmünün gerektirdiği zorunlu haller dışında- mülkiyet hakkının saygınlığı da gözetilerek davacı istemde bulunmuş olsa bile eski hale getirme yükümlülüğünün davacıya yüklenmesi ve onun bu yolda yetkilendirilmiş olması doğru değil ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmerdiğinden gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (b) bendinin ikinci satırındaki "eski hale getirilmesi için davacıya izin verilmesine" sözcüklerinin metinden çıkarılmasına, yerine "davalı tarafından projesine uygun eski hale getirilmesine" gerekçeli kararın hüküm fıkrasının (c) bendinden sonra gelmek...
Davacı vekili yasal süreden sonra 03.01.2022 günü verdiği dilekçe ile hükmü temyiz etmiş; temyiz müddetiyle ilgili olarak; dilekçe ekinde sunduğu belgelerle Yargıtay'dan eski hale getirme talebinde bulunmuştur. Elde olmayan sebeplerle, kanunda belirtilen veya hakimin kesin olarak belirlediği süre içinde bir işlemi yapmayan kimse, eski hale getirme talebinde bulunabilir. (HMK m. 95/1) Eski hale getirme talebi, temyiz yoluna başvuru hakkının düşmesine dayalı olarak istendiğine göre, bu talebin Yargıtay'ca incelenip karara bağlanacağında kuşku yoktur. (HMK m. 98/2) Eski hale getirme talebine ilişkin dilekçede, talebin dayandığı sebepler ile bunların delil ve emarelerinin gösterilmesi zorunludur....
Dosyada bulunan kanıt ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre, eski hale getirme bedeli davasının kısmen kabulüne, ecrimisil talebi yönünden ise davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1)Davalı idarece el atılan dava konusu taşınmazın eski hale getirilmesine karar verilirken eski hale getirme bedeli kararda gösterilmiştir....
eski hale getirme talebinin reddine karar verildiği, yine sanık ...’ın 13/05/2019 ve 21/05/2019 tarihli dilekçeler ile karara karşı eski hale getirme mahiyetinde talepte bulunduğu, mahkemece 22/05/2019 tarihli ek karar ile bu istemin yargılamanın yenilenmesi talebi olarak değerlendirilip reddine karar verildiği, eski hale getirme talebinde bulunan sanık hakkında CMK'nın 42/1. maddesi uyarınca eski hale getirme talebiyle birlikte temyiz isteminde bulunulması halinde inceleme yetkisinin ilgili Yargıtay dairesine ait bulunduğundan eski hale getirme talebinin reddine dair 19/04/2019 ve 22/05/2019 tarihli ek kararların yok hükmünde olduğu kabul edilmekle, yine sanık ...’ın 11/11/2016 tarihli dilekçe ile karara karşı eski hale getirme mahiyetinde talepte bulunduğu, mahkemece 21/11/2016 tarihli ek karar ile bu istemin yargılamanın yenilenmesi talebi olarak değerlendirilip reddine karar verildiği, eski hale getirme talebinde bulunan sanıklar ... ve ... hakkında CMK'nın 42/1. maddesi...
Davacı vekili ıslah dilekçesi ile müdahalenin men’i ve eski hale getirme bedeli 1.000 TL olarak harçlandırılmış olup bilirkişi raporunda müdahale edilen alanlara ilişkin 10.000 TL eski hale iade bedeli belirlendiğinden davayı, müdahalenin men’i için 10.000 TL eski hale iade bedelinin tahsili için 10.000 TL olmak üzere ıslah edilmiş ve ıslah edilen toplam 20.000 TL üzerinden eksik kalan 19.000 TL için harcın alınmasına karar verilmesi talep edilmiştir....


