Eldeki davada, davacının talebi zamanaşımına uğramış borçtan dolayı borçlu olmadığının tespiti, maaş üzerine konulan haczin kaldırılması, yapılan kesintilerin iadesi, mercide hataya düşerek görevsiz mahkemelerde açmış olduğu davalara ilişkin yargılama giderlerinin tazmini ile manevi tazminat istemleri olup, somut olayda 2001/9-10. aylarına ait prim borcuna ilişkin 2012/21345 takip numaralı ödeme emrinin davacıya tebliğ edilemediği, bu defa aynı takip numarası üzerinden 2001/7 - 2001/11 dönemlerine ilişkin haciz bildirisi ile davacının emekli maaşına haciz konularak kesinti yapılmaya başlandığı ancak ödeme emri gönderilmeden maaş haczi yapılamayacağı gözönünde bulundurularak dava konusu talepler hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz bulunmuştur....
İlk derece mahkemesince; Bilirkişi ... tarafından tanzim edilen 08/06/0218 tarihli raporda özetle; davacının emekli maaşlarının yattığı ... nolu hesabı incelendiğinde; davacının bankadaki sadece emekli maaş hesabından dava tarihine kadar 2.000,00 TL tutarında kesintisinin yapıldığını, yapılan tespitlerde 400,00 TL tutarında bir blokenin bulunduğunu bu tutarında her ay yatan emekli maaşlarından otomatik olarak kesilerek takip hesaplarına tahsilat şeklinde yatırıldığını, davacının herhangi bir ihtar ve ihbara gerek kalmaksızın ödenen maaştan otomatik kesilmesine muvafakat verdiğini, sonuç olarak; davacının davalı banka nezdindeki emekli maaşının yattığı ... nolu hesabının üzerinde Aralık 2017 tarihine kadar takip hesaplarından dolayı 400,00 TL bloke konulduğunu, dava tarihine kadar maaş hesabından 2.000,00 TL lik takip hesaplarına tahsilat açıklaması ile kesinti yapıldığını, Ocak 2018 tarihinde bu blokenin bankaca kaldırıldığını, hesabın sadece maaş hesabı olduğunu, başka bir amaçla kullanılmadığını...
KARAR Davacı, ...’dan malulen emekli olduğunu, maaşını ... ... Bankası aracılığı ile aldığını, maaş aldığı banka şubesinden 30059603 müşteri numarası ile üç adet kredi kullandığını, bu kredileri ödeyemediğini, bu nedenle yaklaşık 26 aydır maaşının eksik ödendiğini ya da hiç ödenmediğini, emekli maaşının kanun gereği haczinin mümkün olmadığını, davalı bankanın muvafakatı dışında maaşının önce 1/4’üne, daha sonra ise tamamına el koyduğunu, mağdur olduğunu ileri sürerek, maaşından bugüne kadar yapılan tüm kesinti miktarının tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 7.033,71-TL olarak maaşın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işleyen en yüksek banka faiziyle ödenmesini, hayati tehlike geçirmesi, çektiği acı ve ızdırabın, yapılan haksız işlemin hukuka aykırılığının derecesi karşılığı 5.000,00-TL manevi tazminatın blokenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiştir. Davalı, davanın reddini dilemiştir....
Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 10/03/2016 tarih ve 2015/344-2016/204 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı; davalı bankadan iki adet tüketici kredisi kullandığını, ayrıca davalı bankada maaş hesabının bulunduğunu, davalı bankanın İİK'nın 83/2 maddesine aykırı olarak maaş hesabına bloke koyarak kredi taksitlerini tahsil ettiğini, oysa maaşının dörtte birinin icra kanalıyla bir başka borç için de kesildiğini, bu nedenle evinin ihtiyaçlarını karşılayamadığını, maaşından kesilen toplam miktarın 4.843,52 TL olduğunu ileri sürerek maaşı üzerindeki usulsüz blokenin kaldırılması ve mağduriyetinin giderilmesini talep ve dava etmiştir....
Dava, taraflar arasındaki tüketici kredisi sözleşmesinden doğan borcun davacının maaş hesabından kesilmesi işlemine karşı blokenin kaldırılması ve kesilen bedelin iadesi istemine ilişkindir....
- K A R A R - Davacı vekili, davacının davalı bankadan kredi kartı aldığını ve karttan doğan borcunu ödeyemediğini, davalı bankanın ... 24.İcra Müdürlüğü’ nün 2014/16436 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, haciz kararı olmadan bankada bulunan emekli maaş hesabından kesinti yapılmaya başlandığını, ayrıca davacının aynı bankada bulunan babasından kalan yetim maaşına bloke konulduğunu ve kesinti yapıldığını, davacının emekli maaşı hesabından 5.333,00 TL, yetim maaşından ise 1.808,31 TL olmak üzere toplam 7.141,31 TL haksız kesinti yapıldığını belirterek, öncelikle emekli maaşı ve yetim maaşı üzerinde bulunan blokenin kaldırılmasını ve haksız tahsil edilen toplam 7.141,31 TL' iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir....
O halde mahkemece, şikayetin kabul edilerek borçlunun ......... almakta olduğu emekli maaşına konulan haczin kaldırılması yerine yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 15/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi. ..........
Mahkemece, davanın kabulü ile devre tatil üyelik sözleşmesinin iptaline, sözleşme nedeniyle verilen senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespiti ile 06.08.2011 vade tarihli 200.00.TL bedelli ve 08.08.2011 vade tarihli 6.600.00.TL bedelli senedin iptaline, davacının maaş haczinin kaldırılması talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir. 1-Her ne kadar mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de; Davacının, 25.12.2013 tarihli mahkeme kararından sonra temyiz aşamasında 23.07.2014 tarihli dilekçe ile davadan feragat ettiği anlaşıldığından bu hususta mahkemece bir karar verilmesi gerektiğinden, kararın bozulması gerekir. 2-Bozma nedenine göre; davalının temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir....
Taahhüt tarihinden sonra yapılan hacizlerin taahhüte bağlı olarak kaldırılabilmesi gerekir ancak olayımızda taahhüt tarihinden sonra yapılan ve şikayete konu maaş haczinin kaldırılması mümkün değildir. Bu hususlar göz ardı edilerek talep dışında tüm hacizlerin kaldırılması kararı isabetsizdir. SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK'nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12/09/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Şti.' nin kuruluş tarihinden itibaren % 20 hissedarı olduğunu, davalı Kurum tarafından gönderilen 30.01.2019 tarihli "maaş haciz bildirgesi" başlıklı belge ile borçtan sorumlu tutulduğunu öğrendiğini, davalı Kurum tarafından ödeme emrinin 02.03.2007 tarihinde “çalışanınız ...'e” tebliğ edildiği ve 7 gün içinde itiraz edilmediği gerekçesiyle cebri icra yoluna gidildiğini belirttiğini, borcun zamanaşımına uğradığını ve tahsil kabiliyeti bulunmadığını belirterek hacizlerin kaldırılması ile maaş haczinin durdurulması, davacının borcunun olmadığının tespitine, ödeme emrinin tebligat ve düzenleme şartlarını oluşturmadığından iptaline, davacının hissesi oranında sorumlu olduğu kanaatine varılsa dahi borcun zamanaşımı yönünden iptaline, aylıklarından kesilen tutarların faizi ile birlikte iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III....


