Mahkemece, dava koşullarından olan aciz halinin gerçekleşmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir. 01.09.2005 tarihli ihtiyati haciz tutanağı ile, 525,00 YTL.lık menkul haczi yapılmış ise de borçluya ait başkaca bir malvarlığının bulunmadığı ibaresi haciz tutanağına yazılmamıştır. 07.07.2006 tarihinde ikince kez yapılan haciz işleminde ise, daha önce haczedilenler dışında haczi kabil başkaca bir mal bulunmadığı saptanarak, durum tutanağa geçirilmiştir. Bu tutanak, İİK.nun 105. maddesi uyarınca geçici aciz belgesi niteliğindedir. Bu haciz işleminden sonra borçlunun bir kısım gayrimenkullerine ve maaşına haciz uygulanmış ise de; haczedilen taşınmazların kıymeti ve maaş tutarı borcu karşılamaktan uzaktır. Bu haliyle yapılan taşınmaz ve maaş hacizleri, geçici aciz belgesi niteliğindeki tutanağı doğrulamaktadır....
İcra Dairesi’nin 2014/4095 Esas sayılı dosyasındaki icra takibinin 09/04/2014 tarihinde başlatıldığı, alacaklı vekilinin ... 1.İcra Dairesi’nin 2014/2839 Esas sayılı icra dosyasında maaş haczi talebi için 15/09/2014 tarihinde talepte bulunduğu ve emniyet müdürlüğünün 25/09/2014 tarihli cevabi yazısı ile sanık hakkında başka icra dosyasından maaş haczi bulunduğunun bildirildiği, emniyet müdürlüğünün cevabi yazısından sonra alacaklı vekilince ... 1.İcra Dairesi’nin 2014/2839 Esas sayılı icra dosyasına 17/11/2014 tarihinde talepte bulunularak işlem yapıldığı ve bu şekilde alacaklı vekilinin söz konusu muvazaalı olduğu iddia edilen ... 1....
ün 22.02.2012 tarihinde yapılan menkul haczi sırasında icra kefıli olduğu ve örnek 4-5 icra emrinin 08.03.2012 tarihinde şikayetçi icra kefiline tebliğ edildiği, şikayetçi icra kefili hakkındaki takip kesinleşmeden önce 22.02.2012 tarihinde asıl borçlu için yapılan menkul haczi sırasında emekli maaşının 500,00 TL'si üzerine haciz konulmasına muvafakat ettiği, ancak bu muvafakatın, icra kefili şikayetçi yönünden icra takibi kesinleşmeden önce verildiği, dolayısıyla 5838 sayılı Kanunun 32. maddesi ile değişik 5510 sayılı Sosyal Güvenlik Kanunu'nun 93/1. maddesine uygun olmadığı anlaşılmaktadır. O halde Mahkemece, şikayetin kabulü ile emekli maaşı üzerindeki haczin kaldırılmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir. SONUÇ: Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4....
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :İş Mahkemesi Davacı, kendisine bağlanan emekli aylığı ile emsallerine ödenen emekli maaşı arasındaki farklılığının giderilmesine, emsallerinin aldığı maaş üzerinden maaş bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi. K A R A R Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA, 07/11/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi....
nin vergi borçlarının tahsili amacıyla emekli maaş hesabına uygulanan haciz işleminin kaldırılması istemine ilişkindir....
ŞİKAYET Şikayetçi İcra Mahkemesine başvuru dilekçesinde; alacaklı tarafından açılan tasarrufun iptali davasında verilen ihtiyati haciz kararının infazı gereğince şikayetçinin SSK'dan aldığı emekli maaşına haciz konulduğunu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 93. maddesi gereğince emekli maaşının haczedilemeyeceğini ve hacze muvafakat da vermediğini ileri sürerek, emekli maaşına konulan haczin kaldırılması ile şimdiye kadar yapılan maaş kesintilerinin borçluya iadesini talep etmiştir. II. CEVAP Alacaklı cevap dilekçesinde; borçlunun maaş hesabına haciz uygulanmasına yönelik bir taleplerinin bulunmadığını ileri sürerek, şikayetin reddi ile şikayetin mahiyeti ve sebebiyet ilkesi gereğince alacaklının yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasını istemiştir. III....
. - 2020/183 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin SGK emeklisi olduğunu, emekli maaşını Aydın Kuşadası ...Şubesi'nden almakta olduğunu ve aynı bankanın kredi müşterisi olduğunu, bankaya olan kredi borçlarının geri ödenmesinden doğan aksaklıklardan dolayı davalı bankanın müvekkili hesabına gelen emekli maaşının tamamına bloke koyduğunu, uygulamanın haksız ve hukuksuz olduğunu ileri sürerek emekli maaşının bloke edilmesi işleminin iptaline ve ayrıca davalı bankanın dava tarihine kadar emekli maaşına yaptığı bloke sonrası ödenmeyen emekli maaşının tamamının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir....
İcra Müdürlüğü'nün 2009/15704 E sayılı takip dosyası kapsamında yapılan 301 TL kesinti ile aynı dosya kapsamında yapılan 1/4 oranındaki maaş kesintisinin kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, ... icra takip dosyasından konulan haczin kaldırılması konusunda görevli ve yetkili bulunmadığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına, ... İcra Müdürlüğü'nden nafaka alacağı dışında tazminatla ilgili haciz var ise kaldırılmasına karar verilmiş hüküm, alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. İİK'nun 83. maddesi gereğince, kısmen haczi mümkün olan maaş ve ücretten borçlu ve ailesinin geçinmesi için icra müdürünce lüzumlu olarak takdir edilen miktar indirildikten sonra kalan kısmın haczi mümkündür. Ancak, haczedilecek miktar maaş ve ücretin ¼’ünden az olamaz. Bir diğer anlatımla, haczedilecek miktar en az ¼ olup, borçlunun maaş ve ücretinin miktarı ile kendisinin ve ailesinin geçinmesi için gerekli kısım nazara alınarak haczedilebilecek miktarın belirlenmesi gerekir....
de çalışması nedeniyle, alacaklının talebi üzerine icra müdürlüğünce, şikayetçi işverene, borç bitinceye kadar borçlunun almakta olduğu ücret, prim, nema ve ikramiyelerinin 1/4'ünün, teminatlarının tamamının haczi için 12.11.2015 tarihli maaş haciz müzekkeresinin gönderildiği, şikayetçi şirketin, haciz müzekkeresine ilişkin tebligatın Tebligat Kanununun 21. maddesine aykırı tebliğ edildiğini ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olan 25.01.2016 olarak düzeltilmesi istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece, davacının takip dosyasında taraf sıfatı bulunmadığından hakkında çıkarılan tebligat nedeniyle takibe itirazının gereksiz ve geçersiz olduğu gerekçesiyle reddine karar verildiği görülmüştür. Borçlunun maaş ve ücretinin haczi İİK'nun 355 ve devam eden madde hükümlerine göre yapılır. İİK'nun 355. maddesine göre, icra müdürü, borçlunun çalıştığı işyerine maaş ve ücretinin haczedildiğine dair bir haciz yazısı yazar....
Şubesi'ndeki emekli maaş hesabı üzerine davalı tarafından tedbir konulduğunu, oysa emekli maaşı üzerine 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi uyarınca tedbir konulamayacağını ileri sürerek, emekli maaş hesabına konulan tedbirin kaldırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının imzaladığı kredi sözleşmelerinde tanınan yetkiye dayalı olarak hesabı üzerine bloke konulduğunu, yapılan işlemin yasalara uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 93. maddesi uyarınca emekli maaşları üzerine nafaka alacakları dışında haciz konulamayacağı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının emekli maaşı hesabı üzerine bankaca konulan tedbirin kaldırılmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir....


