"İçtihat Metni"MAHKEMESİ:SULH HUKUK MAHKEMESİ Uyuşmazlık, sigorta şirketi ile acente arasındaki alacak için emekli maaşının haczi nedeniyle istirdat talebine ilişkindir.Davanın bu niteliğine göre inceleme görevi Yargıtay 11. Hukuk Dairesinindir. Bu itibarla dosyanın gerekli inceleme yapılmak üzere Yüksek 11. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 16.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi....
Mahkeme maaş haczi ile ilgili yapılan sıralamayı sıra cetveli gibi yorumlayarak maaş haczinde yapılan sıralamada karşı tarafa verilen sıranın muvazaalı olduğunu, bu muvazaanın ispat yükünün karşı tarafta olduğunu, davalının alacağının kaynağını ispat edemediği için muvazaa iddiasının kabulü ile davalıya ayrılan payın yargılama giderleri ve vekalet ücreti dahil olmak üzere öncelikle davacıya tahsisine kara verişmiş ise de kararın gerekçesi yerinde değildir. Şöyle ki, İİK'nın 83. maddesinde maaş hacizleri ile ilgili sıra cetvelinin yapılamayacağı, birden fazla haciz söz konusu olması halinde haciz tarihi önde olan alacağı bitmedikçe sonraki haciz alacaklısına ödeme yapılamayacağı belirtildiğinde, bu sıralamanın "sıra cetveli" niteliğinde kabul edilmesi mümkün olmadığı için sıra cetvellerinde ispat yükünün davalıda olduğu kuralının maaş haczinde de uygulanması mümkün değildir. Maaş haczinde yapılan sıralamaya vaki muvazaa iddialarında genel muvazaada olduğu gibi ispat yükü davacıdadır....
Karşı taraf/alacaklı Hazine vekilinin temyizi üzerine Yüksek Özel Dairece: borçlunun işçi ve haciz konulan hesabın da, maaşlarının yatırıldığı hesap olduğu, 4857 Sayılı Kanunun 35. maddesine göre, işçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemeyeceği, maaş üzerinde birden fazla haciz bulunması halinde dahi kesinti ¼ ¼'ten fazla olamayacağı, önceki dosya haczi sona ermeden sonraki haciz için kesinti yapılamayacağı; somut olayda, Batman İcra Müdürlüğünün 2007/1938 esas sayılı takip dosyasında 26.10.2007 tarihinde konulan hacizden sonra borçlunun muvafakati ile aynı icra müdürlüğünün 2007/5063 esas sayılı takip dosyasından 09.01.2008 tarihinde maaşın 1/ 2'si üzerine haciz konulmuş olmasının bu hacizden daha önceki haczi geçersiz hale getirmeyeceği, aksinin kabulü borçlunun tek taraflı beyanı ile sonraki haczin ilk haczin önüne geçmesine neden olacağı, bu durumda, mahkemece borçlunun maaş hesabına konulan haczin, maaşın ¼ ¼' ünü aşan kısım yönünden kaldırılması gerekirken...
Şubesinde bulunan emekli maaş hesabına konulan blokenin kaldırılmasına ve emekli maaş hesabından kesilen 1.350,84 TL'nin iadesine karar verilmiş hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir. 1-Davanın bankanın bireysel kredi müşterisi ve kart hamili tarafından bankaya karşı açılması karşısında 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun 44/1 ve 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunu’nun 22-23. maddelerinde yer alan düzenlemeler uyarınca davanın Tüketici Mahkemesinde görülmesinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı vekilinin mahkemenin görevine yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, taraflar arasında akdedilen bireysel kredi sözleşmesi ve kredi kartı üyelik sözleşmesinden kaynaklanan banka alacağı sebebiyle emekli maaşı üzerine konulan blokenin kaldırılması ve kesilen paranın iadesi istemine ilişkindir....
(M) KARŞI OY YAZISI Davacı tarafından açılan dava İcra Hukuk Mahkemesi’nin görevine giren haczedilmezlik şikayeti olmayıp haczi caiz olmayan emekli maaşının haczedilmesi ve alacaklı tarafından tahsil edilmesine dayalı sebepsiz zenginleşmeye hükümlerine göre açılmış bir alacak davasıdır. Davacı daha önce haczedilmezlik şikayetinde bulunarak İcra Hukuk Mahkemesi kararıyla emekli maaşı haczini kaldırtmıştır. Bu dava, emekli maaşı haczinin iptalinden önce yapılan tahsilatın geri alınmasını amaçlamaktadır. Bu itibarla mahkeme görevli olup işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı şekilde görev bozması yapılmasını doğru bulmadığımdan saygıdeğer çoğunluğun kararına muhalifim.20.02.2019...
Dairemizin 17.06.2014 günlü 2014/6857 Esas sayılı ‘Kurumdan davacının emekli maaş hesaplamasına ilişkin ayrıntılı evrakların getirtilip ,Kurum işleminin irdelenmesiyle hatanın nereden kaynaklandığını izah edecek denetime elverişli bilirkişi raporu alınması gerektiğini’ belirten bozma ilamına uyan Mahkemece, ... ......
Bu nedenle 506 Sayılı Kanun'un geçici 20. maddesi kapsamında kurulan sandıklarca bağlanan aylıkların 5510 Sayılı Yasa'nın 93/1. maddesi uyarınca haczi mümkün değildir. Ancak 506 Sayılı Kanun'un 128. maddesi gereğince kurulmuş olan sandıklardan alınan maaşların ise İİK.nun 83.maddesi uyarınca 1/4'ten aşağı olmamak üzere kısmen haczi mümkündür. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere ... Tekaüd Sandığından alınan emekli maaşına konulan haczin kaldırılması şikayet konusu yapılabilir. Somut olayda, borçlular takibin kesinleşmesinden sonraki döneme ilişkin olarak borcun ödendiği iddiasında bulunmuş ve buna göre borçlulardan ...'in ... Tekaüt Sandığından aldığı emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasını talep etmiştir. Her dava dava tarihindeki duruma göre incelenip karara bağlanır....
İcra Müdürlüğünün 2001/22702 esas sayılı dosyasında icra takibi yapılmış, bu takipte maaş haczine karar verilmiş ve maaş haczi yazısında haczedilecek maaş tutarı olarak 17.304,71 YTL belirtilmiştir. Davalı kendi talebiyle davacıdan 17.304,71 YTL istemekle muarazayı bu miktar üzerinden çıkartmıştır. Davacı bu miktar üzerinden menfi tespit davası açmakta haklıdır. Davacının kredi kartı üyelik sözleşmesinde imzası bulunmadığı ve bu cihetle sorumluluğu olmadığı mahkemenin de kabulünde olduğuna göre, bu miktar üzerinden davanın kabulü ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.2.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi....
İcra Md. 2015/13568 sayılı dosyası ile ... aleyhine 150.000,00 TL asıl alacak üzerinden takip başlatıldığını, ödeme emrinin bizzat dairede teslim alınıp itiraz süresinden feragat edildiği ve maaş kesintisi için kuruma maaş haczi gönderildiği başka hiçbir işlem yapılmadığı, davalılar arasındaki bu işlemin muvazaalı olup iptali gerektiği belirtilerek ...'ün maaşı üzerine konulan 1. sıra haciz işlemine ilişkin tasarrufun iptali ile müvekkilinin alacağı nedeni ile dava konusu takip ve maaş haczi üzerinde cebri icra yapabilme yetkisi verilmesini talep etmiştir. Davalı ..., diğer davalı ...'dan nakit borç aldığını ve bizzat kullandığını, işlerinin bozulmasından sonra borcunu ödeyemediğinden ...'ın maaşına haciz koydurduğunu, muvazaalı işlem bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. Davalı ..., davalı ...'den alacağı olduğunu, ...'ün işlerinin bozulduğunu, alacağını tahsil amacıyla maaşına haciz koydurduğunu, hileli işlem yapmadıklarını belirterek, davanın reddini savunmuştur....
Sosyal Güvenlik Kurumunca maaş alanın, emekli sandığından maaş aldığının nüfus müdürlüğüne bildirilmediği..." yönündeki denetim görevlerinin yerine getirilmediğinin tespit edilmesi, sanığın maaş çekme işlemleri sırasında müşteki banka ve katılan SGK'nın denetleme imkanını ortadan kaldıracak nitelikte hile sayılabilecek bir eyleminin bulunmaması karşısında, atılı nitelikli dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle verilen beraat hükmünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, sanığa atılı suçun yasal unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, katılan vekilinin atılı suçun sübut bulduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi....


