Burada oluşan zarar menfi zarardır. Menfi zarar genel bir anlatımla, hukuken geçerli olmayan bir borç ilişkisinin geçerli olduğuna inanmaktan doğan zarardır. Kısaca bu zarar, alacaklının sözleşme yaptığı için uğradığı, sözleşme yapmamış olsa idi uğramayacağı zarar olup, sözleşmeye güvenilerek yapılan harcamaların tamamı, karşı tarafın mal varlığına girmese bile o sözleşme nedeniyle cepten çıkan paradır. Müspet zarar ise, sözleşme nedeniyle cebe girmesi gereken paranın, girmemesi nedeniyle meydana gelen zarardır. Olumsuz zarar, sözleşmeden dönen alacaklının haklı olması halinde, kusurlu borçludan isteyebileceği, diğer bir anlatımla borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi nedeniyle sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkan zarardır. Sözleşmenin feshini isteyen ve fesihte haklı olan tarafın menfi zararını talep etme hakkı vardır....
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2017/1155 KARAR NO : 2021/376 ASIL DAVA DOSYASINDA _________________________________________________________ DAVA : Eser Sözleşmesinden Doğan İstirdat ve Tazminat DAVA TARİHİ : 16/10/2017 KARAR TARİHİ : 29/04/2021 BİRLEŞEN İZMİR ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ’nin ... E. - ... K. SAYILI DOSYASINDA _________________________________________________________ DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 01/11/2018 Mahkememizde görülmekte olan Eser Sözleşmesinden Doğan İstirdat ve Tazminat ile Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: ASIL DAVA DOSYASINDA DAVA : Davacı vekili, dava dilekçesi ve duruşmalarda özetle; taraflar arasında özel tasarım beton bariyer makinasının alım satımına ilişkin olarak 15/09/2017 tarihli sözleşmenin bulunduğunu, sözleşmenin 2. Maddesi ile beton bariyer makinasının özel tasarım gerektirdiği, 3.2....
İşte müspet zarar bu iki bedel arasındaki farktan ibarettir. 25. Müspet zarar, alacaklının ifadan vazgeçerek zararının tazminini istemesi hâlinde söz konusu olur. Bu durumda sözleşme ortadan kalkmamakta, yalnızca alacaklının ifaya ilişkin talep hakkının yerini müspet zararının tazminine dair talep hakkı almaktadır. Burada sözleşmenin feshedilmemesinden değil, borcunun ifa edilmemesinden doğan zararın söz konusu olduğu göz ardı edilmemelidir. 26. Menfi zarar ise; uyulacağı ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin hüküm ifade etmemesi ve yerine getirilmemesi yüzünden güvenin boşa çıkması dolayısıyla uğranılan zarardır. Başka bir deyişle, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarardır. Menfi zarar borçlunun sözleşmeye aykırı hareket etmesi yüzünden sözleşmenin hüküm ifade etmemesi dolayısıyla ortaya çıkar (Tandoğan, s. 427). Bu husus 818 sayılı BK’nın 108. maddesindeki düzenlemeden kaynaklanmıştır....
Davacı açtığı davada, diğer taleplerinin yanında yapılmadığını iddia ettiği iş bedeli ile kalan işi başka bir yükleniciye yaptırmasından dolayı oluştuğunu ileri sürdüğü zararını talep ettiğine göre, sözleşmeden dönüldüğünün kabulü gerekir. Dosyada mevcut, taraflar arasında yapılan yazışma içerikleri de bu hususu teyit etmektedir. 6098 Sayılı TBK 125. maddesinde, borçlunun temerrüdü halinde alacaklının seçim hakları düzenlenmiş olup, alacaklı sözleşmeden dönme yolunu seçmiş ise, sözleşmenin hükümsüzlüğünden doğan zarar (menfi zarar) kapsamında kalmayan müspet zararlarını isteyemez. Gecikme cezası ve cezai şart alacağı müspet zarar kapsamında kaldığından, sözleşmede aksine açık bir hüküm olmadıkça sözleşmeden dönen tarafın bunları isteyebilmesi mümkün değildir. Ancak, sözleşmede feshedilmeyen süre varsa bu süreyle sınırlı olmak üzere, bu süreden sonra yapılan feshe rağmen cezai şart alacağı talep edilebilir....
Öte yandan, menfi zarar, uygulanacağına ve yerine getirileceğine inanılan bir sözleşmenin yerine getirilmemesi sonucu güvenin boşa çıkması nedeniyle uğranılan, sözleşme yapılmasaydı uğranılmayacak olan zarar olmakla; davacının dışarıdan temin edilen su bedeli talebinin sözleşme ayakta kalsaydı davalıdan isteyebileceği müspet zarar kapsamında olması nedeniyle, sözleşmeden dönme ile birlikte bu zararın davalıdan istenemeyeceği kanaatiyle bu yöndeki talebin reddine, davacının talep ettiği ihtar masraflarının yargılama giderleri arasında değerlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde gibi hüküm tesis edilmiştir....
E. sayılı dosyası ile alınan bilirkişi raporunda teknik incelemelerin yapıldığı ve teknik inceleme sonucunda “davalı (iş bu dosya davacısı) firma sözleşme kapsamında taahhüt ettiği iş leri ve sonrasında da bakım hizmetlerini verdiğinin” tespitinin yapılmış olduğu, bu hususta davacı takip borçlusu tarafın iş bu dava konusu sözleşme bedeli olan 45.000,00 TL+ KDV’si olan, 35.400,00 TL’lik kısmının (30.000,00-TL + KDV) davalı tarafça ödenmiş olduğu ancak teknik değerlendirme sonucuna nazaran davacı tarafça davaya ve takibe konu edilen yazılım mobil uygulama ve web projesi’nin usulüne uygun teslim edildiğinin Sayın Mahkeme tarafından kabul edilmesi durumunda iş bu sözleşmeden kalan 15.000,00 TL +KDV lik kısmının da davacı tarafa ödenmesi gerekeceği ancak iş bu kalan bakiyenin iş bu davanın konusu olmadığının kabulünün gerekeceği, davalı tarafça yapılan (temerrüt nedeniyle sözleşmeden dönme ve sigorta pas yazılımı için ödenen bedel iadesi ile birlikte menfi zarar bedeli ve ferileri ile ilgili...
Maddesinde yüklenicinin 3 yıllık garanti süresi içinde eserde beklenen faydanın sağlanamaması halinde her türlü menfi ve müspet zararı karşılayacağının belirtildiği; buna göre basiretli tacir olarak hareket etmesi gereken davalı yüklenicinin iş sahibinin muayene ve ihbar yükümlülüğünü kaldırarak garanti süresi içinde iş sahibinin ayıp nedeniyle kullanabileceği seçimlik hakları peşinen kabul ve taahhüt ettiği, ek protokolün bu hükmünün TBK'nın 20.maddesinde düzenlenen genel işlem koşulu niteliğinde olmadığından hukuka aykırı olduğundan söz edilemeyeceğinden bu husustaki davalı vekilinin istinaf istemi yerinde görülmememiştir. Sözleşmeden dönme bozucu yenilik doğuran bir hak olup, geriye etkili sonuç doğurur. İş sahibi bu hakkını muhatabına varması gereken tek taraflı bir irade açıklamasıyla kullanır. Dönme hakkının kullanılmasıyla da taraflar birbirlerine verdiklerini geri alırlar....
Bu nedenle müspet zararın tazmini halinde malvarlığının ulaşacağı değerin, sözleşmenin ifası halinde malvarlığının ulaşacağı değeri geçmemesi gerektiği gözetilerek hesaplama yapılmalıdır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 125. maddesi sözleşmelerde; borçlunun temerrüdü sonucu borç yerine getirilmemişse alacaklıya üç yetki tanımıştır. Bunlar; her zaman için ifa ve gecikme tazminatı isteğinde bulunma, derhal ifadan vazgeçip müspet zararının tazminini isteme ya da ifadan vazgeçip sözleşmeden dönerek menfi zararını isteyebilmedir. Sözleşmeden kaynaklanan zarar müspet zarar olacağı gibi, menfi zarar da olabilir. Müspet zarar; borçlu edayı gereği gibi ve vaktinde yerine getirseydi alacaklının mameleki ne durumda olacak idiyse, bu durumla eylemli durum arasındaki fark müspet zarardır. Diğer bir anlatımla müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır. Kuşkusuz kar mahrumiyetini de içine alır....
Müspet zarar (olumlu zarar), sözleşme tam olarak ifa edilmiş olsa idi alacaklının mal varlığının oluşacağı durum ile mevcut durum arasındaki farktır. Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmede kusurlu olan taraftan istenir. Kârdan yoksun kalan, karşı tarafın kusuru yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir. Müspet zarar olan kâr kaybı malvarlığındaki gerçek eksilme esas alınarak belirlenmelidir....
Diğer bir anlatımla, müspet zarar, sözleşmenin hiç veya gereği gibi yerine getirilmemesinden doğan zarardır, kuşkusuz kâr mahrumiyetini de içine alır.Kâr kaybı, kardan mahrum kalma karşılığı meydana gelen zarardır. Genelde sözleşmeyi kusuruyla fesheden taraftan istenir. Aslında kâr kaybı açısından kardan yoksun kalan tarafın malvarlığında kusurlu fesihten önce ve sonra bir değişiklik yoktur. Burada kardan yoksun kalan kusurlu fesih yüzünden mal varlığında ileride meydana gelecek çoğalmadan mahrum kalır. Kâr kaybı zararının müspet zarar kapsamında bulunduğu şüphesizdir....


