WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 10 Haziran 2026

Eser sözleşmesinden kaynaklanan ve kusurlu imalât nedeniyle uğranılan zararın giderim davalarının, yüklenici aleyhine açılması zorunludur. Davalı şirket, husumet itirazında bulunmuş ve davacı ile akdî ilişkisi bulunmadığını savunmuştur. Davacı, tarafça davalı şirketle eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu yasal delillerle ispatlanmamış ve buna ilişkin herhangi bir sözleşme sunulmamıştır. Bu durumda mahkemece davacı davalı ile eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğu ve bu sözleşmenin ayıplı ifası sonucu zarara uğrandığını kanıtlayamadığından davalı sıfatı yokluğundan açılan davanın reddine karar verilmesi yerine kabulü doğru olmamış, kararın bozulması uygun görülmüştür....

Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır. Davacının, düğün törenindeki fotoğraf ve kamera çekim işi ile ilgili olarak anlaştığı davalının fotoğraf ve kamera çekimlerini gerçekleştirememesi üzerine uğranılan maddi ve manevi zararın gideriminin istendiği somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Yasasının 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın ... 4. Sulh Hukuk Mahkemesinde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; HUMK.’nun 25. ve 26. maddeleri gereğince ... 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 30.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Bursa Tüketici Mahkemesi ise, uyuşmazlığın eser sözleşmesinden kaynaklandığı ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamı dışında olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 3/d maddesinde hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak, 3/e maddesinde de, tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır....

Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır Davacının, davalı ile ücret karşılığı inşaat yapım sözleşmesi imzalayarak iki katlı bina yapımı konusunda anlaştıkları ve davalının inşaatı gerektiği gibi yapmadığı iddiasıyla tazminat istendiği somut olayda, hizmetten ziyade eser sözleşmesinin mevcut olduğu ve eser sözleşmesinin de genel hükümler ve Borçlar Kanununun 355. maddesinde düzenlendiği anlaşıldığından, 4077 Sayılı Kanunun 3/d maddesinde düzenlenen hizmet kavramı kapsamında bulunmayan uyuşmazlığın genel mahkemelerde görülerek çözümlenmesi gerekmektedir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 Sayılı HMK.’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Gölbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 08/06/2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....

Asliye Hukuk Mahkemesi ise, taraflar arasında yapılan sözleşmenin hizmet sözleşmesi niteliğinde ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun kapsamında olduğu gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 3/d maddesinde hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak, 3/e maddesinde de, tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır....

Tüketici Mahkemesi ise, uyuşmazlığın davacının aracının tamirine ilişkin olduğunu belirtip, taraflar arasındaki sözleşmenin eser sözleşmesi niteliğinde bulunması gerekçesiyle, görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 4077 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Yasanın 3/d maddesinde hizmet, bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyet olarak, 3/e maddesinde de, tüketici, bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen, kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişi olarak tanımlanmıştır. Borçlar Yasasının 355. maddesinde ise, istisna akdi bir tarafın iş sahibi, diğer tarafın yüklenici konumunda olduğu ve bedel karşılığında bir şeyin imalinin yapılmasının sağlandığı sözleşme olarak tanımlanmıştır. Hizmet sözleşmesi ve eser sözleşmesi birbirine çok yakın kavramlar olup; hizmette, ücret-bağımlılık ve devamlılık, eser sözleşmesinde ise, bir şeyin ücret karşılığı imali söz konusu olmaktadır....

Öncelikle eser sözleşmesine ilişkin yasal düzenlemelerin irdelenmesinde yarar vardır. Sözleşme ve dava tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 470. maddesinde eser sözleşmesi; “Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir.” şeklinde tanımlanmıştır. Bir sözleşme ilişkisinin kurulabilmesi için sözleşme yapmaya ehil (ehliyet) olanlar arasında, öneri ve kabulün gerçekleşmesi, yani tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamaları (tarafların anlaşması), sözleşme içeriği ve amacının kanunda kesin hükümsüzlük yaptırımına tabi tutulmamış yani yasaklanmamış (meşru içerik) ve sözleşmenin kanunda öngörülen biçimi varsa buna uyularak (şekil) yapılması, sözleşmenin genel unsurlarıdır. Sözleşmeye ilişkin bu temel unsurlar yanında her sözleşme türünün kendine özgü unsurları bulunmaktadır....

Uyuşmazlık, Borçlar Kanununun 355. vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi ilişkisinden kaynaklanmıştır. Bu gibi davalarda akti ilişkinin varlığının inkarı halinde, bunun yüklenici tarafından kanıtlanması gerekir. HUMK’nun 288. maddesi gereğince de takip konusu miktara göre olayda tanık dinlenmesine olanak yoktur. Somut olayda davalı akti ilişkiyi inkar etmiş, davacıdan mal ve hizmet almadığını savunma olarak bildirmiştir. Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı çekişme konusu değildir. Akti ilişkinin varlığı iş sahibi tarafından inkar edildiğinden, bunu yöntemince ispat etme yükü iddia eden yükleniciye düşer. Çünkü, eser sözleşmesi bir iş görme sözleşmesi olup yüklenici, bir iş yaptığını ve sözleşmesine, fen ve amacına uygun yapılan bu işin teslim edildiğini ispatla yükümlüdür. Yazılı bir sözleşme bulunmadığına, iş sahibi de akti ilişkiyi inkar ettiğine göre, iddia yöntemince ispat edilememiştir....

Taraflar arasında yazılı bir eser sözleşmesi bulunmadığı çekişme konusu değildir. Akti ilişkinin varlığı iş sahibi tarafından inkar edildiğinden, bunu yöntemince ispat etme yükü iddia eden yükleniciye düşer. Çünkü, eser sözleşmesi bir iş görme sözleşmesi olup yüklenici bir iş yaptığını ve sözleşmesine, fen ve amacına uygun yapılan bu işin teslim edildiğini ispatla yükümlüdür. Yazılı bir sözleşme bulunmadığına, iş sahibi de akti ilişkiyi inkar ettiğine göre, iddia yöntemince ispat edilememiştir. Ne var ki, davacı dava dilekçesinde "sair yasal tüm takdiri deliller" demek suretiyle yemin deliline de dayandığından davacıya, davalıya yemin teklifi hakkı bulunduğu hatırlatılmalı, istem bunun sonucuna göre hükme bağlanmalıdır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz harcının yatırana iadesine, 23.05.2012 tarihinde oybirliği ile karar...

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi K A R A R Davacı ile davalı arasında bulunan eser sözleşmesi gereği davacı yükleniciler tarafından davalı arsa sahibine eser sözleşmesi süresince oturmasına tahsis edilen yerden tahliyesi talep edildiğinden, 2797 sayılı Yargıtay Kanununun 14.maddesi gereğince temyiz incelemesi 15.Hukuk Dairesine ait bulunmaktadır. Yukarıda belirtilen nedenle dosyanın görevli sözü edilen Yüksek Daire Başkanlığına gönderilmesine, 17.12.2010 tarihinde oybirliği ile karar verildi....

UYAP Entegrasyonu