Şirketi aleyhine 12/12/2023 tarihinde açılan 406.000,00 TL bedelli eser sözleşmesinden kaynaklı bakiye alacağın tahsili istemli davanın mahkememizin 2023/800 Esasına kaydının yapılmış olduğu, davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile birlikte karşı dava açılmış olduğu, karşı davanın ise mahkememizin 13.03.2024 tarihli ara kararı ile tefrik edilerek yeni bir esasa - işbu esasa kaydının yapılmış olduğu görülmüştür. DELİLLER VE GEREKÇE : Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı davalı yüklenicin edimi ayıplı ifa etmiş olduğu iddiasıyla davacı iş sahibinin uğradığı zararın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Mahkememizin 2023/800 Esas sayılı dosyasının dava dilekçesinin davalıya 20.12.2023 tarihinde tebliğ edilmiş olduğu, dosyanın davalısı konumunda olan işbu dosyanın davacısı ......
sonra uğradığı zararların karşılanması amacıyla; icra dosyasına yaptığı ödemeler ile mahkemelere yaptığı ödemelerin, yargılama masrafları, harçlar vb. masrafların iadesi amacıyla davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığını, davalının haksız ve hukuka aykırı itirazı nedeniyle takipler durduğundan itirazın iptali davasının açılması gereği hasıl olduğunu, davada taşeronun 3 farklı işçisinin açtığı 3 ayrı işçilik alacağı davası nedeniyle davacı şirketin uğradığı zararların talep edildiğini, bu kapsamda; işçi ... tarafından açılan işçilik alacağı davası nedeniyle uğranılan zararların tahsili .......
Burada zarar kapsamı net ve gerçek zarar olarak düzenlenmiştir. Net ve gerçek zarar, malvarlığındaki gerçek eksilmeyi ifade eder. Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi, sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır: Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. "Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar: Borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/07/2024 NUMARASI: 2023/432 Esas, DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 22/01/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasındaki kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan müspet zararların tahsili talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili; davacı yüklenici şirket ile davalı arsa sahibi kooperatif arasında, 09/05/2016 tarihinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmenin konusunu oluşturan taşınmazın İstanbul ili Üsküdar ilçesi ......
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/580 Esas KARAR NO:2024/240 DAVA: Alacak(Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:05/08/2022 BİRLEŞEN -------ESAS, -- KARAR SAYILI DOSYASI DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 04/11/2022 KARAR TARİHİ: 27/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı taraf ile -----alan --------- adresinde ki arsa üzerinde yapılacak işler için ----- tarihinde davalı ile inşaat işleri için sözleşme imzalandığı, ancak Davalı taraf haksız ve hukuka aykırı bir şekilde Söz konusu sözleşmenin ----Maddelerini gerekçe göstererek sözleşmeyi fesih ettiğini----- tarihli ihtarı ile davacıya Bildirdiğini ancak davacı şirket gönderilen fesih bildirimi kabul etmemiş-------yevmiye numaralı ihtarı ile feshi kabul etmediğini davalıya bildirmiş ve cevap ihtarına cevaplarını 7...
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/151 Esas KARAR NO: 2021/653 DAVA : Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/04/2015 KARAR TARİHİ : 08/06/2021 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin maliki olduğu ----bulunan evin dekorasyonu için ---- imzalandığını, davalının evin tadilat işini üstlendiğini, işin bedelinin toplam --- olarak belirlendiğini, ödemenin ilki --- tarihinde olmak üzere --- bedelli --- senet ile yapılmasının kararlaştırıldığını, tadilatın ---tarihinde başlatılmasının kararlaştırıldığını, müvekkili tarafından ilk -- senet bedelinin ödendiğini, ancak davalı tarafça işe başlanılmadığını, buna rağmen----- Senedin icra takibine konu edildiğini, davalı tarafça hiçbir işlem yapılmamasına rağmen senedin takibe konulmasının kötü niyetli olduğunu belirterek; müvekkili tarafından...
Borçlar Kanunu’nun 96. maddesi kapsamında tazmini istenilen yani sözleşmeden doğan zarar, müspet yahut menfi zarar olabilir. 20. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki farktır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır (Tandoğan, Hâluk: Türk Mesuliyet Hukuku, İstanbul 2010, s. 426- 427; Yılmaz, Ejder: Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 5. Baskı, s. 591). Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur; sözleşme ortadan kalkmamaktadır, yalnız alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcunun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. 21....
DAVA : Eser sözleşmesinden kaynaklı bono bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit istemi HÜKÜM : İstinaf başvurusunun ayrı ayrı esastan reddi İSTİNAF EDEN : Taraf vekilleri Taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklı bono bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası nedeniyle yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin kararı taraf vekillerince istinaf edilmekle; kesinlik, süre, istinaf şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, istinaf dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Üye Hakim tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I....
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın açtığı davanın eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağa davası olduğu, mahkemelerin görevlerine ilişkin düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'...
Dava, sözleşme tarihine göre uygulanması gereken TBK 470 ve devamı maddelerde düzenlenen ve konusu ev yapılması işi olan eser sözleşmesine dayalı olarak açılmış alacak davasıdır. TBK 125. maddede borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçim hakları düzenlenmiş olup, alacaklı sözleşmeden dönme yolunu seçmiş ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar (menfi zarar), kapsamında kalmayan müspet zararlarını isteyemez. Gecikme cezası ve cezai şart alacağı müspet zarar kapsamında kaldığından, sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça sözleşmeden dönen tarafın isteyebilmesi mümkün değildir. Ancak sözleşmede feshedilemiyen süre varsa bu süre ile sınırlı olmak üzere, bu süreden sonra yapılan feshe rağmen cezai şart alacağı talep edilebilir. ........


