WhatsApp Hukuki Asistan

Yeni

Son Karar yapay zeka destekli hukuk asistanınız artık WhatsApp üzerinden cebinizde. Aşağıdaki hizmetlerden dilediğinizi seçerek WhatsApp asistanınıza soru sorarak hemen kullanmaya başlayabilirsiniz.

Hukuki Destek Alma
Hukuki sorularınız için anında uzman desteği alın
Yargıtay ve BAM Kararı Arama
Emsal kararlar ve içtihatlar için arama yapın
Dava Dilekçesi Hazırlama
Yapay zeka ile hızlı ve profesyonel dilekçeler oluşturun
Sözleşme Hazırlama
Özelleştirilmiş sözleşme şablonları oluşturun
Loading Logo

sonkarar

Sayfa Yükleniyor

Son güncelleme: 14 Haziran 2026

Alacaklının icra mahkemesine başvurusu şikayete konu bu icra müdürlüğü işleminin kaldırılması istemine ilişkin olup, mahkemece; şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. 02.07.2012 tarih ve 6352 Sayılı Kanunun 16. maddesi ile değişik İİK'nun 82/son maddesinde icra memuruna tanınan takdir hakkı, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığına ilişkin olup geniş yorumlanamaz. Buna göre; icra müdürü alacaklının şikayete konu haciz talebini yerine getirmek zorunda olup, bu konuda icra müdürünün takdir hakkı bulunmamaktadır. Çıkarılacak haciz ihbarnamesine karşı itirazda bulunma hakkı 3.kişiye aittir....

Bu nedenle borçlunun maaş haczine muvafakatinin iptalini talep etmiş olması sonuca etkili olmayıp, başvuru bu hali ile muvafakate dayalı olarak yapılan maaş haczinin kaldırılması talebi olarak değerlendirilmeli ve bu kapsamda incelenmelidir. İİK'nun 83. maddesi gereğince kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak aynı maddenin 2.fıkrasında haczedilecek miktarın maaş ve ücretin 1/4'ünden az olamayacağı belirtilmiştir. Ayrıca, kanun, borçlunun maaş veya ücretinin 1/4'ünün herhalde haczedebileceğini hükme bağlamıştır. Buna göre ücretin tamamı borçlu ve ailesinin geçinmeleri için yeterli olmasa bile, icra memuru bunun 1/4'ünü mutlaka haczetmek zorundadır. İcra memuru haczedeceği miktarın azami sınırını belirlerken borçlunun ve ailesinin ihtiyacını göz önünde bulunduracaktır....

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davalı bankanın davacının kullandığı tüketici kredi sözleşmesinden kaynaklı borçla ilgili olarak davacıya ait maaş hesabına bloke koymuş ise de, İİK'nın 83. maddesi uyarınca maaşların kısmen haczinin mümkün olduğu, sayılan mal ve hakların haciz olunabileceğine dair önceden yapılan anlaşmaların geçerli olmadığı, davacının maaşından yalnız ¼'ü oranında kesinti yapılabileceği halde, maaş hesabının tamamının bloke edilmesinin hukuka uygun olmadığı, hesaba bloke konulan tarihte davacı tarafça verilen bir muvafakat bulunmadığı, önceden yapılan haciz anlaşmalarının da geçerli kabul edilmeyeceği gerekçesiyle davanın kabulü ile haksız tahsil edilen 2.586,29 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının maaş hesabı üzerine konulmuş olan blokenin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Bozma kararına uymak suretiyle, olayda, davacının 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesinin 1. fıkrası uyarınca haczedilmesi mümkün olmayan SGK emekli maaş hesabı üzerine haciz tatbik edilerek söz konusu işleme dava açılmasını müteakiben haciz işleminin … tarih ve … sayılı işlemle idare tarafından kaldırılması nedeniyle dava açılmasına sebebiyet veren davalı idare üzerinde bırakılması ve kendisini vekil marifetiyle temsil ettiren davacı lehine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiği, 16/06/2011 tarihinde açılan davanın, idare tarafından tesis edilen haciz işleminin sonradan idare tarafından kaldırılması üzerine konusuz kalması nedeniyle 20/10/2011 tarihinde esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek sonuçlandığı, yargılama giderinin dava açılmasına sebep olan davalı idare üzerinde bırakılmasına, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca takdir olunan vekalet ücretinin davalı idareden alınarak...

Somut olayda; davacının emekli olduğu ve 1620 TL maaş aldığı evinin kirada olup aylık 700 TL kira geliri elde ettiği; davalının ise, emekli olup 940 TL maaş aldığı anlaşılmaktadır. Nafaka alacaklısı kadının, aldığı 250 TL nafaka ile aldığı emekli maaşının; yukarıda belirtilen zorunlu ve gerekli görülen harcamaları karşılaması beklenemez. Başka bir anlatımla, davalının eline geçen toplam gelir miktarı, onu, yoksulluktan kurtaracak mahiyette değildir. Davacının, emekli olması nedeniyle ekonomik durumundaki kötüleşme ise; nafakanın kaldırılmasına değil, artırılması veya azaltılmasına etki edecek olgulardandır....

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi Taraflar arasındaki maaş blokesinin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, emekli maaşını davalı bankanın Cebeci/Ankara Şubesi'nden aldığını, kullandığı tüketici kredisi nedeniyle aşırı kesintiler yapıldığından üç aydır maaşını alamadığını,ileri sürerek emekli maaşının üzerindeki blokenin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, yapılan işlemin sözleşmeye uygun olduğunu sözleşmenin kuruluşu bir kez gerçekleştikten ve kredi alındıktan sonra müşterinin tek taraflı bir irade beyanı daha evvel kabul ettiği bu şartlardan vazgeçmesi hukuken mümkün ve kabul edilebilir bir durum olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir....

a 22/07/2009 tarihinde, bir kısım ödeme emrinin ise, şirket ile hukuki ilişkisi ortaya konulamayan Nevzat isimli şahsa yapılan tebliğ işlemlerinin de tebliğ usulüne aykırı olması suretiyle alacağın şirket malvarlığından tahsili olanağı bulunmadığı tespit edilmeksizin ve kamu alacağının asıl borçlu şirketten tahsili yoluna gidilmeksizin ve şirket mal varlığından kısmen veya tamamen tahsil edilemeyeceği hususu saptanmadan kanuni temsilci sıfatıyla davacıdan tahsiline ilişkin e-haciz işlemlerinde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle Vergi Mahkemesi kararının redde ilişkin kısmında hukuki isabet görülmediği, ayrıca; her ne kadar, vergi dairesi tarafından, davacının emekli maaş hesabı üzerindeki haciz ve bloke işlemlerinin kaldırıldığının bildirilmesi üzerine, vergi mahkemesince emekli maaş hesabına uygulanan e-haciz işlemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ise de, dosyanın incelenmesinden, davacının emekli maaş hesabından e- haciz yoluyla tahsilat yapıldıktan sonra...

Diğer taraftan, muvafakatin geçersizliği somut olayın özelliği bakımından haczin kaldırılması için başlı başına bir neden sayılmaz....

İnceleme konusu karar, kredi sözleşmesinden doğan alacaktan dolayı emekli maaş hesabına konulan blokenin kaldırılması talebine lişkin olup, yukarıda sözü edilen Yargıtay Büyük Genel Kurulu İş Bölümü kararına göre, belirgin biçimde Dairemizin inceleme alanı dışında kalmakta ve niteliği bakımından Yargıtay 13. Hukuk Dairesinin görevi içine girmektedir. SONUÇ :Yukarıda açıklanan nedenlerden ötürü dosyanın Yargıtay 13. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 15.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi....

YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: Davacının emekli maaşını aldığı banka hesabına ve maaş aldığı banka hesabına … Güvenlik ve Eğitim Hizmetleri Anonim Şirketi'nden alınamayan muhtelif vergi borçlarının tahsili amacıyla kanuni temsilci sıfatıyla uygulanan hacizlerin kaldırılması istemine ilişkindir....

UYAP Entegrasyonu